Financial Times Hamaney suikastının perde arkasını yazdı
İran dini lideri Hamaney, ABD-İsrail operasyonuyla 28 Şubat sabahı öldürüldü. Financial Times, Hamaney suikastının perde arkasına ilişkin yazdığı haberine göre, Tahran'daki tüm trafik kameraları yıllardır hacklenmişti ve istihbarat görevlilerinin "yaşam örüntüsü" yıllar içinde oluşturuldu. Hamaney'in çalışma ofisinin çevresindeki baz istasyonlarının devre dışı bırakıldığı, bunun Hamaney'in koruma ekibinin olası uyarıları almasını engellediği belirtildi
Financial Times, ABD-İsrail'in 28 Şubat sabahı İran'a yönelik saldırılarında öldürülen İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'e yönelik operasyonun perde arkasını yazdı.
"TRAFİK KAMERALARI YILLARDIR HACKLENMİŞTİ"
Konuya aşina iki kişiye göre, Tahran'daki neredeyse tüm trafik kameraları yıllardır hacklenmişti; görüntüler şifrelenerek Tel Aviv ve İsrail'in güneyindeki sunuculara aktarılıyordu. Kameralardan biri özellikle kullanışlı bir açıya sahipti. Kaynaklardan birinin söylediğine göre bu kamera, görevlilerin kişisel araçlarını nerelere park etmeyi tercih ettiklerini belirlemeye imkan tanıyor ve sıkı şekilde korunan yerleşkenin sıradan bir bölümünün işleyişine dair bir pencere açıyordu.
Karmaşık algoritmalar, bu güvenlik görevlilerine ait dosyalara ayrıntılar ekledi. Bu dosyalarda adresleri, görev saatleri, işe giderken kullandıkları güzergahlar ve en önemlisi genellikle kimi koruyup taşıdıkları bilgileri yer alıyordu. Böylece istihbarat görevlilerinin "yaşam örüntüsü" dediği tablo oluşturuluyordu.
"CEP TELEFONLARI DEVRE DIŞI BIRAKILDI"
Bu bilgiler, Hamaney'in suikastına giden yolu hazırlayan ve yıllara yayılan bir istihbarat kampanyasının parçasıydı. Gerçek zamanlı veri sağlayan bu kaynak, yüzlerce farklı istihbarat akışından yalnızca biri, İsrail ve CIA'in 86 yaşındaki Hamaney'in öldürüldüğü sabah tam olarak saat kaçta ofisinde olacağını ve yanında kimlerin bulunacağını belirlemesinin tek yolu değildi.
Ayrıca İsrail'in Pasteur Caddesi yakınındaki yaklaşık bir düzine cep telefonu baz istasyonunun bazı bileşenlerini devre dışı bırakabilmiş olması da tek başına belirleyici değildi. Bu müdahale, arandıklarında telefonların meşgul görünmesine yol açmış ve Hamaney'in koruma ekibinin olası uyarıları almasını engellemişti.
"TAHRAN'I KUDÜS'Ü BİLDİĞİMİZ GİBİ BİLİYORDUK"
İran'a yönelik ABD-İsrail saldırısı başlamadan çok önce, "Tahran'ı Kudüs'ü bildiğimiz gibi biliyorduk" diyen bir mevcut İsrailli istihbarat yetkilisi, "Bir yeri büyüdüğünüz sokağı bilir gibi bildiğinizde, yerinden oynayan tek bir şeyi bile fark edersiniz" ifadelerini kullandı.
Konuya aşina bir kişiye göre İsrail, milyarlarca veri noktasını analiz ederek karar alma merkezlerindeki beklenmedik ağırlık noktalarını ortaya çıkarmak ve izlenecek ya da öldürülecek yeni hedefleri belirlemek için "sosyal ağ analizi" olarak bilinen matematiksel bir yöntem kullandı.
İsrail ordusunda 25 yıl görev yapmış Itai Shapira, "İsrail istihbarat kültüründe hedefleme istihbaratı en temel taktik meseledir, stratejiyi mümkün kılmak üzere tasarlanmıştır." dedi.
Hamaney operasyonun tüm ayrıntıları henüz bilinmiyor. Ancak Financial Times'a konuşan kaynaklara göre, Hamaney'in öldürülmesi yalnızca teknolojik bir başarı değil, siyasi bir karardı.
CIA ve İsrail, Hamaney'in Cumartesi sabahı Pasteur Caddesi yakınındaki ofisinde bir toplantı yapacağını belirlediğinde, çok sayıda üst düzey İranlı ismi hedef alacağını biliyordu.
Hamaney, müttefiki Hizbullah lideri Hasan Nasrallah'ın aksine gizlenerek yaşamıyordu. Nasrallah yıllarca yeraltı sığınaklarında yaşamış, Eylül 2024'te İsrail savaş uçaklarının Beyrut'taki saklandığı yere 80'e kadar bomba bırakıp onu öldürmesine kadar birçok suikast girişiminden kurtulmuştu.
"SIĞINAKTA OLSA İSRAİL ONA ULAŞAMAZDI"
Hamaney ise kamuoyunda öldürülme ihtimali üzerine düşünmüş, hatta bazı İran uzmanlarına göre şehit olmayı bekliyordu.
Ancak savaş zamanında bazı önlemler aldı. FT'ye konuşan kişilerden biri, "Sığınakta olmaması alışılmadık bir durumdu, iki sığınağı vardı ve eğer orada olsaydı, İsrail sahip olduğu bombalarla ona ulaşamazdı" dedi.