Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması

Bakan Kılıç, gazetecilere yaptığı açıklamada, bugün programlarını yaparken Galatasaray Kulübü'nün olağan mali genel kurulunda alınan kararı öğrendiklerini söyledi.

Yönetim kurulunun daha önce almış olduğu ihraç kararı bulunduğunu dile getiren Kılıç, "Bugün Galatasaray Genel Kurulu'nda yapılan oylamada Türkiye Cumhuriyeti'nden firar etmiş, hakkında terör örgütü üyeliğinden yakalama kararı olan, mal varlığına el konulmuş, aynı zamanda 15 Temmuz gecesi bu ülkeye ihanet eden terör örgütünün başı ile yakın ilişkilerinin aşikar olduğu, bunları saklamayan, gizlemeyen, ifşa eden, açıkça dile getiren kişileri, 15 Temmuz gecesinde bu ülkeye yaşatılan acıların neler olduğunu hepimiz biliyoruz" ifadesini kullandı.

Galatasaray Genel Kurulu'nda bir kısım üyelerin, bu kişilerin ihracıyla ilgili verdiği "hayır" oyunun ne Galatasaray camiası ne Türkiye ne de 15 Temmuz gecesi şehit olanların ailelerine ve gazilere açıklanabileceğini vurgulayan Kılıç, "Galatasaray Yönetim Kurulu ivedi şekilde genel kurulda alınan bu kararı düzeltmelidir. Alınan karar konusunda Galatasaray Yönetim Kurulu ivedi şekilde bir düzeltmeye gitmelidir. Çünkü ülkemize, devletimize ihanet edenlerin ülkemizin köklü kurumları ve kulüplerinde işi yoktur" diye konuştu.

ABDURRAHİM BOYNUKALIN: "BİR GALATASARAYLI OLARAK ŞİDDETLE KINIYORUM"
Gençlik ve Spor Bakanı Yardımcısı Abdurrahim Boynukalın ise Fetullahçı Terör Örgütü/ Paralel Devlet Yapılanması'yla (FETÖ/PDY) olan ilişkileri nedeniyle disipline sevk edilen isimlerden Arif Erdem ve Hakan Şükür'ün Galatasaray Kulübü yıllık olağan mali genel kurul toplantısında ihraç edilmemesini, bir Galatasaraylı olarak şiddetle kınadığını söyledi.

Abdurrahim Boynukalın, sosyal medya hesabı Twitter'dan yaptığı açıklamada, "FETÖ firarisi Hakan Şükür'ün Galatasaray üyeliğinden ihracı oy çokluğuyla reddedildi. Bir Galatasaraylı olarak bu kararı şiddetle kınıyorum. Böyle bir genel kurul, Avrupa Fatihi Galatasarayımıza yakışmıyor. O ihraç gerçekleşene kadar bizim için genel kurul yok hükmündedir" ifadelerini kullandı.

Trabzonspor Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Gökhan Saral da alınan karara tepkisini Twitter'den yaptığı açıklama ile ortaya koydu.

Gökhan Saral, "FETÖ-PDY terör örgütü üyesi vatan hainlerinin özellikle ayrı tutularak Galatasaray'dan atılmaması nasıl bir akıl tutulmasıdır. Bu neyin direnişidir" ifadelerine yer verdi.

HAŞMET BABAOĞLU: "BU SKANDALDAN DERHAL GERİ DÖNÜLMELİ"
Gazeteci Haşmet Babaoğlu da Galatasaray Genel Kurulu'nda alınan kararı "skandal" olarak yorumladı.

Haşmet Babaoğlu, böyle durumlarda ihraç yetkisinin yönetimin elinde olduğunun altını çizerek, "Böyle bir konuyu genel kurula getirmek başlı başına kurnaz bir taktik ya da bir tür iktidarsızlık. Galatasaray Genel Kurulu belki neye alet edildiklerini de anlayamadan çok korkunç bir sonuca yol açtı. Bu karar FETÖ'cülerin bir nevi 'bayram' yapmasına neden oldu. Bu skandaldan derhal geri dönülmeli" dedi.

Babaoğlu, "Siyaset başka spor başka" sözünün de gerçeği yansıtmadığını vurgulayarak, "Bu ne siyaset ne spor, apaçık vatan meselesi. Galatasaray Genel Kurulu, 15 Temmuz'da üzerine bomba yağdırılan, tank sürülen halkın yüzüne nasıl bakacak?" ifadelerini kullandı.

Her şerrin bir hayra vesile olabileceğini de hatırlatan Haşmet Babaoğlu, "Bu kararla, belki fırsat bu fırsat milli Galatasaray taraftarları da kulüp üzerinde elitist bir kesimin tahakkümüne son verme yolunu bulurlar" yorumunda bulundu.

SÖZTUTAN: "FUTBOLCULARININ KEMİKLERİNİ SIZLATTILAR"
Gazeteci Sadık Söztutan da alınan kararın savunulacak hiçbir yanının olmadığını dile getirdi. Sadık Söztutan, Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş'a her zaman eşit mesafede olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Galatasaray 'milletten kopuklukla' suçlanırdı hep. 'Monşer' yaftalı 'Fransız ekolü' ile yetişmiş yöneticiler. Bugün FETÖ'cü hainlere zımnen destek vermiş olan bugünkü yönetim, Kurtuluş Savaşı'nda destan yazan futbolcularının kemiklerini sızlattılar. Milletten ne kadar kopuk olduklarını gösterip, Aziz Yıldırım'a da 'taş gibi' malzeme verdiler. Bu kararın tek iyi tarafı, ahı gitmiş vahı kalmış bu yönetimin ömrünü kısaltmış olmasıdır."