Cehaleti bırakın beyler!
Murat Bardakçı yazdı..
Patrikhane'nin Lozan'da değil bahsi, adı bile yoktur
Başbakan Tayyip Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis’le beraber düzenlediği basın toplantısında sorulan bir soru üzerine Fener Patrikhanesi’nin “ekümenik”, yani “Evrensel Patrikhane” olarak kabul edilip edilmemesi konusunda, Türkiye’nin bir politika değişikliği yapabileceğinin ilk işaretini verdi.
Tayyip Bey böyle dedi ya, hem başbakana, hem de Patrikhane’nin varlığına muhalif olan ama konu hakkında en temel bilgilerden bile habersiz bulunan bazı güzide gazetelerimiz işi hemen Lozan muhabbetine götürdüler. İş, Patrikhane’nin ekümenik olmasının “Lozan Anlaşması’na ters düştüğünü” ve böyle bir gelişmenin “Lozan’ın delinmesi” demek olacağı iddialarına kadar uzandı.
Şimdi açıkça ve kısaca söyleyeyim: Lozan Anlaşması’nda Fener Rum Patrikhanesi konusunda değil bir madde, tek bir kelime bile yoktur. Patrikhane bahsi, anlaşmanın imzalanmasından önce aylar boyu devam eden görüşmelerin ve pazarlıkların tutanaklarında kalmıştır. Yunan tarafı görüşmeler sırasında Patrikhane’nin resmi bir statüye sahip olması için olabildiğince ısrar etmiş ama Türk delegasyonunun başkanı İsmet Paşa taleplere şiddetle karşı çıkmış ve bu müessesenin anlaşma metnine girmemesini sağlamıştır.
İsviçre’deki Ouchy Şatosu’nda 1923’ün 6 Ocak sabahı yapılan oturumda, Yunan heyetinin başkanı Elefteros Venizelos’un “Patrikhane konusunda bir alt komisyon kurulması ve Fener’in statüsünü bu komisyonun tayin etmesi” yolundaki isteğini sadece İsmet Paşa değil, İngiliz delegesi Sir Horace Rumbold da “görüşmeleri boş yere uzatacağı” için gereksiz bulmuş ve Venizelos’un talebi reddedilmiştir. Neticede, Fener Patrikhanesi, Lozan’ın metninde yeralmamıştır. Patrikhane’nin varlığı ve İstanbul’da kalması konusunda taraflar gerçi bir “centilmenlik anlaşması” yapmışlardır ama böyle bir anlaşma resmen ve yazılı olarak da mevcut değildir.
Ekümeniklik ise siyasi değil, tamamen dinî bir meseledir. Dolayısıyla, Hazreti İsa’nın “tanrısal özellikleri” konusundaki anlaşmazlıklar sebebiyle Katolik Roma ile bundan asırlarca önce iplerini kopartmış olan Ortodoks dünyasının İstanbul’un Fener semtindeki Patrikhane’yi “en tepedeki ruhânî merkez” yani “ekümenik” olarak kabul edilip etmemesinin, Türkiye Cumhuriyeti ile hiçbir alâkası yoktur. Bu konuyu tartışmak ve karar vermek bize değil, sadece Ortodoks dünyasına düşer.
“Patrikhane konusunda taviz verilirse Lozan Anlaşması delinmiş olur” gibisinden diplomatik dehâ alâmetleri sergileyenlerden rica ediyorum: Boş yere ahkâm kesmeye bir zahmet ara verin ve okuyun! Alın elinize Lozan’ın metnini, açıp okuyun ve Patrikhane bahsini bulamadığınız taktirde biraz olsun utanın!
muratbardakci@haberturk.com