Mors alfabesini kim icat etti, kim buldu? Mors alfabesi ne zaman, nerede icat edildi?
Mors alfabesi, kısa ve uzun süreli sinyallerin belirli kombinasyonlarla birleştirilmesi esasına dayanır ve bu sinyaller sırasıyla "nokta" ve "çizgi" şeklinde adlandırılır. Her harf, rakam ya da özel işaret, bu iki temel öğenin farklı sıralamalarıyla temsil edilir. Örneğin "A" harfi bir nokta ve bir çizgiden oluşurken, "B" harfi bir çizgi ve üç noktadan meydana gelir. Bu sistemin mantığı, elektrikli telgraf hatları üzerinden sinyal göndermek üzere geliştirilmiştir. Gönderici kişi, bir telgraf tuşuna kısa veya uzun süreli basarak sinyal oluşturur; bu sinyal tel üzerinden iletilir ve alıcı uçta ses, ışık ya da yazı olarak algılanır.
Nokta kısa bir tıklama veya ışık yanması, çizgi ise uzun süreli olanıdır. Mors alfabesinin çalışma mekanizması basit olmasına karşın oldukça etkilidir. Sistem hem görsel hem işitsel biçimde uygulanabilir. Işık sinyalleriyle, sesli sinyallerle ya da manuel parmak hareketleriyle kullanılabilir. Mors alfabesi tarih boyunca en çok telgraf sistemlerinde, denizcilikte, demiryolu iletişiminde, acil durum sinyallerinde ve askeri haberleşmede kullanılmıştır.
Günümüzde aktif kullanımı azalmış olsa da hâlâ telsizcilikte, bazı amatör radyo yayınlarında, pilot eğitimlerinde ve sinyal vermenin başka yollarının mümkün olmadığı acil durumlarda başvurulan bir yöntemdir. Denizcilikte kullanılan “SOS” sinyali bu alfabenin en bilinen örneklerinden biridir. Peki, mors alfabesini kim icat etti? Mors alfabesinin mucidi kim?
MORS ALFABESİNİ KİM BULDU?
Mors alfabesi, telgraf aracılığıyla bilgi iletme ihtiyacına çözüm üretmek amacıyla geliştirilmiş bir iletişim sistemidir ve bu sistem, 19. yüzyılın ilk yarısında yapılan çalışmaların sonucunda ortaya çıkmıştır. Harf, rakam ve noktalama işaretlerinin kısa ve uzun sinyallerle kodlanması esasına dayanır. Bu sinyaller, kısa süreli “nokta” ve uzun süreli “çizgi” şeklinde düzenlenmiştir. İlk bakışta oldukça sade görünen bu yapı, farklı kombinasyonlarla tüm alfabenin karşılığını oluşturur. Alfabenin geliştirilme süreci, elektrikli telgrafın çalışma sistemine uygun biçimde yürütüldü. Yani bir telgraf hattı üzerinden düşük voltajlı elektrik akımları gönderilerek, alıcı uçta sinyallerin duyulması ya da kaydedilmesi hedeflendi.
Mors alfabesi, bu yöntemin anlaşılabilir ve sistematik biçimde uygulanmasını sağladı. Alfabe ilk geliştirildiğinde, sadece Latin harfleri ve rakamları içeren sınırlı bir karakter dizisinden oluşuyordu. Zaman içinde farklı dillere ve teknik ihtiyaçlara uyum sağlamak amacıyla eklemeler yapıldı. Bu alfabenin oluşturulması, uzak mesafeler arasında hızlı, güvenilir ve pratik bilgi aktarımı sağladığı için dönemin iletişim anlayışında köklü bir dönüşüm yarattı.
Denizcilikten demiryollarına, askeri haberleşmeden gazeteciliğe kadar pek çok alanda kullanılan Mors sistemi, modern haberleşme teknolojilerinin temelini oluşturan ilk sistemlerden biri oldu. Sistem hem kodlama mantığı hem de uygulama kolaylığı açısından, sonraki dijital iletişim protokollerine ilham veren yapılar arasında yer aldı.
MORS ALFABESİ NEREDE İCAT EDİLDİ?
Bu alfabenin doğduğu yer, telgraf teknolojisinin ilk kez sistemli biçimde uygulanmaya başlandığı bölgeydi. O dönemde haberleşme yöntemleri oldukça sınırlıydı ve uzak mesafeler arasında bilgi iletimi günler hatta haftalar sürebiliyordu. Bu soruna çözüm arayan mühendisler ve mucitler, elektrik akımını kullanarak anlık mesaj iletmenin yollarını araştırmaya başladı. Bu çalışmalar sırasında telgraf hatları üzerinden sinyal gönderebilmek amacıyla özel bir kodlama sistemine ihtiyaç duyuldu. Bu ihtiyaçtan hareketle geliştirilen Mors alfabesi, nokta ve çizgi şeklinde iki temel sinyalin farklı kombinasyonlarla kullanılması esasına dayanıyordu.
Alfabenin oluşturulmasıyla birlikte, her harf ve rakam bir sinyal dizisiyle temsil edildi ve bu diziler telgraf aracılığıyla kolayca iletilebildi. İlk denemeler Amerika’da yapıldı ve sistemin başarılı sonuçlar vermesi üzerine hızla kullanılmaya başlandı. Özellikle demiryolları, posta hizmetleri ve askeri iletişimde bu sistem büyük kolaylık sağladı. Mors alfabesinin Amerika’da geliştirilmiş olması, hem teknik altyapının hızla oluşması hem de iletişimde yaşanan ihtiyaçların yoğunluğu ile doğrudan bağlantılıdır.
Kısa sürede Avrupa’ya da yayılan bu iletişim yöntemi, transatlantik telgraf hatlarının döşenmesiyle birlikte kıtalararası mesajlaşmanın da temelini oluşturdu. Mors alfabesinin Amerika’da doğmuş olması, modern iletişim tarihinin bu kıtada atılan adımlarla şekillendiğini de gösterir. Bu sistem, zamanla daha gelişmiş teknolojilere evrilmiş olsa da temel kodlama yaklaşımı pek çok alanda etkisini uzun süre sürdürmüştür.
MORS ALFABESİ NE ZAMAN İCAT EDİLDİ?
Mors alfabesi, 1830’lu yılların sonuna doğru geliştirildi ve bu dönem, telgraf teknolojisinin ilk adımlarının atıldığı yıllarla örtüşür. O dönemde uzak mesafeler arasında hızlı ve güvenilir iletişim kurmak büyük bir ihtiyaç hâline gelmişti. Bu ihtiyaca yanıt arayan mühendisler, elektrik akımını kullanarak bilgi aktarımı yapabilecek sistemler üzerinde çalışmaya başladı. Telgrafın ilk modelleri oluşturulurken, gönderilen elektrik sinyallerinin karşı tarafa hangi mesajı ilettiğini ifade edecek ortak bir dil gereksinimi doğdu.
Bu ihtiyaca cevap olarak 1837 yılı civarında ilk denemeleri yapılan Mors alfabesi, iki temel sinyal öğesi olan nokta ve çizginin farklı kombinasyonlarıyla harf, sayı ve bazı özel karakterlerin temsil edilmesine dayanıyordu. Sistematik biçimde oluşturulan bu alfabe, telgraf hatlarından geçen elektrik akımlarını, kısa ve uzun süreli sinyaller hâlinde tanımlayıp kodlayarak uzak mesafelere mesaj iletilmesini sağladı. İlk başarılı kullanımı 1840'lara doğru gerçekleşti ve ardından telgraf ağlarının yayılmasıyla birlikte alfabe hızla benimsendi. Bu sistem sayesinde daha önce günler süren haberleşme işlemleri, dakikalar içinde gerçekleşebilir hâle geldi.
Mors alfabesinin 1830’ların sonunda ortaya çıkması ve 1840’larda kullanılmaya başlanması, modern iletişimin temellerinin atıldığı kritik bir dönemdir. Telgraf teknolojisinin hayata geçirilmesiyle eşzamanlı biçimde geliştirilen bu alfabe, hem iletişimin hızını artırmış hem de güvenli bilgi aktarımının önünü açmıştır. Bu tarihler, bilgi çağının erken adımlarını simgeleyen dönemler olarak kabul edilir ve Mors alfabesi de bu dönüşümün anahtar unsurlarından biri olmuştur.