Ekranlara mahkum büyüyen nesil: Eski oyunlar nereye kayboldu?
Teknolojinin çocukluk hayal gücünü ele geçirdiği çağımızda, saklambaçtan yakar topa kadar birçok geleneksel oyun sessizce unutuluyor. Oysa bu oyunlar yalnızca eğlence değil, çocuk gelişiminin temel taşlarıydı. İşte, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel çocuk oyunları...
ABONE OLModern çağın çocukları ekran başında büyürken, fiziksel aktivite ve sosyal etkileşim içeren geleneksel oyunlar göz ardı ediliyor. Oysa bir mendil ve birkaç taşla başlayan oyunlar, bir nesli hayata hazırlıyordu.
Teknolojinin ve modern yaşamın gelişmesiyle birlikte, çocukların oyun oynama alışkanlıkları da büyük ölçüde değişti. Eskiden sokaklarda koşup zıplayan, birlikte fiziksel ve sosyal etkileşim kuran çocuklar; bugün evlerinde ekran başında, daha pasif bir şekilde vakit geçirmeyi tercih ediyor. Ancak birçok eğitimci ve çocuk gelişimi uzmanı, geleneksel oyunların çocukların fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişiminde önemli bir rol oynadığı konusunda hemfikir.
Geleneksel çocuk oyunları; halk kültüründe yer edinmiş, çoğunlukla grup halinde oynanan ve içinde hem hareket hem de zekâ barındıran eğlenceli etkinliklerdir. Bu oyunlar, basit malzemelerle veya yalnızca çocukların katılımıyla gerçekleştirilebilir. İşte geçmişte çocukların oynarak büyüdüğü günümüzde ise unutulmaya yüz tutmuş bazı geleneksel oyunlar:
8-10 çocukla oynanır. İki çocuk “kapıcı” olur ve aralarında takma isimler seçer. Ellerini köprü şeklinde tutarak sıradaki çocuklar altlarından geçer. “Aç kapıyı bezirgânbaşı!” diyerek başlayan diyalog sonrası, kapıcılar son geçeni yakalar ve kulağına gizli isimlerden birini seçmesini söylerler. Seçtiği ismin arkasına geçer. Tüm oyuncular seçildikten sonra iki grup birbirini çekerek yarışır. Çizgiyi geçen grup oyunu kaybeder.