Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Hülya KÜPÇÜOĞLU- HT GAZETE

        Durak, fotoğraf sanatının Türkiye’de yıllarca üvey evlat olduğunu söylüyor ama önümüzdeki dönemde gelişeceğine inanıyor

        - Bu sergi New York’ta bulunduğunuz yıllarda çektiğiniz fotoğraflardan oluşuyor. Proje nasıl gelişti?

        New York’ta beni en çok çeken her köşe başından gelen müzik sesleri idi. İnsanları etrafına toplayıp, müzik yapanlar, dans edenler benim ilgimi çekti. Türkiye’deyken de bir müzik kulübü işletiyordum. Kendimi, saatlerimi onların önünde geçirirken buldum. Dokümanter fotoğraflar çekmeye başladım ama bir şey eksikti. Bu süre içerisinde bir dergide, sergide gördüğünüz tekniği bir sanatçının manzara fotoğrafında kullandığını gördüm. Çok etkilendim.

        - Nasıl bir teknik?

        Polaroid SX-70 filmle çekilen bir teknik. Polaroid fotoğraf makineleri kâğıda basılı olarak fotoğrafı çıkartır. Polaroid’lerin muhteşem bir kimyası vardır. İki tane plastik folyo düşünün, arasında kimya ve boyalar var. Pozlanınca o kimyalar birbirine giriyor ve ortaya bu fotoğraflar çıkıyor. Karanlık odası o iki katmanın arasında. Bugünkü gelişmelere baktığınızda aslında çok ilkel bir teknik ama çok sanatsal bir yol açıyor. Çünkü belli bir süre içerisinde sana müdahale şansı veriyor.

        - Çok resimsel sonuçlar...

        Bunlar benim sanatım. Kim nasıl görüyorsa... Bu fotoğrafları satın alanların aslında o resimsel tat dolayısıyla satın aldıklarını söyleyebilirim. Alt yapısı fotoğraf olan, birazcık resim tadında miks medya çalışmaları diyebiliriz bunlara.

        -Sanat ortamının içinde çok da fazla isimler görmüyoruz fotoğraf çeken. Yönelimin az olması sizce neden? Türkiye’deki resim sanatının tüketicisi oturmuş durumda. Fotoğraf için maalesef daha oturmuş değil. Bir sanat dalının gelişebilmesi ya da var olabilmesi için alıcısının olması gerekir. Yani bu iş ile ilgilenecek insanların hayatlarını idame ettireceği bir ekonominin yaratılması şarttır. Sanat alıcısı yeni yeni fototoğraf almaya başladı. Türkiye son 10 yılda dışarıdan beslenmeye başladı. Dünyadan galeriler geliyor, Contemporary Istanbul’lar yapılıyor. Artık İstanbul’a gelmek bir ayrıcalık. Dışardan çok büyük bir akım var. Ve gelen işlerin çoğu fotoğraf. New York’ta 2000 tane galeri her ay sergi açar. Ve bunun yüzde 70’i fotoğraf sergisidir. Oysaki Türkiye’de bir dönem fotoğraf sergileri sadece banka lobilerinde ya da belediye fuayelerinde açılan, sanat olarak görülmeyen bir durumdaydı. Son beş yılda çok büyük değişimler oldu önümüzdeki günler daha da artan bir ivme ile fotoğraf çekenleri de, alanları da göreceğiz. En son Contemporary İstanbul’da baktım, fotoğraf neredeyse yarı yarıya yer almaya başlamış durumda. Ben New York’ta ilk defa sergi açtığımda bana ‘Türkler fotoğraf da mı çekiyor?’ diye kinayeli bir soru sormuşlardı. Ama geldiğimiz nokta da benim çevremde birçok fotoğraf sanatçısı hayatını fotoğraf ile idame ettiriyor, yurtdışında galeriler tarafından temsil edilenler var içlerinde. Özetle sorunuzu şöyle bağlamak istiyorum; evet şimdiye kadar fotoğraf üvey evlattı ama çok yakın bir gelecekte asıl evlat olacak ve biz de dünya çapında fotoğrafçılar göreceğiz çevremizde. Durak’ın sergisi 5 Ocak’ta sona eriyor

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ