Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Türkiye, dünyada MR çektirme şampiyonu... Peki, MR'ı bu kadar abartmamızın sebebi nedir? MR'a neden bu kadar çok güveniyoruz? Doktorlar mı MR çekmemizi istiyor yoksa halk olarak bizler mi MR konusunda ısrarcıyız... Merak edilen bu soruların yanıtını Türk Radyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Tamer Kaya, HABERTURK.COM okuyucuları için verdi.

"TÜRKİYE'NİN MR ŞAMPİYONU OLDUĞU GERÇEK"

Bu kadar çok MR çektirmemizin en büyük nedeninin halkın talebi olduğunu düşündüğünü belirten Türk Radyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Tamer Kaya,  "Hastalarımız görüntüleme yöntemlerine gereğinden fazla güveniyorlar ve çoğu zaman sağlık kurumlarına müracaatlarında bu tetkikleri yaptırmak ana hedefleri oluyor. Görüntüleme teknikleri içinde en son üretilen teknolojinin hangisi olduğu sorulduğunda cevap doğal olarak MR oluyor. Ayrıca bilinen bir yan etkisinin olmaması da bir diğer tercih faktörü. Ancak şu unutulmamalıdır ki, kullandığımız her görüntüleme yönteminin ayrı özellikleri ve üstünlükleri var. İlk bulunan görüntüleme olan röntgen tetkikleri bile bugün yaygın olarak kullanılıyor hatta hala en çok kullandığımız yöntem. Bu nedenle son bulunan teknik en iyisidir düşüncesi yanlış.  Bu konuda hastalarımız doktorlarına güvenmeli ve gerekirse radyoloji doktorlarının da önerilerini almalılar.

"MR KONUSUNDA ÇOK İSTEKLİLER"

MR doktorlar tarafından mı yoksa hastalar tarafından mı daha çok talep ediliyor?

Hastalarımızın beklentileri çok yüksek ve bu konuda çok istekli olmaları hekimlerin gereğinden daha fazla MR istemesine neden oluyor.

MR ÇEKTİRMEDE ŞAMPİYONUZ AMA...

Peki sizce MR çektirme konusunda bir abartı söz konusu mu?

Kesinlikle. OECD verilerine göre son beş yılın ortalamasında ülkemizin birinci sırada olduğu görülüyor. Buna karşın hasta başına hekim, hasta başına sağlık personeli gibi istatistiksel verilerde çok aşağı sıralarda yer alıyoruz.

HEKİME GİDERKEN MR ÇEKTİRME ÖNYARGISIYLA GİTMEYİN

Fazla MR çektirmenin sakıncaları nelerdir?

Fazla MR çektirmenin bu gün için bilinen bir yan etkisi bulunmamaktadır. En önemli sorunlardan birisi cihazın, sağlık personelinin ve hekim emeği gibi kaynakların gereksiz olarak işgaline ve gerçekten gereken tetkiklere yeterince zaman ayrılmamasına neden oluyor. Özellikle gereksiz MR tetkiklerinde kontrast madde kullanımı ve anestezi uygulaması gibi durumlar nedeniyle ortaya çıkabilecek riskler artabiliyor.

Çok MR çektirmenin ötesinde gerçekten gerekli olmayan durumlarda tetkikin yapılmasının en önemli sakıncalarından birisi MR'ın çok hassas bir yöntem olması nedeniyle bazı yapıları çok daha detaylı göstermesidir. Başlıca kas iskelet sisteminde olmak üzere MR görüntülerine yansıyan birçok önemsiz bulgu da rapor ediliyor. Bu da gerçekte probleme neden olmayan bir durum için tıbbi ve cerrahi müdaheleye ve gereksiz zaman ve ilaç kaybına neden olabilir.  Bu durumu uluslararası literatürde araştırmalarla gösterilmiş bir durum. Tabii ki çok ve gereksiz tetkik yapılınca daha sık karşılaşılan bir durum oluyor. Bu riskten korunmak için özellikle hastaların gerçek problemlerinin tam olarak ortaya konulması çok önemli. Tetkikten önce hastanın sorununun yeterince dinlenmesi ve iyi bir muayene yapılması bu durumun önüne geçiyor. Bu nedenle hastalarımızın müracaat ettikleri hekimlerin sorularına doğru cevaplar vermeleri, muayenenin önemini tekrar kavramaları ve onlara ayrılan zamanın daha fazla olması için çaba göstermeleri gerekiyor. Hekime giderken MR yaptırmak üzere bir önyargı ile gitmek kesinlikle yanlış bir yaklaşım.

"HER ŞEYİN GÖRÜNTÜLEME VE MR ÜZERİNDEN KURGULANMASIYANILGILARA NEDEN OLABİLİR"

MR konusunda dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

Her ne kadar bilinçli olarak bir riski olmadığını bilseler de hastalarımızın yaklaşık yüzde 5 kadarı kapalı yerde kalma korkusu nedeniyle cihaza giremiyor. Kalp pili olan hastalarımız işlemi yaptıramıyorlar. Vücutlarında metalik stent ya da protez olan birçok olguda işlem yapılabiliyor. Ancak bu hastaların doktorlarının bilgisi dahilinde bu tetkikleri yaptırmaları gerekiyor.
 
Son olarak şunu söylemek isterim. Hastalıkların teşhisinde öncelikle problemin tam olarak ortaya konulması esastır. Bunun için de hastanın doğru ve tam olarak sıkıntısını anlatabilmesi gerekir. Ayrıca tam bir muayene çok önemlidir. Bunun için yeterli zaman ayrılabilmelidir. Görüntüleme yöntemleri ve MR ise bunun tamamlayıcı bir kısmıdır. Her şeyin görüntüleme ve MR üzerinden kurgulanması yanılgılara neden olabilir.