Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Sultan UÇAR / AHT


YARGITAY'ın onama kararının ardından kesinleşen Balyoz Davası'nda, önceki gün Anayasa Mahkemesi (AYM),'adil yargılama' hükmünün ihlal edildiğine karar verdi. İstanbul 4. Anadolu Mahkemesi de AYM'nin kararı doğrultusunda tüm sanıklar için tahliye ve yeniden yargılama kararı verdi. Yargıtay'ın daha önce müebbet de dahil çok sayıda cezayı onaması ve AYM'nin de adil yargılama yapılmadığı yönündeki kararı üzerine yeni bir tartışma başladı. AYM kararıyla adil yargılama yapılmadığının saptanarak, yargılamada başa dönülmesi üzerine Yargıtay'ın etkinliğini yitirdiği, AYM'nin adaleti sağlayan bir kurum haline geldiği algısını hukukçular değerlendirdi.

'Türkiye'de yüksek mahkeme kavramı yanlış anlaşılıyor'
Yargıtay eski Başkanı Sami SELÇUK:
ANAYASA Mahkemesi ile Yargıtay'ın alanları birbirinden farklıdır. AYM'nin kararı hak ihlalleriyle ilgilidir. Bu da Yargıtay'ın kararını dolaylı olarak etkileyebilir. Ancak yine de AYM'nin kararını görmeden kesin bir şey söylemek veya etkilemez demek mümkün değildir. AYM, Yargıtay'ın önüne mi geçti gibi bir algı ancak hukuk bilgisi olmayanlarda oluşabilir. Türkiye'de yüksek mahkeme kavramını yanlış anlıyorlar. Teknik anlamda Türkiye'de yüksek mahkeme yoktur. Bu, Anglosakson sisteminde vardır. Yüksek mahkemenin bu sistemde anlamı şudur; Anayasa, adli ve idari yargı yapar. Bizde ise bu 3'ünü ayrı ayrı yargı organları yapar. Yani bu durumda Yargıtay ya da Danıştay'a teknik olarak zaten yüksek mahkeme gibi bakılamaz

'Anayasa mahkemesi davanın esası hakkında karar vermiyor'
Türkiye'nin ilk sivil Anayasa'sını hazırlayan komisyonun başkanı ve Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Ergun ÖZBUDUN:
YARGITAY'ın fonksiyonu ayrı, AYM'nin bireysel başvurular nedeniyle yerine getirdikleri ayrıdır. Bireysel başvuruda ancak bir anayasal hakkın ihlali halinde, başvurucu lehinde karar verir. Davanın esası hakkında değildir. Ama bu olayda Anayasa'da yer alan hak arama hürriyetiyle ilgili ihlaller olduğunu tespit etmiş olduğu için, bilinen kararını vermiştir. Bu durumda, kişilerin yeniden yargılanması zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Ama bu yargılamayı da yine yerel mahkemeler ve onun son mercii olan Yargıtay yapacaktır. Dolayısıyla iki fonksiyon arasında bir çelişki yoktur. Esas hakkında kararı verecek olan yine adli yargı mercileridir. Anayasa Mahkemesi bu kararıyla yeniden yargılamayı zorunlu kılıyor. Anayasa Mahkemesi bu kararıyla aslında davanın esası hakkında karar vermiyor.

'Anayasa mahkemesi yargıtay ya da danıştay'ın üst mercii değil'
Galatasaray Üniversitesi Anayasa Hukuku öğretim üyesi Prof. Dr. Necmi YÜZBAŞIOĞLU:
BİREYSEL başvuru hakkı tanınırken Yargıtay ve Danıştay, 'Anayasa Mahkemesi bizim üst mahkememiz oluyor' diye itiraz etmişti. Öyle anlaşılıyor ki; bu karardan sonra bu tür itirazlar güncellenmiş oluyor. Bireysel başvuru birçok Avrupa ülkesinde var. Yüksek yargı, mahkemelerinin kararlarına karşı, 'bu karar hak ihlaline neden olmuştur' gibi gerekçelerle AYM'ye başvuruluyor. Danıştay, idari veya adli mahkemeler davayı esası bakımından, suç unsurlarının oluşup oluşmadığı, eylemin olup olmadığı veya yargılama usullerine uyulmuş mu gibi yönlerden inceler. Mutlaka bu mahkemelerce de temel hak ve özgürlüklerin ihlal edilmemesine çalışılır. Ama bunun uzman yeri de AYM'lerdir. AYM, Yargıtay ya da Danıştay'ın üst mercii değildir. Bu davada daha önce de itiraz konusu olan dijital veri dinlemelerine ve delillere ilişkin itirazlar oldu. Gönül isterdi ki; Yargıtay da bunları görsün.

'Yargıtay kararını ortadan kaldırmaz'
Ankrara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Özel Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hasan İŞGÜZAR:
ANAYASA Mahkemesi Yargıtay'ın üzerinde bir temyiz mercii değildir. Anayasa Mahkemesi ancak bireysel başvuru sonucunda hak ihlali tespitinde bulunabilir. İhlal kararı sonucu şartları oluşursa sanıklar yargılamayı yapan yerel mahkemeden yeniden yargılama talebinde bulunabilir. Mahkeme bu talebi kabul ederse, yargılama yenilenir. Balyoz davası Yargıtay aşamasından geçerek kesinleşti. Anayasa Mahkemesi'nin bu kararı Yargıtay'ın kararını ortadan kaldırmaz ancak sanıklar bu karara dayanarak, yargılanmanın yenilenmesini talep edebilir. Yerel mahkeme bu talebi kabul ederse Balyoz davası yargılaması yenilenir.

'Anayasa Mahkemesi kararının üstünlüğü; bireysel başvuru hakkı sayesindedir'
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi İdare Hukukçusu Prof. Dr. Zehreddin ASLAN:
ANAYASA Mahkemesi, Balyoz Davası'yla ilgili verdiği kararla Yargıtay'ın kararın hukuka uygun olmadığını belirtmiştir. Anayasa Mahkemesi kararının bu üstünlüğü, bireysel başvuru hakkının doğal bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkından önce ilgililer, AİHM'ne başvuruyordu.Ulusal mahkemeler, AİHM'in kararına uymak zorundaydı. 2010 Referandumu ile Anayasa Mahkemesi'nde bireysel başvuru hakkı getirildi. Şimdi mahkemeler tıpkı AİHM kararlarında olduğu gibi Anayasa Mahkemesi'nde davalarla ilgili verilen kararlara da uymak zorundalar. AYM'nin kararı bize Yargıtay'ın verdiği esasa ilişkin kararda hukuki hata tespit etmiştir. Anayasa Mahkemesi aslında bu hukuki hatanın tespitiyle, Yargıtay kararının esastan da değişebileceğini ifade etmiştir.

'Yargılamada başa dönüldü ama hukuk devleti açısından yararlı oldu'
Yargıtay 8.Ceza Dairesi Onursal Başkanı Naci ÜNVER:
ANAYASA'da, 'yüksek mahkemeler' başlığı altında yüksek mahkemelerle ilgili bir düzenleme vardır. Hiyerarşik bir statü veya üstünlük söz konusu değildir. Bireysel başvuru yetkisinin muhatabı olan AYM'nin, Yargıtay üzerinde yargısal bir denetim yetkisi de yoktur. Aslında bu mahkemelerin hepsi görev alanları farklı, ayrı ayrı bağımsız mahkemelerdir. AYM'nin verdiği bu karar da bireysel başvuru hakkının incelenmesi yetkisi kapsamında verilmiş bir karardır. Anayasa Mahkemesi'nin Yargıtay'ı denetlemek gibi bir işlevi de yoktur. Yargılamanın, yenilenmesi yine yerel mahkemede yapılacaktır. Yerel mahkemede alınan kararın temyiz mercii de Yargıtay'dır. Sonuçta AYM'nin verdiği karar hukuk devletinin devamlılığı için yararlı olmuştur.

'Bu karar esasa etki eden bir sonuç doğurur'
AK Parti İstanbul Milletvekili, hukukçu Doğan KUBAT:
ANAYASA Mahkemesi Balyoz davasının esasına ilişkin karar vermedi. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi'nin kararı Yargıtay'ın hükmün ortadan kaldırmaz. Ancak dijital verilere ilişkin ihlal tespiti mahkemenin hükmünü dayandırdığı en önemli delillerden olduğu için esasa etki eden bir sonuç doğurur. Bu noktada mahkeme bu delillerin sağlıklı olup olmadığını değerlendirmek için gerekli koşulları oluşturur. Tanıkların dinletilmemesi de mahkeme hükmüne doğrudan etki edebileceği için yargılanmanın yenilenmesi gerekir. Anayasa Mahkemesi'nin bu kararı Yargıtay hükmü ortadan kaldırmamakla birlikte yeniden yargılama yolunu açmıştır. Adil yargılanma adına yeniden yargılanmanın kesinlikle yapılması lazım.

BAKMADAN GEÇME