Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Murat Cemcir ve Necati Kocabay, HT Magazin'den Mehmet Çalışkan'ın sorularını yanıtladı.

Murat Cemcir...

R. W. Emerson'un 'Nasıl'ı bilenin daima bir işi olur. Niçin'i bilen, daima kendi işinin patronu olur' sözündeki gibi 'Nasıl'ın yanına 'Niçin'i de ekleyerek iki yıl önce TR 40 33 Prodüctions’u kurdu.

Kader birliği ettiği arkadaşları Selçuk Aydemir ile Ahmet Kural’ın da 'Yap, yanındayız' dediği Murat Cemcir, 'Çalgı Çengi İkimiz'den sonra gösterimi devam eden 'Ailecek Şaşkınız'ın yapımcısı da oldu.

Yapımcılığıyla ilgili merak edilenleri şirketinin ofisinde anlattı. Yapımcılık işlerinde birlikte çalıştığı 17 yıllık arkadaşı Necati Kocabay da Cemcir'in yanındaydı.

Madalyonun öteki yüzünde neler oluyor?

Orasının da güzel bir dünyaolduğunu yapımcılık yapmaya başladıktan sonra fark ettim. Necati Akpınar, Mehmet Yiğit Alp, Hayri Arslan ve rahmetli Erdal Tosun gibi çok iyi yapımcılarla çalıştık. Hepsinden de bir şeyler öğrendik.


Neden yapımcı oldunuz?

Oyunculuk, insanın kişiliğini geliştiriyor ama yapımcılık krizleri çözebilme, her şeye hâkim olma refleksi nedeniyle insanı diri tutuyor. Kaderin ipleri zaman zaman başkalarının ellerinde olur. Zamanı gelince o ipleri kendi eline alıyor olman gerekir. Bunu yaptığın zaman olağanüstü bir özgürlük duygusu ortaya çıkar ve her şeyi ruhunla yaparsın.

Bir gelişme üzerine mi yapımcı olmaya karar verdiniz?

Tarihe mal olmuş, her daim hayatımızda kalan filmler vardır. Tarihe bir şeyler kalsın, evladıma da bir şeyler bırakmak istiyorum. Ayrıca bir telif meselesi var.

Gelecek kaygısından dolayı mı yapımcı da oldunuz?

Evet, geleceğe yönelik maddi kaygılar da var. Çocukluğumda anneme 'Oyuncu olmak istiyorum' dediğimde bana 'Boş ver oğlum. O işlerin garantisi yok' derdi. Elbette yapımcılık kendi bünyesinde büyük bir riski barındırır. O riske girmek için de kişide cesaret olması gerekir. İşte o cesareti Selçuk Aydemir ile Ahmet Kural'dan aldım.

71 yıllık tiyatrocu Necdet Mahfi Ayral'ın parasızlık nedeniyle cenazesinin bir süre kaldırılamadığı yönünde bir haber yapmıştım.

Ne kadar üzücü. Erdal Tosun anlatırdı. Rahmetli babası Necdet Tosun, içinde kostümleri olan bavulla setten sete gidermiş. O dönemler oyuncular kostümlerini kendileri alırmış. Neden? Sektör oluşmadığı için. Pamuk tüccarları para kazanmış, sanatçılarsa hep geçim sıkıntısı yaşamış. Bu yüzden benim de bir şeyler yapıyor olmam lazımdı. Önce kendime, dostlarıma, sonra da bütün sektöre bir şey kazandırıyor olmalıyım.


Para yatırdığınız filmler için ne kadar risk alıyorsunuz?

'Bulunduğu kıyılardan ayrılmaya korkanlar okyanusların ötesinde kutsal toprakları keşfedemezler' diye güzel bir söz vardır ya. Bulunduğum kıyıdan ayrılıp kutsal topraklara sahip olabilmek için yapımcı da oldum. Bir de 'Riski olmayan başarı ışıldamayan zafere benzer' diye bir başka güzel söz vardır ya. Zaferin ışıldaması için ne kadar gerekiyorsa o kadar riske giriyorum. Selçuk Aydemir risk alan bir yönetmen, Ahmet Kural risk alan bir oyuncu, Necati ile ben risk olan yapımcılarız. 'Bunu biz yapmazsak, kimse yapmayacak" diyerek anamorfik lens kullandık. O lensi kullanmanın maliyeti tuzlu. 'Ailecek Şaşkınız' sadece hikâyesi, yönetimi ve oyuncularıyla değil görüntü kalitesiyle de tarihe kaldı. Selçuk Aydemir, Steven Spielberg gibi enteresan bir adam. Filmlerimizi 20 yıl sonra da aynı kalitede gösterime girecek formatta çekiyor. 20 yıl sonrasını planlayan bir adamı özgür bırakmak gerek. Kendisine 'Zihninde dilediğin kadar güzel hayaller kur, biz bunlara talibiz' diyoruz.

Para dert değil' diyorsunuz..

Zaten fakir bir ailenin çocuğuyum. Fakir doğdum, fakir büyüdüm. Para, benim için ne kadar dert olabilir ki? Bizim derdimiz kapı açmak. Eskiden bir ayakkabıyı 3 yıl giyerdim. Liseyi iki gömlekle bitirdim. Annem yakayı kesip tersten dikerdi, yine giyerdik. Böyle bir geçmişten gelince tek derdim zevk almak. Çalışkan adamlarız, çalışmayı seviyoruz. Bir de hepimiz memur, işçi ya da esnaf çocuğuyuz. Babalarımızdan da böyle gördüğümüz için sürekli çalışmamız lazım.

‘Hiç zarar etmedik’

Necati Kocabay ile ortak mısınız?

Murat Cemcir: Hayır, kardeşiz.Bizi Coen Kardeşler gibi düşün. Ama bizim yönetmenimiz Selçuk Aydemir.

Sizi işbirliğine yönelten neden neydi?

Necati Kocabay: Benim zaten sinemaya bir yatkınlığım vardı. Aslında elektronik mühendisiyim. Son zamanlarda kendi sektörümde doyuma ulaşmıştım. İstifa ettikten hemen sonra Murat’ı arayıp ‘Ne yapıyoruz?’ dedim.

M.C.: Ben de o dönemler iki işi bir arada nasıl götüreceğimi düşünüyordum. Çünkü Selçuk Aydemir’i, keza Ahmet Kural’ı yönetmek zor iş. İşin bir de finans ve yöneticilik kısımları var. Necati’ye “Film şirketi açıyorum, gel beraber yapalım şu işi” dedim. Necati mühendistir, müzisyendir ve iyi yöneticidir.

N.K.: Daha önce kendi şirketlerim de vardı, bunların bana katkısını yaşadım. Zaten yapım işi de tamamen süreç yönetimiyle alakalı. Finansı dengelemek, kâr etmek, doğru zamanda doğru adımları atmak önemli. Biz yapı olarak çok hızlı hareket edebiliyoruz. Aklımıza gelen her şeyi uygulayabiliyoruz.

Şirketiniz çatısı altında iki film çektiniz. Ne ölçüde başarılı oldunuz?

N.K.:İyi bir ekip olmamız başarıya yansıyor. Hiç zarar etmedik. Çünkü her detayı filmin çekimlerine başlamadan önce bütün ihtimalleriyle değerlendirdik. Dolayısıyla biz filmi kâğıt üzerinde bitiriyoruz. Ondan sonra sadece uygulaması kalıyor.


Murat Cemcir, gösterilen ilgiden dolayı izleyicilerine hediye niteliğinde ‘Ailecek Şaşkınız’ın bilet ücretlerini 6 TL’ye indirdi. 

Oyuncu ve yapımcı olarak Cannes’da

Murat Cemcir, oyuncu kimliğiyle Nuri Bilge Ceylan’ın yönettiği, Doğu Demirkol’un başrolünde olduğu, kendisinin de bir babayı canlandırdığı ‘Ahlat Ağacı’ ile Cannes Film Festivali’ne katılacak. Yapımcı kimliğiyle ise filmlerin yurtdışına satışıyla ilgili önemli bir pazar olan Cannes Film Market’te Necati Kocabay ile birlikte yer alacak.

* Ahlat Ağacı’nın Cannes Film Festivali’ne katılmasyla gurur duydum. ‘Bu filmi iyi ki çekmişim’ dedim. Kariyerimde çok ileri yaşlarımda yapmayı planladığım bir şeydi bir dramada oynamak. ‘Ahlat Ağacı’nı çekince bütün ön zihnim boşaldı ve rahatladım.

* Cannes Film Festivali’nde kırmızı halıda yürüyeceğim. Bir Fransa tatili bavulu hazırlığındayım; siyah smokin, papyon ve mayo:))

* Endüstriyel filmler yaparken bu tecrübe bana sinemanın ne kadar değerli bir sanat olduğunu hatırlattı. Mesleğe ilk başladığım yıllardaki enerjime geri döndüm. Kanım tazelendi ve tabii ki ‘Ahlat Ağacı’nda çalıştığımız Gökhan Tiryaki ile bir komedi filmi çekmemize vesile oldu.

* Singapur, Malezya ve Çin’den insanlar gelip ‘Çalgı Çengi İkimiz’ ile ‘Ailecek Şaşkınız’ı izleyecek. Biz de filmi onlara satacağız. Filmlerimizi alt yazıyla izleyen büyük satın alma şirketleri at gibi gülmüşler. Komedi filmleri de dizileri de bütün dünyaya satılabilir. Ben Adam Sandler’ı izliyorsam bir zahmet onlar da bizi izleyecek. Bu dükkânı onun için açtık.


Murat Cemcir, sanatla finans arasındaki dengeyi nasıl kurduğunu şöyle ifade etti: ‘Finansal olarak bütün kazancımı en başta kendi filmlerim olmak üzere sanata yatırıyorum. Terazi de bu şekilde şaşmamış oluyor.’

(Fotoğraflar: Özlem ÖZÇELİK)