İlkay Gündoğan'dan olay itiraf! "En büyük hatam..."
Galatasaray'ın sezon başında kadrosuna kattığı İlkay Gündoğan, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Deneyimli yıldız kariyerinin bilinmeyenlerinden en büyük hatalarına kadar birçok konuda dikkat çeken yanıtlar verdi.
Galatasaray'da kariyerini sürdüren İlkay Gündoğan, Alman basınından Frankfurter Allgemeine'ye çarpıcı açıklamalarda bulundu.
-Bir futbolcu olarak sizin için en büyük mutluluk nedir?
Hobimi mesleğim haline getirmiş olmanın büyük ayrıcalığı. Üstelik çok yüksek bir seviyede.
-Bir futbolcu olarak sizin için en büyük mutluluk nedir?
Hobimi mesleğim haline getirmiş olmanın büyük ayrıcalığı. Üstelik çok yüksek bir seviyede.
-Peki bir futbolcu olarak sizin için en büyük mutsuzluk nedir?
Tüm bu işin giderek artan acımasızlığı. Sıfırdan kahramana ve tersi, her yıl daha da aşırı hale geliyor. Bu da zihinsel zorlukları arttırıyor, özellikle genç oyuncular ve çevreleri için.
-İyi bir oyuncuyu nasıl tanırsınız?
Top ona ulaşmadan önce, ilk teması ve sahadaki yöneliminden. İyi bir oyuncu sadece topu oynamaz, zaman ve sahayı da oynar.
-Karşılaştığınız en iyi oyuncu kim?
Lionel Messi. O, her türlü taktik mantığının ötesindedir. Onu 80 dakika boyuna kontrol edebilirsiniz ama kalan 10 dakikada tüm taktik yapıyı yok eder. Ayrıca, böyle bir futbolcunun önümüzdeki on yıllarda bir daha ortaya çıkmayacağını düşünüyorum.
-Kariyerinizde en önemli antrenör kimdir?
Michael Oenning! Beni Bochum'dan Nürnberg'e getirdi ve profesyonel olmanın yolunu açtı. Diğerleri beni ulusal seviyden uluslararası seviyeye taşıdı ama önemli adım profesyonel olmaktı. Bu yüzden Michael Oenning.
-Kime hayranlık duyuyorsunuz?
Büyük başarılara rağmen alçakgönüllülüğüü ve ahlaki dürüstlüğünü koruyan insanlara.
-Neyi takdir edersiniz?
Tutarlılığı. Bir kez parlamak kolaydır. On yıl boyunca dünya klasmanında kalmak ise psikolojik ve fiziksel olarak bir zorluktur.
-Bir maçta en çok neyden korkarsınız?
Kontrolü kaybetmekten. Sonuçtan değil, kolektif düzenin bozulduğu ve maçın tam bir kaosa dönüştüğü andan korkarım.
-Hangi futbol kurallarını değiştirirdiniz?
Net oyun süresini getirirdim. Bu, zaman kazanma taktiğinin temelini ortadan kaldırır ve sportif rekabetin bütünlüğünü desteklerdi. Ancak bu, toplamda daha az maç olması durumunda olurdu aksi takdirde yük daha da artardı.
-En sevdiğiniz oyuncu kimdir?
Xavi ve Iniesta. Barcelona'nın en iyi dönemindeki maçlarını çok severdim her zaman ikisinden de mümkün olduğunca çok şey öğrenmeye çalışırdım.
-En sevdiğiniz teknik direktör kim?
Net bir vizyonu olan ve bunu aktarabilen her teknik direktöre büyük saygı duyuyorum. Pep Guardiola bu açıdan benim için her şeyin ölçütüdür. Antrenörlük kariyerime onun yanında başlamak benim için bir rüya olurdu ama kim bilir, o zamana kadar Pep hala aktif bir teknik direktör olacak mı?
-Bir takım arkadaşında en çok hangi özellikleri takdir edersiniz?
Oyun zekası, bencillik olmaması ve zor durumlarda sorumluluk almaya hazır olması.
-Bir arkadaşında en çok hangi özellikleri takdir edersiniz?
Dürüstlük, sadakat ve futbolcu statümden bağımsız olarak bana eleştirel şeyler de söyleyebilme yeteneği.
-En büyük hatanız nedir?
Profesyonel kariyerimin ilk yıllarında çok fazla sakatlık geçirdim ve aşırı şanssız biri olarak görülüyordum. Bugün itiraf etmeliyim, her şeyin yüzde 100 şanssızlık olduğunu söyleyemem. Optimize edilmiş maç hazırlığı, beslenme ve uyku düzeni ile bazı şeyleri etkileyebilirsiniz.
-Profesyonel futbolcu olarak yaşamakla ilgili en büyük yanılgı nedir?
Birçok kişi, başarı ve paranın bir koruma kalkanı gibi işlev gördüğünü, "Başarılı" olduğunuzda artık endişenizin kalmayacağını düşünür. Ancak en büyük yanılgı, profesyonel olarak şüpheleri olan bir insan olmayı bıraktığınızı düşünmektir. Gerçekte, genellikle sadece maç gününde çalışması gereken bir makine olarak algılanırsınız. Her zaman insanlarla çevrili olsanız da, dışarıdan gelen beklentiler çok büyük olduğu için genellikle kendinizi izole hissedersiniz. Aslında bu baskıdan asla kurtulamazsınız; nerede olursanız olun, her zaman arka planda sizi etkiler. Kendi kişiliğinizin özünü korumayı öğrenmeniz gerekir, böylece sadece performansınızla tanımlanmazsınız.
-Messi mi, Ronaldo mu?
Messi.
-Guardiola mı, Klopp mu?
Kariyerim boyunca röportajlarda bana bu soru muhtemelen "Nasılsın?" sorusundan daha sık soruldu. İkisi de kesinlikle dünya çapında, dünya klasmanında ama Manchester City'de geçirdiğim uzun süre boyunca Pep ile çok yoğun bir şekilde çalıştım ve kendimi onunla özdeşleştirdiğim için Pep'i seçiyorum. Ancak Klopp'un Almanya ve İngiltere'de başardıkları yine de 11/10'du. Daha iyisi olamaz.
-Modern futbolda en çok neyi seviyorsunuz?
Son derece yüksek taktik seviyesi ve hızı.
-Modern futbolda en çok neyi sevmiyorsunuz?
Giderek artan maç ve müsabaka sayısı nedeniyle artan aşırı doygunluk, bu da uzun vadede oyunun kalitesini ve oyuncularını sağlığını tehlikeye atıyor. Bu açıdan, 18 yaşında olmadığım için oldukça mutluyum. Kariyerim boyunca 15-20 yıl boyunca her sezon 60-70 maç oynamayı hayal bile edemiyorum.
-Boş günlerinizde en sevdiğiniz şey nedir?
Ailemle uzun, sakin bir sabah, iyi bir kahve ve futbolla hiçbir ilgisi olmayan bir sohbet.