Haydarpaşa hatırası
Ünlü isimlerin Haydarpaşa anıları...
HT PAZAR / FÜSUN SAKA
İstanbul’da tam 102 yıldır hüzünlü ayrılıkların, heyecanlı buluşmaların mekânı. Ne çok anı biriktirmiş kim bilir? 1960 sonrası pek çok Türk filminin unutulmaz sahneleri de Haydarpaşa’da çekildi. Anadolu’dan gelip, İstanbul’a bu garın merdivenlerinde “Merhaba” derdi o zamanın ünlü oyuncuları. Tarihi Haydarpaşa Tren Garı, tüm görkemiyle İstanbul-Bağdat Demiryolu’nun başlangıç istasyonuydu. Yapımına 1906’da başlanmış, 1908’de hizmete girmişti. İki Alman mimar, Otto Ritter ve Helmuth Cuno tarafından projelendirilen bina, son dönemde tartışmalarla gündeme geldi. Yerine otel veya gökdelen yapılacağına ilişkin kararlar büyük gürültü kopardı. Ortalık biraz durulmuştu ki, 28 Kasım’da binanı çatısında yangın çıktı.
Bu hafta Haydarpaşa’yla anısı olan ünlülerle konuştuk, bu “tarih”i size onların ağzından anlatmak istedik... Tolga Savacı ve Ayşegül Aldinç’le Haydarpaşa Tren Garı’nın o meşhur meyhanesinde buluştuk, bekleme salonlarında ve peronlarda dolaştık. Tarihi Haydarpaşa Meyhanesi’nin işletmecisi Cenk Sozübir ile anılara daldık; Candan Erçetin’in klip çekimi için geldiği garı ve meyhaneyi çok sevdiğini, çekimler bittikten sonra da gelmeye devam ettiğini, Cem Yılmaz’ın yakınlarda burayı ziyaret ettiğini, müdavimlerden Selim İleri’nin ise son bir yıldır pek uğrayamadığını öğrendik...
TOLGA SAVACI - Oyuncu
Çocukluğum ona bakarak geçti
"Kadıköy’de doğup büyüdüm. Vapurla hep buraya geldim, trenlere bindim. Çok zamanımız geçti Haydarpaşa’da. Hep gözümüzün önünde ve bizim olan bir yer. Bir ara dizi çekimleri nedeniyle epey çalıştım burada; öğlen takım elbiseli beyler restoranına gelip içkilerini yudumlayarak yemek yiyorlardı, atmosfer harika görünüyordu. İstanbul’da yaşayıp da buraya gelmeyen yoktur. Son yangın Haydarpaşa’nın satılacağı söylentilerine denk geldi, soru işaretleri oluştu. Burası çok zor bulunabilecek yer, hem denizden hem karadan ulaşılabiliyor. Mülkiyetinin kimseye verilmesi gerekmez ama en iyi şekilde bakımı yapılmalı. Demiryolları, kendi otelini yapabilir."
AYŞEGÜL ALDİNÇ - Şarkıcı
Burası 'Seni yeneceğim İstanbul' noktası
"Evim bir açıdan Haydarpaşa’yı görüyor. Yangının dumanlarını fark edince ve sonra da haberini alınca, beynim yanıyormuş gibi hissettim. Hepimizin ortak hafızasında çok önemli bir yer. Buradan trene binip gitmemiş ya da birini karşılamamış insan yoktur. Burası, İstanbul’a geldiğin nokta çünkü. “Seni yeneceğim İstanbul” noktası. Benim hatırladığım ilk anılar şöyle: Babamın ailesi Adapazarı’nda otururdu. Bayramlarda beni oraya götürürlerdi, o zamanın şartlarında yolculuk bitmeyecek gibi gelirdi. Sonradan mavi tren çıktı ve Ankara-İstanbul arası kısaldı. TRT zamanında spikerlik kurslarına giderken de çok trene bindim. Haydarpaşa, oynadığım ilk dizi filme mekân oldu. Bütün Türk filmlerinde ve sonradan kliplerde kullanıldı. Meşhur gar lokantası, aklımın köşesinde gizli özel yerlerden biri. Mesela şu anda bu mekânda Radyo Alaturka dinleniyor, sanki eski bir Türk filminin oyuncuları gibiyiz. Geçmişe dair, hüzünlendiren ve mutlu eden yerlerin bileşkesi gibi Haydarpaşa. İstanbul’un tarihi dokusunun en önemli figürü, yanması beni gerçekten üzdü. Otel yapımından söz ediliyor, umarım öyle olmaz. Böyle bir mekânı ehil ellere emanet etmek gerekir. Topkapı’da Kaşıkçı Elması nasıl korunuyorsa burası da öyle korunmalı. Kaşıkçı Elması ancak bir filmde çalınabilir, Haydarpaşa da bir filmde yanabilirdi."
LEVENT KAZAK - Senarist, oyuncu
Haydarpaşa’da kurulan masa Ankara’ya uzardı
"Babamla birlikte ilk defa Ankara’ya gidiyoruz. Önce vapura bindik. Denizin üstünde gitmek pek bir fiyakalı. Sonra o şato göründü. Vapur yaklaştıkça büyüdü, kuleleri camları çoğaldı, korktum. İndik, “Haydarpaşa Garı’na girmeden önce bir durulurmuş” dedi babam, durduk. Aklım zaten yetmez, yapı rüyaya bile sığamayacak kadar kocamandı. Babam deseydi ki “İşte budur dünya”, inanırdım. Babam mühendisti, o dönem hayatı şantiyelerden şantiyelere yolculuk ederek geçer, arada beni de yanına alırdı. Her yolculuk koca bir macera, Haydarpaşa ise o maceranın görkemli kapısıydı. Tren saatlerine bakılmazdı, babam önce Gar Lokantası’na girer oturur, onu yolcu edecek arkadaşlarıyla buluşur, birlikte rakılarını yudumlarlardı. Cemal Süreya olurdu mesela masada, babamın “parasız yatılı” arkadaşı, benim de dayımdı. Haydarpaşa’da kurdukları masaları Ankara’ya kadar uzardı. “Önce bu lokantayı dikmişler, sonra da insanlar rahat gidip gelip yemek yiyebilsinler diye bu garı” diye beni kandırırlardı. Halbuki bilmezlerdi bildiğimi; “Tren yolu deniz yüzünden bitiyordu, işte gar aslında bu yüzden yapılmıştı.” Sohbet uzar, en sonunda geç kalan bir treni yakalardık. Tren lokantasında uzamaya devam ederdi o masa. Oyuncak tren, içi oyulmuş şatonun içinden çıkar, uzaklaşırdı. Dönüşlerde gar çıkışında karşılaşılan deniz ve seni bekleyen oyuncak vapur olurdu. Babam öldükten sonra da gara ve lokantasına gitmeye devam ettim. Tek başıma gittiğim nadir yerlerdendir. Çatı yandıktan sonra görmedim. O benim çocukluğuma, gençliğime, yolculuklarıma, aşklarıma, ayrılıklarıma, şiirlerime, şarkılarıma, kavuşmalarıma şahit olmuş bir mekândır. "
CENK SÖZÜBİR - İşletmeci
Bir gelen müdavimi oluyor
"Haydarpaşa Meyhanesi’nin işletmecisi Cenk Sözübir anlatıyor: “Burası 1964’te dedem işletmesini almadan önce de lokantaymış ama çorba ve benzeri yemekler veriyormuş. Dedem içkili restoran haline getirmiş. Şimdi yengemle ben işletiyoruz. Gerçekten çok etkileyici bir mekân, dolayısıyla ünlülerin uğrak yeri. Yolcu olarak ya da çekim için gelenler bir uğruyor, sonra gelmeye devam ediyor. Öğle saatlerinde 10 çeşit sulu yemek yapıyoruz, akşam ise 40 çeşit meze var. Yılbaşından sonra Ege mezeleri mönümüze girecek. Urla meyhanesi olacak; peynir, otlar, karides, ahtapot hep oradan gelecek."
EROL GÜNAYDIN - Oyuncu
İçeri girince ağlayasım geliyor
"Benim için Haydarpaşa çok önemli. Ne zaman bir yolculuğa çıksam sevinçle giderim, ama ne zaman Haydarpaşa’ya girsem ağlamak gelir içimden. Gurbete yolculuğun başlangıcını hatırlatıyor bana. Ankara’ya giderken bile tren kalkınca heyecanlanırım. Restoranına da çok gittim, tas kebabını seviyorum o restoranın."
CEM YILMAZ - Komedyen
Destek vereceğim
"Haydarpaşa’ya hayatımda bir kere gittim, çok güzel yer. Yangından bir hafta önceydi, güzel bir gün geçirmiştim. Yanmasına gerçekten üzüldüm, çok kıymetli insanlar ve ortam var orada. Yakında ziyarete gideceğim, çünkü onlara destek olmak isterim."