Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Bu haftaki yazınızda, “Trump’ın ABD Büyükelçiliği’ni Kudüs’e taşıma kararına aklını yitirmemiş tüm siyasi liderler bir tavır alma gereği duydu” demişsiniz. Trump’ın Kudüs kararı neden akıl dışı?

Aklı başında liderlerden kastım, bunun yol açacağı sonuçla ilgili kaygılar taşıyanlar. Trump’ın kendisinin yaptığı işin sonuçlarıyla ilgili çok da büyük bir kaygı taşıdığını açıkçası sanmıyorum. Bir bakıma, yanan ateşin üzerine benzin attı. Aslında bu adımla bambaşka bir bağlam yaratmış olduğunu, o bağlam içinde daha olumlu gelişmeler yaşanabileceğini düşünenler de var. Fakat ben bunun iyi niyetle atılmış bir adım olduğu sonucuna varamıyorum. Trump “İsrail’in başkenti Kudüs’tür, biz bundan Batı Kudüs’ü anlıyoruz. Zaten ileride iki devletli çözüme varıldığında Kudüs’ün uluslararası statüsü diye bir şey olmayacak. Biz Batı Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyoruz. Bunun gereği olarak da büyükelçiliğimizi oraya taşıyoruz’’ demiş olsaydı bir problem olmayacaktı. Çünkü iki devletli çözüm şartları olgunlaşsaydı, Doğu Kudüs de Filistin’in başkenti olacaktı. Ama Trump bunları demedi. Gerçi sağcı İsraillilerin istediği gibi “Bölünmez, tek Kudüs’ü tanıyoruz” da demedi. Bir muğlaklık söz konusu. İlk kez iki devletli çözümden yana çıktı, “Sonunda tarafların anlaşacağı sınırlara biz karışmayız” da dedi. Eğer buna ek olarak “Çözüm gerçekleştiğinde Doğu Kudüs’te de elçilik açacağız” demiş olsaydı iyimser yorumlara katılmak mümkün olabilirdi. Trump’ın damadıyla Suudların veliaht prensi kanka. Bunun da bir parçası olarak, Suud prensi babası yaşındaki Mahmud Abbas’ı çağırıp “Biz senin önüne bir plan koyacağız, sakın bunu imzalamamak gibi bir şeyi aklından geçirme’’ diye bir ultimatom verdi. O planın ne olduğunu henüz bilmiyoruz ama eğer o plan gerçekten Doğu Kudüs’ün Filistin’in başkenti olmayacağı gibi bir planı önümüze koyacaksa, bunu zaten herhangi bir Filistinlinin -bir nebze kendine saygısı varsa- kabul etmesi mümkün değildir. Filistinliler herhangi bir şeyi kaybederlerse dünyanın geride kalanına söyleyecek pek bir şey kalmıyor.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ