Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

İç savaş, Suriye’nin üniter yapısını derinden sarsmış ve ülkeyi mezhepsel, etnik ve siyasi fay hatlarına bölmüştür. Ancak Türkiye, Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunan yaklaşımıyla bu parçalanmayı engelleme çabalarını sürdürüyor. Türkiye’nin diplomatik girişimleri, özellikle Astana süreci kapsamında, üniter yapıyı koruma çabasının temelini oluşturuyor. Buna karşın, ABD, Rusya ve İran gibi küresel aktörlerin çıkar çatışmaları, üniter bir Suriye’nin yeniden inşa edilmesini zorlaştırıyor.

Fiili Bölünme: Suriye’nin Geleceği 3-4 Ayrı Bölge mi?

Suriye’nin şu anda fiili olarak üç ana bölgeye ayrıldığı görülüyor:

1-Türkiye destekli muhaliflerin kontrolündeki bölgeler,

2- YPG/PKK’nın hakimiyetindeki kuzeydoğu

3- Rejimin kontrol ettiği batı ve orta bölgeler.

Bu fiili durum, uluslararası dengeler nedeniyle resmiyete dökülmese de uzun süre devam edebilir. Ancak Türkiye’nin sahadaki kararlı duruşu ve terör örgütü PKK/YPG’ye karşı elde ettiği başarılar, bu bölünmeyi engelleyebilecek kritik bir denge unsuru olmaya devam ediyor.

Halep ve Muhaliflerin Başarısı: Yeni Dönem Başlangıcı mı?

Muhaliflerin Halep’te hızlı bir şekilde kontrol sağlaması, rejimin askeri zayıflığını ve bölgedeki dengelerin değiştiğini göstermektedir. HTŞ’nin (Heyet Tahrir el-Şam) liderliğinde gerçekleşen operasyonlar, rejimin geri çekilmesine neden olurken, Halep’in büyük ölçüde muhaliflerin eline geçtiği bildiriliyor. Halep’in ele geçirilmesi, Suriye’nin kuzeyinde yeni bir dönemin başlangıcı olabilir. Ancak bu başarı, muhalefetin bölgesel ve uluslararası desteğini artırma yeteneğine bağlıdır.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ