Saati neden sol bileğe takıyoruz? Tarihten günümüze uzanan bir alışkanlığın bilinmeyen hikayesi!
Günlük hayatımızda neredeyse otomatik olarak yaptığımız bir hareket: Saati sol bileğe takmak. Peki bu alışkanlık nereden geliyor? Sadece sağ elini kullananların tercihi mi, yoksa yüzyıllara dayanan bir gelenek mi? Saatin sol bilekte olmasının ardındaki tarihi ve pratik nedenler düşündüğünüzden çok daha derin!
ABONE OLBazılarımız için stil, bazılarımız için işlevsellik. Ancak hepimizin ortak noktası: Saati sol kola takmak. Bu alışkanlığın ardında yalnızca pratiklik değil, tarihe damga vurmuş alışkanlıklar da var. Gelin, bu davranışın ardındaki sırları birlikte keşfedelim!
Saatin sol bileğe takılması sanıldığının aksine yeni bir alışkanlık değil. Bu gelenek, 18. yüzyılda aristokrat sınıfın günlük yaşamına kadar uzanır. O dönemde saatler yalnızca zamanı göstermenin ötesinde, güç, zenginlik ve zarafet sembolüydü.
Aristokratlar genellikle sağ ellerini aktif olarak kullandıkları için, saatlerini sol bileklerine takmayı tercih ederlerdi. Bu sayede hem sağ elleri serbest kalıyor hem de saat, zarar görme riskinden uzak tutuluyordu.
İnsanların büyük çoğunluğu sağ elini kullanır. Bu nedenle sağlak bireylerin saatlerini sol bileğe takması oldukça mantıklıdır. Çünkü sağ el, gün içinde yazı yazmaktan kapı açmaya kadar pek çok işlevde daha aktif kullanılır. Eğer saat sağ bilekte olursa, bu işlemler sırasında saatin zarar görme olasılığı artar ve bilekte rahatsızlık hissi yaratabilir. Sol bileğe takılan saat hem daha konforludur hem de kullanıcıyı kısıtlamaz.