Tarihin karanlık yüzü: Köle ticaretine dair gerçekler
Tarihin asla silinmeyecek karanlık bir yüzü olan köle ticareti, milyonlarca insana acı çektirdi. Köle ticareti sırasında birçok ülke yüksek kârlar elde etti ve zorunlu olmadıkça ticarete son vermedi.
1500'ler ile 1860'lar arasında köle tüccarları, 12.5 milyon kadın, erkek ve çocuğu Afrika kıyılarındaki transatlantik köle gemilerine bindirdi. Bu sayı, köle gemisi gelmeden önce ve yolculuk sırasında ölen kişileri içermiyor.
Köle tüccarlarının çoğu erkek olsa da, aslında yüzlerce kadın da köle ticaretine yatırım yaptı. İngiltere, Fransa ve Hollanda'da, köle ticareti yapan erkekler öldükten sonra kadınlar işi devraldı.
Gemiye bindirilen tutsaklar hemen teslim olmadı ve direndi. Afrika kıyılarında veya yakınındayken isyanlar meydana geldi. Nadiren başarılı olsalar da, bu isyanların daha geniş bir etkisi oldu.
Köle tüccarları, isyancılarla uğraşmak için denizci sayısını artırmak zorunda kaldı bu da maliyetlere olumsuz şekilde yansıdı. Bu durum denize açılan köle gemilerinin azalmasını sağladı.
1700'lerin sonunda birçok ülke köle ticaretinin meşruiyetini sorguladı. 1830'lara gelindiğinde, Avrupa ve Amerika'daki köle ticareti yapan her ülke, ya uluslararası anlaşmalar ya da kendi ulusal yasaları aracılığıyla ticareti yasakladı.
Ancak Brezilya ve İspanya da dahil olmak üzere birçok güç bunu isteksizce ve diplomatik baskı altında yaptı. Yasaklarını ciddi şekilde uygulamaya pek niyetleri yoktu. Köle ticareti, aslında 1800'lerde daha da fazla kâr getirdi ve kaçakçılar, suçlarını görmezden gelmeleri için hükümet yetkililerine büyük rüşvetler ödedi.
Köle ticareti yaşamları, ekonomileri, çevreleri ve kültürleri kökten değiştirdi. Birincisi, elbette, köleleştirilmiş milyonlarca insanı mahvetti. Orta Geçiş sırasında ölen 1 ila 2 milyon kişiye ek olarak, hayatta kalanlar genellikle Amerika'da ömür boyu kölelik ve ağır çalışma ile karşı karşıya kaldı.
Köle ticareti aynı zamanda Amerika ve Avrupa'da siyahilere yönelik baskıyı yüzyıllar boyunca sürdüren ırksal hiyerarşileri de güçlendirdi. Kapitalizm, sanayileşme ve emperyalizmle yakından iç içe olan ticaret, Atlantik'in her iki yakasındaki köleleştiricileri ve toplumları zenginleştirerek bu ekonomik ve politik sistemleri güçlendirdi.
Kaynak: History