Örümcek ağına düşen İran: İsrail İran'a nasıl sızdı? Bundan sonra ne olacak?
13 Haziran Cuma gecesi, Orta Doğu için kara bir dönüm noktası oldu. İsrail, uzun süredir gündemde olan ama her defasında ertelenen İran saldırısını resmen başlattı. "Vakit doldu mesajını veren Tel Aviv yönetimi, İran'ın nükleer altyapısına ve askeri hedeflerine yönelik onlarca hava saldırısı düzenledi. Ama bu yalnızca görünen kısmıydı. Asıl dikkat çekici olan, saldırıların öncesinde İran içinde yürütülen çok katmanlı istihbarat ve sabotaj operasyonlarıydı.
ABONE OLİsrail'in saldırıları, yalnızca havadan düzenlenen klasik bombardımanlarla sınırlı değildi. İsrail istihbarat servisi MOSSAD, saldırılar başlamadan önce İran’ın içinde çok daha karmaşık bir operasyona imza attı.
İsrail merkezli gazeteci Amit Segal’in aktardığına göre –ki büyük olasılıkla bu bilgi doğrudan kontrollü bir sızdırmaydı– MOSSAD, İran’da aylar öncesinden gizli bir insansız hava aracı (İHA) üssü inşa etmişti.
Bu üs üzerinden harekete geçirilen kamikaze dronlar, Asfakabad bölgesindeki İran’ın stratejik füze kuvvetleri ve hava savunma sistemlerini hedef aldı. Dronlar, özellikle “yeryüzü-yeryüzü” sınıfındaki füze rampalarına saldırarak İran’ın caydırıcılık kapasitesine büyük zarar verdi.
Bu taktik, aslında daha önce Ukrayna üzerinden Rusya’ya uygulanan ABD destekli saldırıların neredeyse birebir tekrarıydı. Tıpkı Ukrayna’da olduğu gibi burada da uzaydan gelen istihbarat desteği, dronların nokta atışıyla hedefi vurmasını sağladı. Yani Ukrayna’daki “test sahası”, İran’da pratiğe döküldü.
Son dönemde ABD, “ucu sistemleri” adı verilen yüksek hassasiyetli yönlendirme teknolojilerini test ediyordu. Ukrayna’da Rus hedeflerine yapılan saldırılarda bu sistemlerin başarısı ölçülmüş, ABD Savunma Bakanlığı istihbarat birimleri, bu verileri doğrudan uzay destekli uydu ağıyla değerlendirmişti.