Çocuklarının dağa kaçırılmasında HDP'yi sorumlu tutan Diyarbakır annelerinin, evlatlarına kavuşma ümidiyle partinin Diyarbakır il binası önünde başlattığı oturma eylemi devam ederken, Yargıtay'ın içtihat haline gelen kararı, bir dosyaya ilişkin yeni kararla tekrar gündeme geldi.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, baktığı bir davada, daha önce verdiği ve içtihat haline gelen kararını uygulayarak, 15 yaşından küçük çocukları terör örgütüne eleman olarak temin etmeyi, "devletin egemenliği altındaki topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya yönelik eylem" kapsamında değerlendirdi.

Dairenin kararında, terör örgütü PKK üyelerinin, 15 yaşından küçük çocukları, örgüt üyesi yapmak amacıyla kırsal alandaki kamplara hukuka aykırı şekilde ve zorla götürülmelerinin, "amaç suçu gerçekleştirmeye elverişli araç suç" oluşturup oluşturmadığı irdelendi.

Kararda, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun çocuk haklarına dair sözleşmesine atıf yapılarak, 18 yaşına kadar herkesin çocuk sayılacağı, hangi biçimde olursa olsun çocukların kaçırılmaları, satılmaları veya fuhşa konu olmalarını önlemek için devletlerin her türlü önlemleri alacağı vurgulandı.

Sözleşmeye göre, 15 yaşından küçük çocukların çatışmalara doğrudan katılmaması için uygun önlemlerin alınacağı aktarılan kararda, sözleşmeyle, özellikle 15 yaşından küçük çocukların çatışmalara doğrudan katılmasının önlenmesi için devletlere pozitif yükümlülük verildiği kaydedildi.

Türk ceza hukukunda yaş küçüklüğünün, ceza sorumluluğunu azaltan nedenler arasında sayıldığına işaret edilen kararda, çocuklarda 12-15 yaş diliminde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama, davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmemişse ceza sorumluluğunun olmayacağı bildirildi.

Türk medeni hukukunda da ergin kılınmak için 15 yaşı bitirmenin kriter alındığı, ceza hukukunda ise rıza açıklamada 15 yaşın esas alındığı ifade edilen kararda, 15 yaşını bitirmeyen kişinin cebir, şiddet, tehdit ya da hile kullanmaksızın hukuka aykırı şekilde hürriyetinin sınırlanması halinde "hürriyeti tahdit" suçunun basit şeklinin oluşacağı anlatıldı.

Kararda, bu suçun amaç suçu gerçekleştirmeye elverişli olup olmadığı yönündeki incelemede, "Kusurluluk yeteneği tam olarak gelişmemiş, medeni hukuk bakımından ergin olarak kabul edilmediğinden fiil ehliyeti bulunmayan çocukların silahlı terör örgütlerinin emrine verilip savaşçı olarak yetiştirilmesi, örgütün amaçları doğrultusunda silahlı çatışmalara sürülerek, kendileri veya başka şahıslar bakımından tehlikeli suç makinesi haline dönüştürülmeleri, amaç suçu işlemeye elverişli suç olarak kabul edilmelidir." tespiti yapıldı.

Böylelikle Yargıtay, 15 yaşından küçük çocukları terör örgütüne eleman olarak temin etmeyi, "devletin egemenliği altındaki topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya yönelik eylem" kapsamında değerlendirerek, bu suçu işleyenlere ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesi gerektiğine hükmetti.