Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat

        HT MAGAZİN / ECE SARUHAN-ÖZEL RÖPORTAJ

        Müzikteki dehası henüz küçük bir çocukken ortaya çıkan ve konservatuvarda üstün yetenekli çocukların sınıfında okuyan Cihat Aşkın, müzik otoriteleri tarafından günümüzün önde gelen keman virtüözlerinden biri olarak kabul ediliyor. Türkiye 'de başlayan eğitimini İngiltere 'de tamamlayan ve profesör unvanını alan Aşkın, dünyanın dört bir yanında konserler vermekle yetinmeyip, ayrıca CAKA (Cihat Aşkın ve Küçük Arkadaşları) projesi kapsamında, Türkiye 'nin dört bir yanındaki çocukları kemanla buluşturuyor. Her insanda bir yetenek olduğunu belirten Aşkın, "Aileler çocuklarına kendilerindeki yeteneği keşfetme konusunda destek olmalı. Çocuklar kendilerini ifade edecek alanı bulmalı. Sanat bu alanlar arasında en etkililerinden biridir" diyor. Cihat Aşkın'la CAKA projesinin detaylarını ve bu projenin çocukların hayatlarında yarattığı dönüşümü konuştuk...

        ■ CAKA projesi nasıl doğdu?

        Ben 6 sene Londra'da eğitim gördüm. Türkiye'ye döndükten sonra konser vermek için Anadolu'ya gittiğimde insanların kaliteli müziğe açıp olduklarını hissettim. Klasik müzikçilerimiz Anadolu'ya gittiklerinde sadece konser verip geri dönüyor. Aslında bu büyük bir eziyet çünkü insanların ağızlarına bir parmak bal çalınıyor ama onu geliştirici, devam ettirici tohumlar atılmıyor. İdealist bir sanatçı olarak bu tohumları atmak için gittiğim yerlerdeki yetenekli müzik öğretmenleriyle tanıştım ve gönüllü olarak workshop'lar düzenledim. Böylelikle önce öğretmenleri ve genç öğretmen adaylarını, sonra da yetenekli çocukları cesaretlendirdim. Bir network oluştu. Tam 18 şehirde bu çalışmayı yaptım. Daha sonra bunu örgütlemek gerektiğini düşündüm. 2001 yılında Bursa Devlet Konservatuvarı'ndan teklif aldım. Gönüllü olarak 20 keman öğrencisini çalıştırdım. 7-8 ay gibi kısa bir zamanda yüzde 70-80 başarı elde ettiler. Sonra başka yerlerden de teklifler geldi. Şu anda İstanbul, Ankara, Bursa, Mersin m ve Siirt'te resmi olarak çalıştığınız 5 merkezimiz var. Senede 2 kez gala konseri yapıyoruz. Yaz ve kış okulları var. Bu projeyle 350-400 kemancı yetişti bugüne kadar. 19 tane de yıldız çocuğumuz var. Bunlardan biri İKSV'nin Genç Yetenek yarışmasını kazandı. Şu anda İngiltere ide okuyor.

        ■ TEGV'nin 'Sahneyi Çocuklara Bırakıyorum' projesiyle Van'a gitmiş biri olarak, çocukların sanatla buluştuklarında nasıl mutlu oldukl arını tahmin edebiliyorum...

        Benim için bütün çocuklar melek. Shakespeare "Bütün dünya bir sahne" der, ben de onları kendilerini ifade edebilmeleri için sahneye atıyorum. Aileler de bu proleye sahip çıkıyor. Yıllarca devletten bir şeyler beklemiş ama ezilmişler. Halk Evleri ve Köy Enstitüleri zamanından beri, hiçbir aydın oralara gidip insanlarla çalışmamış. Oysa asıl kalkınma oral ardaki feodaliteyi yıkmakla gerçekleşecek. Bence sanat ve spor projeleri insanları bir araya getiriyor, o yüzden bu sosyal projeyi, devletten hiç destek istemeden ve almadan Anadolu'ya götürdüm.

        'Bu ülkede eğlendiriciler sanatçı sıfatıyla anılıyor'

        ■ Etraf sanat nedir bilmeden sanatçı ilan edilenlerle doluyken, kendinizi CAKA'ya adamışsınız. Gerçek sanatçı budur!

        Her insanın manevi alanda mesleğiyle ilgili bir şey yapması gerekir. Bu, benim manevi alanımı dolduran başlıca uğraş. Toplumu iyileştirmek için sanat şart! Dediğiniz gibi; ülkemizde sanatın lanse edilişi çok kötü! Layık olmayan kişilere 'sanatçı' deniliyor. Yurtdışında 'artist' ve 'entertai ner' yani 'sanatçı' ve 'eğl endirici' ayrımı var. Bizde olmadığından ve eğlendiriciler de sanatçı olarak anıldığından, pek çok insan sanatın toplumun ahlakını bozan bir şey olduğunu sanıyor. Oysa aksine, sanat insana iyiyi ve doğruyu gösterir.

        ‘Rüyasında Mozart’ı gördüğünü söyleyen öğrencimiz var’

        ■ Keman çalmanın çok zor olduğu söylenir. Zorlanıyor mu çocuklar?

        Keman çalmak gerçekten zordur çocuklar çok hevesli. Bir sporcu 200 reyi koşmak için ne kadar çal ışıyorsa bir kemancı da 15-20 dakika çalmak için o kadar çalışıyor. Çocuklar aillelerinin de desteğiyle adım adım gelişiyor. Berna adında 6 yaşında Ankaralı bir kızımız var, 1 sene önce başladı keman çalmaya. 17 Mart'ta İstanbul 'da ilk konserini verdi. O motivasyonla hemen yeni bir şarkı öğrenmiş. "Rüyamda Mozart'ı gördüm, bana bu notaları öğretti. Ben de çalıyorum" demiş. İşte bu çocuk çok güzel yetiştirildi, içine sanat yerleşti.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ