Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
"Başka yolu yok"
0:00 / 0:00
İHA

Koronavirüs aşısının virüs üzerinde ne kadar etkili olduğuna ilişkin tartışmalar sürerken, Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Serhan Sakarya, virüsün bir toplumdan tamamen temizlenmesi için nüfusun yüzde 75’nin; yani en az 61 milyon kişinin bağışık olması gerektiğine dikkat çekti ve “Bağışıklık iki yolla geliştirilebilir. Kişi ya hastalığı geçirerek bağışık olacaktır ki bu tartışılır. Ya da aşı olmalıdır. Başka bir yolu yok” diye konuştu.

2021 YILI SONUNA KADAR...

Küresel anlamda çok sayıda insanın hayatını kaybetmesine neden olan koronavirüsün yok edilmesindeki en büyük umut, virüse karşı başarılı bir aşı geliştirilmesi olarak görünüyor. Türkiye’nin de dahil olduğu pek çok ülke aşı ile ilgili önemli çalışmalar yaparken, uzmanlar aşının virüsü bertaraf edebilmesi için gerekli olan şartlara dikkat çekiyor.

Pandemiye karşı dünyada bilinen önemli yöntemin koruyucu yöntemler olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sakarya, günümüzde koruyucu yöntemlerin başarılı bir şekilde uygulanmadığını söyleyerek, “Diğer bir yöntem elbette izolasyon önlemlerini çok iyi alabilmektir. Hasta olanların, olmayanlardan ayırt edilmesi gerekiyor. Bir diğer yöntem ise aşıdır. Ben pandemiden 2021 yılı sonuna kadar çıkabilme şansımız olduğunu düşünmüyorum” dedi.

AŞI OLAN YÜZDE 60'LIK KESİM, AŞI OLMAYAN YÜZDE 30'LUK KESİMİN MİKROP YÜKÜNDEN KURTULAMIYOR"

Sürdürülen aşı çalışmalarında başarılı bir aşı çalışması yapılmış olsa da aşı karşıtlarının kritik bir rol üstlendiğini vurgulayan Prof. Dr. Sakarya, “Aşı olmayan kişiler, toplumun yüzde 30’unu oluşturup enfekte olduklarında, aşı olan yüzde 60’lık kesim, aşı olmayan yüzde 30’luk kesimin mikrop yükünden kurtulamıyor. Yani aşı olmuş olsalar bile hasta oluyorlar. Yani aşı, kişiyi korumamaya başlıyor” diye konuştu.

EN AZ YÜZDE 75'İN BAĞIŞIK OLMASI ŞART

Aşının kalıcı koruyucu olabilmesi için toplumun yüzde 75’inin virüse karşı bağışıklığının gelişmesi gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Sakarya, “Bu durumda, toplumun yüzde 75’i bağışıklık geliştirdiği için enfekte olmadığı için geri kalan yüzde 25’i hasta olmayacaktır. Çünkü virüs, 100 kişiden 75’inde barınamıyor ve hastalığı yayabilecek çoğunluğa ulaşamıyor. Bir başka değişle hasta olan kişilerin oranı yüzde 25'lik kitleyi aşıp yüzde 30’lar mertebesine çıktığı an ise aşı yaptıranların da yeniden hasta olma ihtimali artıyor. Yani hastalığın yayılması hızlanıyor. Sonuç olarak pandeminin sona ermesi için toplum nüfusunun yüzde 75’inin bağışıklık geliştirmesi gerekiyor. Peki bağışıklık nasıl kazanılacak? Bir kişi ya hastalığı geçirerek bağışıklık kazanacak ki bu da tartışılır. Ya da aşı olarak bağışıklık kazanacak. Bu da ikinci bir yöntem. Başka da bir yolu yok” dedi.

"COVİD-19 AŞILARI UZUN SÜRE KONUŞULACAK"

Covid-19 aşısı ile ilgili 23 adet faz çalışmalarının sonuna gelindiğini, içinde Türkiye’den 4 grubun da bulunduğu 119 aşı çalışması olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Sakarya, “Bu çalışmalardan 4 tanesi RNA ve 4 tanesi de DNA aşısı olup aşı teknolojisinde ilk kez kullanılan aşılardır. Diğerleri günümüzde kullanılmakta olan ve bilimsel çalışmalar ile kanıtlanmış teknolojiler ile üretilmektedir. Yapılan ilk çalışmalar RNA aşılarına karşı gelişen bağışıklığın daha güçlü olduğunu gösterse de son günlerde yapılan yayınlarda klasik yöntemler ile üretilen aşıların da genom aşılarına yakın bağışıklık sağladığını göstermektedir. Aşıların piyasaya sürülmesi ile birlikte Covid-19 aşıları uzun süre konuşulacağı tartışmasız bir gerçektir” dedi.

24 SAAT GÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri

Bu haberin seslendirmesi Voiser tarafından yapılmıştır.