Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Kılıçdaroğlu'ndan korona aşısı soruları
0:00 / 0:00
HABERTURK.COM

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu.

CHP lideri, "Birileri gibi cebimizi düşünmüyoruz. Birileri gibi belli çevrelere kaynak aktarmıyoruz. Birileri gibi İstanbul'da kupon arsa varsa bana sormadan satmayın demiyoruz. Bütün arzumuz bu memlekette herkes huzur içinde yaşasın" dedi.

Kanaat önderleriyle yaptıkları toplantı hakkında bilgi veren Kılıçdaroğlu, "Şubat ayında Aksaray'a gittik. Kanaat önderleriyle büyük bir toplantı yaptık. Onlarla bir araya gelmek, dertleşmek hepimizin görevidir. Niğde-Ulukışla-Aksaray demiryolundan şikayet ettiler. Yıllar yılı bir türlü gerçekleşmedi. Kanal İstanbul'la uğraşacağına yapsana bu demiryolunu. Anadolu'ya bir yüzünü çevir bak bakalım. Anadolu'daki rant İstanbul'daki kadar olmadığı için Anadolu'yu gözden çıkarmışlar" ifadelerini kullandı.

"Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nda ek kadroda çalışan personelin ciddi sorunlar var" diyen CHP lideri, "Bunun grup toplantısı boyutlarını aştığını gördüm. Metni vereceğim bunu mutlaka gündeme getirin. Sözleşme imzalanmazsa kapı dışarı olacaklar. Özlük hakları yetersiz. Bunları Meclis araştırmasında dile getirin" dedi.

Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

"71 ilde patates üreticimiz var. Özellikle Niğde ve Nevşehir bu konuda çok önemli iki ilimiz. Ekim-Kasım ayında hasatlar yapıldı, patatesler toplandı. Tüccar tarlada maliyeti 1 lira olan patatesi 60 kuruşa bile almadı. Dolayısıyla bunlar aldılar mallarını depoladılar. Şu anda patates üreticisi 4 aydır ürünlerini depoda tutuyor. 400-500 bin ton civarında sadece Nevşehir ve Kırşehir'de patates üreticisinin beklentisi var. Bu kadar ürünü acaba birisi gelip satın alacak mı diye. Toprak Mahsulleri Ofisi diye bir kurumumuz var. Sözde çiftçinin kara gün dostudur diye yazar. Tarım Kredi Kooperatifi diye bir kooperatif var ve bunların bir yönetimi var, birden fazla yerden maaş alıyorlar. Hadi ondan vazgeçtik, bari şu patates üreticilerinin sorunlarına eğilsinler. Ben eğileceklerini sanmıyorum ama onların talebi üzerine tekrar dile getirdim. Eğer patatesinizi bu hükümet almaz da, onlar depolarda çürürse kesinlikle sandığa gittiğiniz zaman bu konuda gerekli dersi siyasi iktidara vermek zorundasınız."

"EĞİTİMDE İNAT ET"

CHP lideri Kılıçdaroğlu, yüz yüze eğitim konusuna da değinirken, "Çocuğunu okula gönderen hiçbir anne ve baba eğitim sisteminden memnun değil. Eğitim sistemini bir deneme tahtasına dönüştüren, çocukları kobay olarak kullanan iktidara ders verme zamanı gelmiştir. Önümüzdeki seçimlerde çocuklarınız için bu iktidara ders verin. Eğitimden tasarruf olmaz. Eğitim sınıf atlatır. Sanatta, kültürde, bilimde her alanda ileriye gitmiş oluruz. Nasıl anne babalar fedakarlık yapıyorsa iktidarın da yapması gerekir. Kanal İstanbul'da inat edeceğine eğitimde et. Bakanlığın yaptığı açıklamaya göre 107 bin öğretmen açığı var. 20 bin atandı. Emekli olanlarla beraber açık büyüyor. Sayıştay raporuna göre ise 138 bin 393 öğretmen açığı var. 2 milyon 658 bin öğrenci EBA'ya erişemedi. Nasıl sınav yapacaksınız? 6 milyon öğrenci ise EBA'yı etkin kullanamadı. Hiçbir okulda kadrolu tek bir temizlik görevlisi bile yok. Dışarda milyonlar işsiz. Bütün okullara bir tane kadrolu temizlik görevlisi atayın. Bunu dahi yapmıyorlar" dedi.

AŞI TARTIŞMASI

Çin'den alınan koronavirüs aşısına ilişkin iddialarını yineleyen CHP lideri, "Çin'den 1 milyon doz aşı bedava alındı mı? Bedava alınan aşı 12 dolardan 12 milyon dolara fatura edildi mi? Cevap veriyor: 'Bu kesinlikle doğru değil. Biz anlaşmamızı doğrudan Sinovac ile yaptık.' Aracı olan firmanın adını açıkladım. Koca'dan yanıtı şunun için istedim; size aracı yok diyen kişiyi iyi tanıyın. Doğru bilgi vermiyor. Sana doğru bilgiyi bu kardeşin veriyor. Erdoğan sana doğru bilgi vermiyor. Aldatıyor. O anlaşmayı ben sana gönderebilirim. Sayın Bakanın unutmaması gereken bir şey var. Rantın olduğu yerde akbabalar vardır. 1 milyon doz aşı bedava geldi ve Devlet Malzeme Ofisi'ne 12 milyon dolara fatura edildi" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, "Keymen İlaç, Devlet Malzeme Ofisi'ne gerekli teminat veremiyor. Ve bunu da Çin'deki firma teyit ediyor. Sayın Bakanın bunlardan haberi var mı? Devlet Malzeme Ofisi kime bağlı? Hazine ve Maliye Bakanı. Cevap vermesi gereken kim? Hazine ve Maliye Bakanı. Kimin sırtına yüklüyorlar? 1 milyon doz aşı CHP iktidarında gelseydi 1 milyon doz aşıyı Filistin'e gönderirdim" dedi.

"BİR MİLLETVEKİLİNİN DOKUNULMAZLIĞI BİR KİŞİNİN İRADESİNE TERK EDİLEMEZ"

Anayasanın 83. maddesine göre, TBMM'deki siyasi parti gruplarınca yasama dokunulmazlığıyla ilgili görüşme yapılamayacağına ve karar alınamayacağına dikkati çeken Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Niçin; herkes vicdani kanaatine göre karar versin diye, yani grup kararı alınamaz. Her bir milletvekili dosyaya bakar, vicdani kanaatine göre, ona göre oturur, oyunu kullanır. Bu dokunulmazlıklar konusunda milletvekillerine sağlanmış önemli bir güvencedir. Bu güvenceyi de almak istiyorlar. Bir milletvekilinin dokunulmazlığı bir kişinin iradesine terk edilemez. Bir kişi ortaya çıkıp, 'Senin dokunulmazlığını kaldıracağım ve bunun hesabını sana soracağım' diyemez. Dediği andan itibaren milli iradeye ihanet etmiş demektir. Sen bir kişinin dokunulmazlığını kaldırmak istiyorsan dosya geldiğinde bakarsın, incelersin, elini kaldırırsın veya kaldırmazsın. Ama talimatla el kaldırıp, el indiriyorsanız orada milli irade yok demektir. Hakarettir milli iradeye. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytansa, o şeytan asla olmayacağız. Demokrasiden, insan haklarından yanayız. Bir kişinin dokunulmazlığı kaldırıldı ne oldu, bütün partiler oy birliğiyle dokunulmazlığı kaldırdı, kimse itiraz etmedi. Ama dokunulmazlıkları bir siyasi mühendislik aracı olarak, 'ben acaba bir ittifakı nasıl bölerim, nasıl parçalarım' diye yola çıkıp yapıyorsanız, asla doğru değil. Ahlaki de değil."

Bu haberin seslendirmesi Voiser tarafından yapılmıştır.