Mustafa Öğretmenoğlu vasat altı bir hakem. Hep öyleydi. Yusuf Namoğlu döneminde yeniden piyasaya sürüldü. Bu kadar yeteneği zayıf bir hakemi gazlarsanız olacağı bu.

Nereden başlasam bilemiyorum.

Bir kere ilk 30 dakika sürekli kendini yere bırakan, top taca atıldıktan hemen sonra ayağa kalkan sahtekar futbolcularla dolu berbat, futbola benzemeyen bir şey vardı sahada.. Galatasaray da kötüydü, Kayserispor da..

Yere yatıp kalkmayan, sürekli faul yapan bir takım koşucuların ortada dolaştığı bir şey vardı ama adı futbol olamazdı.
Bu 'berbat' ortama bir katkı da Luyindama'dan geldi ve Henrique topu ağlara gönderdi.
İkinci yarıda Mustafa Öğretmenoğlu'nun yönetememe şovu başladı.

• Bana göre Galatasaray'ın iptal edilen 2 golünde VAR'dan gelen ofsayt kararı şüpheli. Bu VAR ofsaytlarında, futbolcu ve topun ayağından çıkma anını işaretleme durumu enteresan. Grafikere güvenmek durumundayız. İnşallah bu durum yazılıma dönebilir.

• Galatasaray lehine verilen penaltı doğru. Abdennour'a gösterilen sarı kart da dolayısıyla kırmızı kart da doğruydu.

• Bu kadar aksiyon sonrası Henrique, TAMAMEN YANLIŞ bir kararla 2. sarı karttan atıldı.

Oysa o ana kadar 2 gol iptalini ve penaltı ile kart (2. sarıya neden olan) kararlarını VAR'a yıkan Öğretmenoğlu ilk defa kendi bir karar aldı ve tüy dikti.

2. sarı karttan Henrique'yi attıktan sonra hakem dağıldı. Olmayan fauller çaldı. Ömer Bayram'a faul olmayan pozisyonda sarı kart gösterdi. Adem Büyük'ün topa müdahalesine faul çaldı. Topa dokunan Emre Mor'a da sarı kart verdi. 30 saniye sonra Emre Mor'u yalandan attı. Çünkü kovalıyordu. "Galatasaray'dan birini de atayım da rahatlayayım" diyordu, Mor'u kıstırdı. O pozisyondan gelen top da Kayseri'nin golünü getirdi. O golde de mevzu çıktı. Skor berabere olsa faul çalardı. Ama bu şartlarda dağıldığı için golü iptal edemezdi.

Sonra 8 dakika uzatma verdi. O esnada Umut'u da attı. G.Saray'ın galibiyet golü de 8 dakika uzatmanın 30 saniye sonrasında geldi. Yani ne yaptıysa ayağına dolandı. Bir kez daha söylüyorum, Türk futbolunun en büyük sorunu Türk hakemleridir.
Derbilere muhakkak yabancı hakem getirmeliyiz. Bu şart oğlu şart durumu artık kompleksiz bir biçimde kabul etmeliyiz.

☆☆

Gelelim maça. Galatasaray iyi değil. Ama kusura bakmasın Hikmet Karaman hocam puanı elleriyle verdi. Penaltıya kadar pozisyonu olmayan Galatasaray, penaltı ve kırmızı kart sonrası rahat rahat oynadı. Karaman kenardan seyretti. Sol bek Yasir ciddi pozisyon hataları yaptı. Son golde ofsaytı da o bozdu. Kırmızıdan sonra bozulan takıma sıfır müdahale etti. Ben ekrandan "Kayserili oyuncular sinirlendi ve dağıldı. Mensah falan atılabilir" diye düşünürken Karaman seyretti. Allah'ın lütfu ile skor 2-2'ye gelse de Karaman yine uyudu. Oyunu değiştirmeye çabalamadı.

Galatasaray açısından hayati bir 3 puan. Penaltı doğru. Son gol doğru, Babel'in golü sorunsuz. Mor'un kırmızısı yanlış. Ama hakem Henrique'yi atarak tüm dengeleri bozdu. Kendisi de dağıldı.

Adem'in gol atması mühimdir. Ancak G.Saray'ın sorunu golcüdense topu içeri getirememek. Milli aradan sonra asli yorumlarımızı daha sağlıklı yapabiliriz.

1881 -
1938