BİR KAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ!
haber,kaynak, etkinlik, konu, yazı vb.
LİSTELE
PAYLAŞ
Haber/makale'yi paylaşmak için aşağıdaki sosyal hesaplardan birini kullabilirsiniz!

Zaman zaman kanun ve bağlama sesi duyduğunuz fakat kendinizi dans etmekten de alamadığınız harika bir grup Monality! İlk dinlediğimde yabancı bir grup sanmış, grubunun üyeleri Erdem’e ve en az bizim kadar Türk olan Allen’a rastladığımda çok şaşırdım. Sahnede yabancı bir adam harika sesiyle şarkı söylüyordu. Sonar’da da bir o kadar iyi performans sergilediler. Allen’ın Galata’daki homestudio’sunda buluştuk. Henüz yayınlanmayan single’ı ‘Bad Time Stories’i de bizim için çaldılar. HT Cumartesi'den Serdar Yazıcı'nın haberi...

Kanun, bağlama gibi birçok Türk enstrümanını elektronik müziğe adapte ettiniz. Etnik-elektroniğin bu karışımı fikri nerden doğdu?
Erdem Tunalı: Her ikimiz de elektronik müzik yapmak istiyorduk. Daha sonra dünyada da büyüyen etnik bir dalga vardı. Hem o dalgayı yakalamak hem de bunu günümüz sound’uyla birleştirmek istedik.

Allen Hulsey: Senelerdir Türk müziğine merakım var. Bilim, matematik ve tınısını seviyorum. Blues, elektronik ve Türk motifleri arasında benzerlikleri ve uyumları arıyorum. Bu camia poptan ve rock’tan daha misafirperver.

Zamanla daha farklı sound’lar duyacağız yani?
A.H.: İleride çok fazla enstrüman ekleyebileceğimizi söyleyebilirim. Müzik her zaman yeni ve farklı bir hissiyat vermeli. Yoksa sıkılırsın.

E.T.: İlk başta modernizm kökleri reddediyordu. 2 tane dünya savaşı gördükten sonra dediler ki “Biz köklere geri dönelim, bir yerde bir yanlışlık var”. Sonra çok enteresan, sanat anlayışı da ilkelleşmeye ve tekrar yöresel folklorik müziklerden beslenmeye başladı.

Sizce teknik donanımlar, mekânlardaki ses-ışık sistemi yeterli mi?
Çağan Tunalı: Türkiye bence ekipman kontrolü ve ekipman bazında Avrupa’nın pek çok ülkesinden daha iyi fakat kullanan tarafta bir sıkıntımız var. Mekânlardaki sıkıntıysa akustiğe bakılmaması.
A.H.: Kullandığımız mikserden tutun, kablolarımızı her şeyimizi kendimiz götürüyoruz. Hiçbir şeyi şansa bırakmıyoruz.

Monality ile neyi hedefliyorsunuz?
A.H.: Öncelikle çok fazla sahnede bulunmayı... Bu yazı da komple doldurduk. Sonbahara doğru yeni bir albüm sürecine gireceğiz.
E.T.: Monality’nin geleceğinde bu coğrafyanın müziğini yurt dışında daha fazla çalmak ve bütün dünyayı dolaşmak var. Grubu dünya markası haline getirmek istiyoruz. Bu süreçte yardıma ihtiyacımız olacak. Türk Hava Yolları’ndan bir uçak bileti bile bize çok şey katar.

Allen, New York’tan İstanbul’a uzanan hikâyeni dinlemek isterim...
A.H.: 5.5 yıl önce buraya geldim. Türkiye’ye bir konser için gelmiştim. 2 haftalık tatilim bayağı uzadı (gülüyor).

Türkçe’yi çok güzel konuşuyorsun ama hiç çekincen olmadı mı?
A.H.: Her zaman oldu. Şu günlerde de oluyor. Çekindiğim şeylerin üstüne gitmeye çalışıyorum.

“Herkes bu tarzları seviyor. Ben de denemek istedim” demiştin ya... “Allen kendini buldu” diyebilir miyiz?
A.H.: Şu bakıma buldu diyebiliriz; ben elektronik müziği 11 yıldır yapmak istiyordum. Sahnede gerçekten keyif alıyorum. Ben de bir yandan keşfediyorum, o bakımdan evet “Kendimi buldum” diyebilirim.

Erdem, senin müzik geçmişini öğrenebilir miyim?
E.T.: İngiltere menşeli bir okulda ses mühendisliği okudum. Daha sonra Hollanda Kraliyet Konservatuvarı’nda elektronik müzik kompozisyonu okudum. Ardından Çağan Tunalı’yla beraber Noiseist adlı müzik prodüksiyon şirketini açtık. Birçok grubum oldu. Farklı tarzlarda müzik besteledim.

ADANA’YA TAKSİMETREYİ AÇIP GİTMEK GİBİ!’
Monality nasıl sahnelerde çalmayı seviyor?
E.T.: Avantajımız şu; hem Sonar Festival gibi büyük sahnede çalabiliyoruz hem de küçük kulüplere adapte olabiliyoruz.
A.H.: Ben daha çok küçük sahneleri tercih ediyorum. Kendimi insanlara daha yakın hissediyorum.

Gezegeni terk etme fikrine nasıl bakıyorsunuz?
A.H.: Uzaya gitmek güzel olabilir. Tek endişem belli sayıda insanla birlikte olmak. Çok kötü bir araba yolculuğu gibi olabilir. Adana’ya taksimetreyi açıp gitmek gibi! Ama arkadakileri beğenmeyebilirsin (gülüyor).

Mars’ta bir konser fena olmazdı sanki?
Ç.T.: Olabilir ama kime çalacağız.
A.H.: Mars’ın yerlisi varsa konsere gideriz.
E.T.: Ben bu dünyaya âşığım. Bütün dünya insanı gidiyorum dese ben gitmem.
A.H.: Grubun ayrılma noktası burada olabilir. Kafamız zaten uzayda

5 MayısMajalis Festival (ODTÜ Mezunları Derneği Vişnelik Tesisi),
9 Mayıs-Flamme (İstanbul),
18 Mayıs-Scorpios (Yunanistan),
28 Temmuz-Gardens of Babylon (Almanya)

YORUM YAP 0
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ
300