'Damatsız düğün' ile gündeme oturan Özlem Yet ortadan kayboldu!
İzmit'te 38 yaşında öğretmen damatsız düğün yaptı, biz de sorduk
ABONE OL38 yaşındaki Özlem Yet, eşine az rastlanır bir kır düğününe imza attı. Gelin arabası süslendi, kuaföre gidilip gelin saçı yapıldı, konuklar davet edildi, yenildi, içildi, hatta göbek atılıp takı töreni bile yapıldı. Eksik olan tek şeyse damattı! Kocaeli'nin İzmit İlçesi Sabancı Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi'nde coğrafya öğretmeni olarak görev yapan Özlem Yet hayalindeki gelinliği giydikten sonra, ''Çok mutlu ve heyecanlıyım. Beni yalnız bırakmayan dostlarıma teşekkür ediyorum'' dedi. Damatsız gelin adet olduğu üzere masaları tek tek dolaşıp davetlilere 'hoşgeldiniz' dedi, konuklar da org eşliğinde oynayarak eğlendi. Peki böylesi sadece filmlerde görülen damatsız düğün olur mu?
Selin KARACEHENNEM (İLİŞKİ VE EVLİLİK TERAPİSTİ)
''Buna düğün değil, parti denir''
''Allah Allah, hayret ettim. Hayatımda böyle bir olaya şahit olmadım. Düğün diyemiyorum çünkü bu düğünden ziyade bir parti, eğlence olmuş. Düğün dediğiniz nedir ki, gelinin ve damadın olduğu bir parti. Niçin böyle bir şey yapılmış anlayabilmek mümkün değil. Dikkat çekmek için mi acaba? Belki de aşırı feminist düşüncelerle hareket etmiş olabilir. Zaten bu aşırı feminist düşüncüde bazı konular çizgisini aşıyor. 'Erkek olmasa da olur', 'Babasız çocuk sahibi olma' gibi. Şimdi damatsız düğün. Bunlar normal karşılanabilecek şeyler değil. O hanımefendi damatsız düğün organize etti, onu anladık diyelim, peki o konuklar neden geldi, neden takı töreni yapıldı, işte onu anlayamadım. Böyle bir düğüne imza atacağına benim 'Adab-ı Aşk' adlı kitabımın ilk 100 sayfasını okusaydı, kendisi için daha faydalı bir iş yapmış olurdu. Çünkü kitabın o bölümünde nasıl eş bulunur, onu anlatıyordum."
Yeşim DALGIÇER (OYUNCU):
'Gelinlik damatla anlam kazanır'
"Bir kadının hayatı boyunca unutamayacağı günlerden biri düğünüdür. Gelinlerin ruhlarında düğün günlerinde öylesine güçlü fırtınalar eser ki. Mutlaka erkekler de aynı duygulara sahiptirler. İyi günde kötü günde yanında olabileceğine, hayatı paylaşabileceğine inandığın biriyle hayatını birleştirip geleceğe bir birey kazandıracak olmak mutlaka herkes için özeldir. Damadın olmadığı düğün çocuksuz oyun parkına benzer. Ben gelinlik giymenin keyfini yaşamak için damatsız düğün yapmam. Bir kadın için gelinlik damatla birlikte anlam kazanır. Düğünü oyun haline getirmek bana insanların hayatlarını birleştirmesini hafife almak gibi geliyor."
İnci YEŞİLYURT (AİLE YAŞAMINI KORUMA DERNEĞİ BAŞKANI-EVLİLİK VE İLETİŞİM UZMANI)
"Düğün tek günlük şöhrettir, kaçırmak istememiş''
Kendi kendilerine çalıp eğlenmişler. Bunun adına tabii ki düğün denilemez. Habere konu olan hanımefendi hiç evlilik yaşadı mı bilmiyorum ama toplumuzda kadınların kahraman olduğu, tüm ilginin üstünde olduğu tek gündür düğün günü. Bu nedenle saç, baş yapılır, süslenilir. Çünkü tek günlük şöhrettir. Damatsız düğün yapan Özlem Hanım 38 yaşında geldiği için belki de o şöhretin kaçacağını düşünmüş ve radikal bir düşünce olarak buorganizsayonu hayata geçirmiş olabilir. Bu nedenle de kendi kendilerine eğlence düzenlemişler. Bu yaşananda şu iki konunun da sinyali var. Birincisi toplumuzda şöhret olmaya duyulan aşırı hassasiyet ve istek; ikincisi ise evlenme üzerine yapılan toplum baskısı. Ama nereden bakılırsa bakılsın anormal bir durum.''
Ece VAHAPOĞLU (SUNUCU-YAZAR):
'Zihnimizdeki düşüncedir yaşadığımız hayat'
"Hayal etmek güzeldir. Zaten çoğu zaman düşündüğümüzü yaşarız. Zihnimizdeki düşüncelerdir yaşadığımız hayat. Özlem öğretmen zihninindeki olumlamayı fazla fiziki dünyaya yansıtmış. Ben zihnimdeki olumlamayı bu ölçüde fiziki dünyaya yansıtıp damatsız bir düğün yapmazdım. Diğer bütün unsurlar tam, hatta fazla bile olsa damadın olmadığı düğünün ne anlamı olabilir ki? Sonuçta düğün birbirini seven iki insanın ortak bir hayat yaşamak için aldığı kararın kutlamasıdır."
CANAN GÜLLÜ (TÜRKİYE KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU BAŞKANI)
''Mutluysa yolu bahtı açık olsun''
''Böyle bir düğünü yaparken o hanımın iç duygusu neydi, bilemiyorum. Oraya gelen konuklar da düğünü damatsız olduğunu biliyordu. Belki de dostlarıyla böyle bir birliktelik yaşamak istedi. Bu nedenle o hanımın kendi duygusunu ve içselliğini sorgulamak istemem. Bu organizasyonundan dolayı kendini mutlu ve rahat hissettiyse söylenecek bir şey yok. İnsanların yaşadıklarını ve yaptıklarını sorgulama durumunda hissetmiyorum kendini. Eğer mutluysa yolu bahtı açık olsun.''
UÇAN SÜPÜRGE (DERNEĞİN ORTAK AÇIKLAMASI)
''Niyeti çok önemli''
''Düğünü yapan kadının niyeti önemli. Neden böyle bir düğün yapma ihtiyacı duyduğu sorusunun cevabı önemli olan. Eğer, 38 yaşında hala bekar olduğu için toplum baskısına karşı çıkma amaçlı böyle bir düğün gerçekleştirmişse yapılan bu 'damatsız düğün' organizasyonunu dikkat çekici bir eylem olarak nitelendiririz.''
Berrin SÖNMEZ (Başkent kadın Platformu Başkan Yardımcısı)
''Toplumsal ritüeli özel yaşamak istemiş olabilir''
''İnsanlar ilginçleşiyor, dünya ilginçleşiyor neticede hayata bakış değişiyor. İnsanlar her geçen gün daha da bireyselliğe yöneliyor ve kendi duyguları özelinde hayatı anlamlandırmaya çalışıyor. Bu haberdeki hanım toplumsal bir ritüeli kendi duyguları özelinde yaşamak istemiş olabilir. Oysa insanların birey olarak hayata ve dünyaya karşı çok büyük sorumlulukları var. Bir yetimin başını okşamak, şiddet gören bir insana yardım etmek gibi. İşte insanlar dünyaya karşı sorumluluklarını unuttuğu zaman, toplumsal sorumluluklar ön planda olmuyor ve böyle ilginçlikler yaşanabiliyor.''
Dr. Tanju SÜRMELİ (Psikiyatrist)
''Düğüne gelenlere ne demeli''
''Özlem Hanım'ın yaptığı bireyselleşmenin bir sonucu mu yoksa toplumsal kurallara karşı bir duruş mu, bilemiyorum. Kendisiyle konuşmak lazım. Aslında damatsız bir düğün yapan kişiyle konuşmak, onun hangi duygu ve düşüncelerle bunu hayata geçirdiğini öğrenmek isterim. Ama anlayamadığım şu. Haydi diyelim ki, o kadın damatsız bir düğün yaptı. Peki düğüne gelenlere ne demeli? Orası da ilginç. İlk tespitim normal normların dışına çıkabilen biri bu düğünü organize eden hanımefendi. Belki 'evde kaldın' sözleri duydu, buna tepki olarak böyle bir düğün yaptı, belki de toplumsal baskıya karşı bir duruş sergiledi. Ama nereden bakarsanız bakın çok tuhaf bir durum. İki kadının ya da iki erkeğin evlendiği düğünleri gördük ama damatsız düğünü ilk defa gördük.''