Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat

        GAZETE HABERTÜRK / FÜSUN SAKA

        Pınar Du Pre, Viyana’da doğup büyümüş, pazarlama (marketing) eğitimi almış. Ancak, sanata eğilimi olduğu için sanat eğitimi için de birtakım kurslara katılmış. Anlattığına göre; çocukluğunda o kadar çok resim yapıyormuş ki, oyun bile oynamaya zamanı yokmuş. Oynadığı zamanlarda ise kendi yaptığı kâğıt bebekleri başroldeymiş. Altı yaşındayken 500-600 kadar kâğıt bebeği varmış.

        Du Pre, ailesi Türkiye’ye döndükten sonra da bir süre daha Viyana’da yaşamaya devam etmiş. Yaşadığı hayattan da oldukça memnunmuş ancak bir süre sonra, geleceğinin fotoğrafını net olarak görmek onu sıkmış. “Hayatımın geri kalanını nasıl geçireceğimi, atacağım adımların nelere yol açacağını, bilmek beni biraz boğdu. Düşünsenize, 70-80 yaşında Avusturyalılar bugün ne durumdaysa ben de onlar gibi olacaktım. 30-40 yıl sonrasındaki Pınar’ın neler yaşayacağını, nerede duracağını görebiliyordum ve bu bana çok renksiz geliyordu. Daha da önemlisi, aslında Akdenizli bir ruha sahiptim. Yani artık hayatımın geri kalanı ile ilgili karar vermek durumundaydım. Yaşamak istediğim yer, ya Barcelona, ya İstanbul’du. Önce kendi ülkemi tercih ettim tabii ki” diyor.

        DİJİTAL PORTRELER

        Du Pre bu kararının ardından İstanbul’a gelmiş ve önce, ortak olduğu bir ajansta reklamcılık yapmış. Ancak görmüş ki, reklamcılık işi ona göre değil. Başka bir iş yapmalıyım diye düşünmeye başlamış. Gönlünde yatan şey sanatla uğraşmak olduğu için arkadaşlarının ya da kendi üzerinde etki bırakan insanların portrelerini dijital ortamda çalışmaya başlamış.

        Avrupa’daki arkadaşlarıyla gittiği bir Brezilya gezisinden sonra, bir arkadaşı içine yaptığı portre resim şimdiki mesleğinin ilk adımları olmuş. Bu başlangıca ilişkin şunları anlatıyor Pınar Du Pre:

        “Brezilya dönüşü arkadaşıma yaptığım resim diğerlerini de harekete geçirdi. Peş peşe siparişler almaya başladım. Onlara da yaptım ve baktım ki, hem sevdiğim işi yapıyorum hem de para kazanıyorum. Bu çalışmayı başka yapan yoktu. Bundan sonrasında kişiye özel resimler tasarlayarak hayatımı kazanabilirdim.”

        TEMATİK ÇALIŞMALARI

        Yakın bir zamanda gittiği Kamboçya ve Tayland Du Pre’yi oldukça etkilemiş. Orada geceleri yaptığı bisiklet turları sırasında izlediği ortam, ışıklandırma çalışmaları altında yansıyan yapılar, onun yeni çalışmalarının ana temasını oluşturuyor. Du Pre; “Gece çok muhteşem oralar. Mistik bir hava var ve bana ilham verdi. Oraları çalışıyorum. Ve akrilik, varaklı portreler yapıyorum” diyor.

        Bugüne kadar istenen en tuhaf resim neydi?

        Pınar Du Pre bugüne kadar kendisinden istenen en tuhaf çalışmayı ise şöyle anlatıyor: “Çok seksi bir şey istendi. Nu çalışmanın ötesinde bir konsepti vardı. Çalışmayı isteyen müşteri sevgilisini fetiş objelerle gösteren bir portresini yapmamı istedi ve yaptım” diyor.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ