Miyom deyip geçmeyin! Doğurganlık çağında her 3 kadından 1’inde görülen bu iyi huylu tümörler kansere dönüşmese de kişinin yaşam kalitesini ciddi şekilde bozuyor. Bazen belirti veriyor, bazen vermiyor. Tedavileriyse hem cerrahi hem de cerrahi dışı yöntemlerle gerçekleştiriliyor.
Rahim miyomları, rahmin kas tabakasından kaynaklanan, doğurganlık çağındaki her 3 kadından 1’inde görülen, iyi huylu ve sonradan kansere dönüşmeyen tümörler olarak tanımlanıyor. Bu oluşumlar rahim içinde submüköz (rahmin iç yüzeyine yakın), (rahmin dış yüzeyine yakın) intramural (rahmin kas tabakası içerisinde) olarak 3’e ayrılıyor. Miyomlar bazı kadınlarda belirti vermeyip başka nedenlerle yapılan bir ultrason ya da MR incelemesinde tesadüfen bulunuyor. Bazı kadınlarda ise şiddetli şikâyetlere yol açıyor. Prof. Dr. Saim Yılmaz, en sık rastlanan şikâyetlerin âdet kanamasında artma veya uzama, kansızlık, sık idrara çıkma, gaz ve ağrı olduğunu belirtiyor. Miyomlara bağlı şikâyetlerin varlığı ya da büyüdüklerinin saptanması halinde tedavi zorunlu hale geliyor.Miyom tanısı genellikle ultrasonla konulmakla birlikte miyomların sayısı, yerleşimi ve büyüklüğünü göstermede MR ultrasona göre daha başarılı görülüyor. MR, miyomla karışan bazı hastalıkları da daha iyi gösteriyor. Miyom hastalarında tedavi planı yapmadan önce mutlaka kontrastlı (damardan ilaç vererek) bir MR tetkiki gerekiyor.