Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay, iletişim yoluyla dolandırıcılığın hedef kitlesinin işçi ve memur emeklileriyle aileleri olduğunu belirterek, "Hayatı boyunca devleti için çalışanlar, hayatı boyunca devletine güvenenler. Bu his kullanılıyor çünkü devletin sizi kandıracağına inanamazsınız. 'Ben gelmişim 70 yaşına, artık devlet beni kandırmaz' diyorum. Hayat boyunca üç kağıt bilmeyenler, üç kağıtla işi olmayanlar, kimseyi dolandırmayanlar dolandırılıyorlar" dedi.

Karatay, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen "İletişim Yolu ile Dolandırıcılık Çalıştayı"nda yaşadığı dolandırıcılık olayına değinirken, karşı tarafın dolandırıcı olmasının mümkün olmadığını, kendisinin 8 saat boyunca hiçbir şey yemeden içmeden dolandırıcılar tarafından oyalandığını anlattı.Suçların caydırıcı olmasının önemine işaret eden Karatay, polis, savcı ve hiçbir resmi kurumun vatandaşlardan para isteyemeyeceğini dile getirdi.

Karatay, "Savcı, bankacı para isteyemez, yazılı tebligat şarttır. Polisten, komiserden gelen hiçbir telefona cevap vermeyeceğiz. Sakın korkma, hipnotize olma. Hakikaten hipnotize olduğumu ben ifade etmiştim. Para konusu olan hiçbir telefona ve telefondan gelen telsiz seslerine inanma. Para konusu olan hiçbir konuya kulak asma" önerilerini sıraladı.İletişim yoluyla dolandırıcılık yapanların hedef kitlesinin "emekli ve yaşlılar" olduğunu belirten Karatay, "Hedef kitle bizleriz, işçi, memur emeklileri ve aileleri, hayatı boyunca devleti için çalışanlar, hayatı boyunca devletine güvenenler. Bu his kullanılıyor çünkü devletin sizi kandıracağına inanamazsınız. 'Ben gelmişim 70 yaşına, artık devlet beni kandırmaz' diyorum. Hayat boyunca üç kağıt bilmeyenler, üç kağıtla işi olmayanlar, kimseyi dolandırmayanlar dolandırılıyorlar" diye konuştu.

Karatay, iki tür dolandırma aracı olduğunu ifade ederek, şunları söyledi: "Bırak o telefonu, bırak o baklavayı. İki türlü organize suç işleniyor, tamamen organize suçtur benim görüşüm. Vücudumuz da dolandırılıyor. Vücudumuz nasıl dolandırılıyor? Olay öyle önemli ki organize çetelerin uzmanlıkları bu. Bir bardak kolada 22 paket toz şeker var. Yemeniz mümkün değil ama bunu allıyorlar, pulluyorlar, içine her şeyi katıyorlar, çocuklara içiriyorlar, dolandırıyorlar. 3 yaşındaki çocuk bile dolandırılıyor. Bunlar hakiki, sağlıklı besin gibi halka sunuluyor, halk dolandırılıyor. Karatay, bir kez dolandırıldı ama halkımız günbegün dolandırılıyor.

"MAĞDURLARIN YÜZDE 21'İ ÜNİVERSİTE MEZUNU YÜZDE 65'i ERKEK"

Verilen bilgiye göre, Türkiye genelinde meydana gelen dolandırıcılık olaylarının yüzde 30'unu iletişim yoluyla dolandırıcılık olayları oluşturdu. Mağdurların yüzde 60'ının 40 yaş ve üzerinde, yüzde 21'inin üniversite mezunu ve yüzde 65'inin erkek olduğu tespit edildi. Şüpheliler, suça konu vatandaşların mal varlıklarının yüzde 60'ını bankacılık işlemleriyle, yüzde 27'sini elden teslim ettirerek ve yüzde 13'ünü belli bir yere bıraktırarak mağdur etti. Şüphelilerin yüzde 75'inin 18-40 yaşında olduğu görüldü.Vatandaşların bilinçlendirilmesi ve suçun önlenmesi için yapılan çalışmalar kapsamında, 2014'te Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından iletişim yoluyla dolandırıcılık konulu uyarı metni, ülkedeki tüm camilerde kurban ve ramazan bayramları ile cuma hutbesinde okutuldu. Geçen yıl 309 bin 689 broşür, 10 bin 300 afiş, 8 bin stiker dağıtılırken, EPDK aracılığıyla elektrik ve doğalgaz faturalarında yer alan uyarı metinleriyle 3 ayrı dönem halinde toplam 34 milyon aboneye bilgilendirme yapıldı.

Her kesimden vatandaşın mağduriyetine neden olan iletişim yoluyla dolandırıcılık olaylarının önüne geçilebilmesi ve toplumdaki farkındalığın artırılması amacıyla düzenlenen ve 28 konuşmacı ile kurum ve kuruluşlardan alanında uzman 308 katılımcı yer alacağı çalıştay, 12-14 Ocak 2016 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirilecek.

AA