Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
Aşırı öz güvenin sonucu 1514 can kaybı
0:00 / 0:00

İngiltere Krallığı, önce savaş gemileri daha sonra ise ticaret gemileriyle 16'ncı yüzyılın sonu ila 18'inci yüzyılın başı arasında dünyanın dört bir yanında İngiliz sömürge imparatorluğu kurdu. Sömürge alanı o kadar genişledi ki denizlerin hâkimi İngiltere Krallığı için 'Üzerinde güneş batmayan imparatorluk' tanımlaması yapıldı.
Titanic, İngiltere Krallığı'nın denizlere olan o hâkimiyetinin simgesi olarak İrlanda'nın başkenti Belfast'ta Harland and Wolff Tersanesi'nde 31 Mart 1909 – 2 Nisan 1912 arasında yapıldı.
Olympic sınıfından olan Titanic, 269 metre uzunluğunda 28 metre enindeydi. Yüksekliğiyse 53 metre.

Döneminin en ihtişamlı gemisi olan Titanic hakkında 'Bu gemi batmaz' şeklinde yapılan yorumlar İngilizlerin denizcilik konusundaki bilgilerinin doğurduğu aşırı öz güvenin eseriydi. Ne var ki o eser, 'batmaz' denilen Titanic'in ilk seferinde Atlas Okyanusu'nun 3.657 metre derinliğine batmasına neden oldu.
Aşırı öz güvenin sonucu; 1.514 can kaybı.  

Aşırı öz güven nedeniyle rotası üzerinde buz dağları olduğu yönündeki uyarılara ne yola çıkmadan önce ne de seyir halindeyken kulak asıldı.
Zihinlerin en derinliklerine kodlanmış 'bu gemi batmaz' düşüncesi, buz dağlarının bir tehlike olabileceği riskinin göz ardı edilmesine neden olmuştu.
Seferi sırasında yakın bölgesinde bulunan gemilerin defalarca yaptığı buz dağı uyarıları hep 'bu gemi batmaz' düşüncesinin altında ezildi. 
Oysa doğa ana, her zaman olduğu gibi o gece yarısı da insanoğlundan ve yaptığı her araç - gereçten daha kuvvetliydi.  

 Titanic'i batıran buzdağının kazadan iki gün önce başka bir geminin personeli tarafından çekilen fotoğrafı
Titanic'i batıran buzdağının kazadan iki gün önce başka bir geminin personeli tarafından çekilen fotoğrafı

Birinci sınıftaki yolcuların kimisi turistik bir gezi, kimisi iş seyahatı, kimisi ise akraba ziyareti için günümüzdeki karşılığı 400 bin TL olan 2.500 dolar ödeyerek Titanic'in o lüks kere lüks kamaralarına yerleşti. Bir kısmı birinci sınıf yolcularının çalışanı, bir kısmı da işlerini geliştirmek için ABD'deki meslektaşlarıyla ticari bağlantılar kurmayı amaçlayan tüccarlar ise ikinci sınıftaki kamaralara...
Üçüncü sınıftakilerin amacı ise üstlerindeki kamaralarda yolculuk edenlerden çok farklıydı.
Onlar, umuda yelken açmıştı.

Avrupa'nın çeşitli ülkelerinin yoksul vatandaşları adı 'fırsatlar ülkesi'ne çıkan ABD'de rahat bir şekilde yaşamayı hayal ettikleri hayatın peşindeydi.
Toplumun 3 farklı sınıfının üyeleri, amaçları farklı da olsa 10 Nisan 1912'nin sabah saatlerinde Titanic'in siren sesiyle aynı heyecanı yaşadı.

Kat ve kat daha fazla sivil can kaybının yaşandığı deniz kazaları meydana gelse de Titanic hakkında birçok film, dizi ve belgesel çekildi, birçok kitap yazıldı, adına pullar basıldı. Denizaltı kaşifleri, yıllarca büyük maliyetler ve büyük hayati riskler pahasına batığını büyük bir heyecan içinde aradı. Titanic'i özel kılan neydi?
Peki ihtişamı da süksesi de sadece 5 gün süren Titanic'i bu kadar özel kılan nedir?
'Hepimiz aynı geminin yolcularıyız'...

Titanic, Southampton Limanı'ndan ayrılırken
Titanic, Southampton Limanı'ndan ayrılırken

Titanic, sefer halindeyken yolcuları arasında başta ekonomik olmak üzere sosyal ve kültürel fark, buz dağının suyun yüzeyindeki görünen kısmıyla suyun altındaki görünmeyen kısmı kadar büyüktü.
Titanic batarken yolcuları arasındaki ekonomik, sosyal ve kültürel fark, 2 saat 40'ncı dakikanın ilk saniyelerinde sıfırlandı.
Farklı sınıflardan 1.514 kişi aynı kaderi paylaştı.
'Aynı geminin içinde olmak' deyiminin anlamını en iyi ifade eden gerçek bir olay olması nedeniyle Titanic, 109 yıldır simge olmaya devam ediyor.

ANCAK BU KADAR BENZERLİK OLUR
ABD'li yazar Morgan Robertson, 1898'de 'The Wreck of the Titan' adını verdiği romanını yayımladı. 1912'ye kadar sıradan bir roman olan 'The Wreck of the Titan', Titanic'in batmasıyla sıradanlıktan çıktı. Dönemin en çok ilgi gören romanlarından biri olurken yazarı Robertson, kahin olarak görüldü.
Çünkü romandaki 'Titan' gemisiyle gerçek hayattaki Titanic'in kaderi o kadar aynıydı ki...
Roman, Titan adlı 'batmaz / batırılamaz' denen geminin buz dağına çarparak batmasını hikâye ediniyordu. Titan da tıpkı Titanic gibi yolculuğuna Southampton'dan başlamıştı.

Öykünün aşk yaşayan kahramanları, dev gemiye binip İngiltere'den ABD'ye gidiyorlardı. Aşklarını gemide de doyasıya yaşıyorlardı. Ne var ki bir gece gözcü haykırdı; "buz dağı." Makine dairesine tornistan yapılması emri verildi verilmesine ama artık çok geçti. Titan'ın sancak tarafına çarpan buz dağı, geminin su altında kalan kısmını parçalamıştı.
Tıpkı Titanic'te olduğu gibi... 

 Carpathia gemisi tarafından kurtarılan Titanic yolcuları
Carpathia gemisi tarafından kurtarılan Titanic yolcuları

YOLCU VE MÜRETTEBAT

ÇOCUK
Kurtulan:
56
Can Kaybı: 53

KADIN YOLCU
Kurtulan
: 316
Can Kaybı: 109

ERKEK YOLCU
Kurtulan:
338
Can Kaybı: 1.352

TOPLAM YOLCU: 2.224
KURTULAN: 710
CAN KAYBI: 1.514

Kaptan John Smith...
Titanic ile ilgili bilinmezler arasında Kaptan John Smith'in akıbeti de bulunuyor.
İddia 1: Bir çocuğu filikalara kadar götürdükten sonra kaptan köşküne giderek silahını başına dayayarak intihar etti.
İddia 2: Titanic'in su yüzeyinde kaldığı son anlarda kaptan köşkündeydi. Gemiyle birlikte okyanusa gömüldü.

John Smith (1850 - 1912)
John Smith (1850 - 1912)

Daha yola çıkmadan önce rotasında büyük buz dağları olduğu yönünde uyarı yapıldı.
Uyarı, seyir boyunca tekrarlansa da yılın o mevsiminde buz dağlarının olması normal karşılanmıştı.
Titanic'in gücünü gösterme adına New York'a planlanan süreden daha kısa zamanda varılması hedeflendiği için Kaptan John Smith, buz dağları uyarılarına rağmen hızı düşürmedi.

Titanic'in yolcuları arasında Dr. Besim Ömer Akalın da vardı. Akalın, geç kaldığı için gemiye binemedi.
Titanic'in yolcuları arasında Dr. Besim Ömer Akalın da vardı. Akalın, geç kaldığı için gemiye binemedi.

O gece ay olmadığı için okyanusun karanlık olmasının yanı sıra gözcülerde dürbün de yoktu.
Gözcülerden Fleet, buz dağını gördükten 37 saniye sonra çarpışma meydana geldi. Sonraki yıllarda yapılan hesaplara göre gözcüler, buz dağını 30 saniye daha önce görmüş olsalardı buz dağına çarpmamak için manevra yapacak kadar zamanları olacaktı. Bunun sonucunda da Titanic, yolcularıyla birlikte New York'a varabilecekti.

Telsiz operatörü Harold Bride, sağ kurtulanlar arasındaydı
Telsiz operatörü Harold Bride, sağ kurtulanlar arasındaydı

Saat;
21.30...
Meseba adlı geminin Titanic'in takip ettiği yolda geniş ve büyük buz dağları olduğuyla ilgili yapılan uyarısı, telsiz odasındaki Jack Phillips ve Harold Bride tarafından alındı. Ne var ki Phillips ile Bride, o dönemin en hızlı sosyalleşme aracı olan telgrafla birinci sınıf yolcularının New York'ta kendilerini bekleyenlere göndermek istedikleri mesajları iletmekle aşırı meşgul oldukları için buz dağı uyarısına odaklanamadılar.
23.39...Titanic, Newfoundland'ın Grand Banks güneyi açıklarındayken gözcü Frederick Fleet geminin ön tarafında tam olarak seçilemeyen büyük bir buz dağı fark etti. Fleet, geminin ikaz çanını üç kez çaldı ve köprüye telefon etti; "Tam önümüzde buz dağı var" diyerek haykırdı.
23.40... Titanic, buz dağına çarptı.
00.05... Kaptan John Smith bütün cankurtaran filikalarının örtülerinin açılmasını emretti.
00.25... Kaptan John Smith, filikaların kadınlar ve çocuklarla doldurulmasını ve aşağıya indirilmesini emretti.
00.45... İlk filika suya indirildi.
00.50... Dördüncü subay Joseph Boxhall ilk beyaz yardım fişeğini ateşledi.
01.15... Geminin ön tarafında bulunan çapa boşlukları suyun altında kaldı.
01.45... Geminin üst ve ileri güvertesi su altında kaldı.
02.00... Su, ileri bot güvertesine ulaştı.
02.05... Gemi, burun kısmından suya gömülmeye başladı. Bunun sonucunda pervaneler ortaya çıktı.
02.15... İkinci baca koptu. Elektrik sisteminin iflas etmesiyle tamamen karanlığa bürünen gemi, son iki baca arasından ikiye bölündü.
02.20... Titanic, tamamen suya battı.

FİLİKA MESELESİ
1894'te çıkarılan mevzuata göre gemilerde bulundurulması zorunlu olan filika sayısı yolcu kapasitesine göre değil, geminin ağırlığı ve hacmine göre belirleniyordu. Mevzuata göre Titanic'te bulundurulması zorunlu olan filika sayısı 16'ydı.
Gemilerde tüm yolcu ve mürettebatı taşıyacak kadar filika bulundurulmasına karşı çıkan bir mevzuat yoktu. Ne var ki gemi şirketleri hem daha az masraf olacağı hem de güvertede daha boş alan olması için mevcut mevzuata uyarak ağırlık ve hacmine göre filika bulunduruyordu.
Diğer bütün gemilerde yolcu ve mürettebat sayısına göre filika yokken 'Batmaz' denilen 'Titanic'te mevzuata göre fazladan 4 filika vardı. Titanic'te 16'sı ahşap, 4'ü katlanabilir olmak üzere toplam 1.178 yolcu kapasiteli 20 filika bulunuyordu.

Asıl mesele filikaların tam kapasiteyle doldurulmamış olmasıydı. Filikalar, tam kapasiteyle doldurulmuş olsaydı 468 kişinin daha hayatı kurtulmuş olacaktı.
Peki filikalar neden tam kapasite doldurulmadı?
Filikalar bot güvertesinde bekleyen kadın ve çocuklar ile birlikte indirilmeli ve sonrasında ise F-G güvertelerinde bekleyen kadın ve çocukları iskelelerden almalıydı. Ne var ki geminin batmayacağına yönelik aşırı öz güven nedeniyle mevzuata uyulup seyir halindeyken filika tatbikatı yapılmamıştı. Mürettebatın bu deneyimsizliği panikle birleşince prosedürlere uyulamadığı için filikalar, direk olarak suya indirildi. Bunun sonucunda da filikalar, kapasitelerinin altında yolcu taşıdı. 

TITANIC'İ BATIRAN BUZ DAĞI
Yapılan hesaplamalara göre Titanic'i batıran buz dağı yaklaşık 100 bin yıl önce Grönland'da oluşan bir buz dağından koparak güney kutup dairesinden 2.400 km güneye indi. 

Titanic'in batması, 16 Nisan 1912'de böyle haber oldu
Titanic'in batması, 16 Nisan 1912'de böyle haber oldu

BATMASI ÇEŞİTLİ LANETLERE BAĞLANDI
* Bağlı olduğu şirket White Star Line gemilerini vaftiz ettirmiyordu.
* Yapım yeri olan Belfast, tarikatlar şehriydi.

Titanic'in enkazı, 1985'te Newfoundland'ın 645 kilometre açığında, deniz bilimci Robert Ballard tarafından 3657 metre derinlikte bulunmuştu.
Titanic'in enkazı, 1985'te Newfoundland'ın 645 kilometre açığında, deniz bilimci Robert Ballard tarafından 3657 metre derinlikte bulunmuştu.

Titanic'in batışı esnasındaki etkileyici ve ünlü hikâyelerden biri de Titanic orkestrasına aittir. Wallace Hartley tarafından yönetilen sekiz üyeli orkestra, yolcuları sakinleştirmek ve daha iyimser tutabilmek için geminin birinci sınıf bölümünde toplanmıştı. Wallace Hartley diğer 7 orkestra üyesine kaçmaları için izin verdi ancak hepsi Hartley ile kaldı. Orkestra daha sonra ilerideki bot güvertesine geçti ve gemi tamamen batarken bile müzik çalmaya devam etti. Gemi battıktan sonra tüm orkestra üyeleri hayatlarını kaybetti.
Wallace Hartley'in kemanı Titanic'e yapılan dalma seferleri sırasında 2006'da bulunup 94 yıl sonra su yüzeyine çıkarıldı. Nişanlısı Maria Robinson'un hediye ettiği ve üzerinde "Wally'e nişan hediyemdir" yazısı bulunan keman, 2013'te açık artırmada 1.6 milyon dolara satıldı. (Satıldığı günün kuruyla 3.2 milyon TL)

TITANIC ORKESTRASI ÜYELERİ
Wallace Hartley
Theodore Ronald Brailey
Roger Marie Bricoux
John Frederick Preston Clarke
John Law Hume
Georges Alexandre Krins
Percy Cornelius Taylor
John Wesley Woodward

TÖVBESİNİ TITANIC İÇİN BOZDU AMA...
'Titanic'in batmayacağına yönelik öylesine güçlü bir imaj oluşturuldu ki...
Ramon Artagaveytia, 1871'de batan bir gemiden kurtulduğunda bir daha deniz yolculuğu yapmayacağına yönelik tövbe etmişti. Asla batmayacağına yönelik söylemlerden etkilenerek deniz yolculuğu korkusunu yenmek için 'Titanic'e bindi. Artagaveytia, 'Titanic'te hayatını kaybeden 1514 kişinin arasındaydı.

Enkazdan çıkarılanlar, 2012'de açık artırmayla satıldı. Dürbün de satışa konulan eşyalar arasındaydı.
Enkazdan çıkarılanlar, 2012'de açık artırmayla satıldı. Dürbün de satışa konulan eşyalar arasındaydı.

TITANIC İLE İLGİLİ İLK FİLM
Titanic ile ilgili ilk film, geminin batışından sonraki 29 gün içinde çekilip gösterime çıkarılan 'Saved from the Titanic' oldu.
10 dakikalık kısa filmde, yolcularından biri olduğu Titanic'te son anlarda bir filikaya binerek kurtulan Dorothy Gibson başrolde yer aldı. Gibson, filmin çekimlerinde Titanic'in battığı gece üzerinde olan kıyafetleri giydi.

Dorothy Gibson (1889 - 1946)
Dorothy Gibson (1889 - 1946)


FİLMİ, GEMİDEN PAHALI

Titanic'in maliyeti 7 milyon 500 bin dolardı. 1997 yapımı 'Titanic' gösterime girdiğinde bu rakam, 150 milyon dolara tekabül ediyordu. Filmin maliyetiyse 200 milyon dolar.

James Cameron'un yönettiği 194 dakikalık filmde başrolleri Kate Winslet,Leonardo DiCaprio ve Billy Zane paylaştı.
2 milyar 187 milyon dolar hasılat yapan 'Titanic', dünyada en çok hasılat elde eden 3'üncü film.
'Titanic', Türkiye'de 1998 ve geminin batmasının 100'üncü yılı 2012'de olmak üzere iki kez gösterime girerek toplamda 2.862.858 kişi tarafından izlendi.

'Titanic', 1998'deki Akademi Ödülleri'nde 14 dalda aday gösterildiği 11 Oscar'ı kazandı.
Leonardo DiCaprio, 'En İyi Erkek Oyuncu' dalında aday gösterilmedi.
Kate Winslet, 'En İyi Kadın Oyuncu' dalında aday gösterilse de Oscar'ı 'As Good as It Gets'deki 'Carol Connelly' rolüyle Helen Hunt kazandı.
'Titanic', 11 Oscar'ın yanı sıra festivallerde ve diğer yarışmalarda toplam 82 ödüle layık görüldü.

Titanic (1943)
Yönetmen: Herbert Selpin
Oyuncular:
Sybille Schmitz, Hans Nielsen

Titanic (1953)
Yönetmen: Jean Negulesco
Oyuncular: Barbara Stanwyck, Robert Wagner

Unutulmaz Gece (1958)
Yönetmen:
Roy Ward Baker
Oyuncular: Honor Blackman, Kenneth More

S.O.S Titanic (1979)
Yönetmen:
William Hale
Oyuncular: Cloris Leachman, David Janssen

Raise the Titanic (1980)
Yönetmen:
Jerry Jameson
Oyuncular: Anne Archer, Richard Jordan

Titanic (2012)
Yönetmen
: Kevin Lincoln
Oyuncular: Pete Meads, Kevin Lincoln

SİVİLLERİN HAYATINI KAYBETTİĞİ TÜRK GEMİLERİ

İZMİR
İzmir Körfezi'nde 3 Şubat 1957'de ABD bandıralı Howell Lukes şilebiyle çarpıştı.
Can Kaybı: 5

ÜSKÜDAR
İzmit ile Değirmendere arasında sefer yaparken şiddetli lodos nedeniyle 1 Mart 1958'de battı.
Can Kaybı: 233

SİVİLLERİN HAYATINI KAYBETTİĞİ YABANCI GEMİLER

EMPRESS OF IRELAND
Kanada açıklarında Norveç bandıralı yük gemisi SS Storstad ile 29 Mayıs 1914'te çarpışarak battı.
Can Kaybı: 1012

LUSITANIA
Döneminin en büyük yolcu gemisiydi. New York'tan Liverpool'a giderken 7 Mayıs 1915'te İrlanda açıklarında Alman denizaltısının fırlattığı torpido tarafından vurularak batırıldı. ABD'nin I. Dünya Savaşı'na girme nedenlerinden biri oldu.
Can Kaybı: 1198

LANCASTRIA
II. Dünya Savaşı esnasında Fransa'daki İngilizleri tahliye ederken 17 Kasım 1940'ta Fransa'nın St.Nazaire kenti açıklarında Alman savaş uçaklarının saldırısına uğramasıyla batırıldı.
Can Kaybı: Yaklaşık 4 bin

STRUMA
II. Dünya Savaşı esnasında Nazi zulmünden kaçanlar, Romanya'dan gemiye binerek İstanbul üzerinden Filistin'e gitmek üzere yola çıktı. 24 Şubat 1942'de Sovyetler Birliği denizaltısı Shch-213 tarafından batırıldı.
Can Kaybı: 768

WILHELM GUSTLOFF
Savaş bölgesinden göçmenleri taşırken 30 Ocak 1945'te Baltık Denizi'nde Sovyetler Birliği denizaltısı S-13 tarafından 3 torpille batırıldı.
Can Kaybı: 5348

GOYA
Aslında savaştan kaçan sivilleri taşıyan bir yük gemisiydi. 16 Nisan 1945'te Baltık Denizi'nde Sovyetler Birliği'ne ait bir denizaltı tarafından torpillenerek batırıldı.
Can Kaybı: 7.817

KIANGYA
Şanghay'ın 80 kilometre güneyindeki Huanghu Nehri'nin ağzında seyrederken 4 Aralık 1948'de II. Dünya Savaşı'ndan kalma bir mayına çarparak battı.
Can Kaybı: Yaklaşık 3300

TOYA MARU
Japonya'nın Hokkaido ve Honşu adaları arasındaki Tsugaru Boğazı'nı geçerken 26 Eylül 1954'te Marie tayfunu nedeniyle battı.
Can Kaybı: 1153

DON JUAN

Filipin Boğazı'nda 22 Nisan 1980'de battı.
Can Kaybı: Yaklaşık 1000

ADMIRAL NAKHIROV
Karadeniz'de 31 Ağustos 1986'da kargo gemisi Piotr Vasev ile çarpışarak battı.
Can Kaybı: 423

DONA PAZ
Leyte Adası'ndan Filipinler'in başkenti Manila'ya giderken 20 aralık 1987'de 8 bin 800 varil benzin taşıyan MT Vector adlı petrol tankeriyle çarpıştı.
Can Kaybı: 4386

SALEM EXPRESS
Kızıldeniz'de 15 Aralık 1991'de resife çarparak battı.
Can Kaybı: 464

SEOHAE
Güney Kore'nin Jeolla eyaletine bağlı Wi-do Adası açıklarında 10 Ekim 1993'te fırtına nedeniyle battı.
Can Kaybı: 292

MS ESTONIA
Pruva kısmındaki kapağın açık unutulması sonucu 28 Eylül 1994'te Finlandiya'nın Uto Adası açıklarında battı.
Can kaybı: 852

LE JOOLA

Gambiya açıklarında 26 Eylül 2002'de fırtına nedeniyle alabora oldu.
Can Kaybı: 1863

EL SELAM BOCCACCIO 98
Suudi Arabistan'ın Duba kentinden Mısır'ın güneyindeki Safaga'ya giderken 3 Şubat 2006'da Kızıldeniz'de battı.
Can Kaybı: 1026

PRINCESS OF THE STARS
Filipinler'in San Fernando açıklarında 21 Haziran 2008'de Fengşen tayfununa yakalanarak alabora oldu.
Can Kaybı: 690

COSTA CONCORDIA
İtalya'nın Civitavecchia kentinden ülkenin bir diğer kenti Savona kentine gitmek üzere yola çıktıktan sonra 13 Ocak 2012'de Giglio Adası açıklarında kayalıklara çarparak yan yattı.
Can Kaybı: 32

SEWOL
Güney Kore'nin Jeju Adası'na giderken 16 Nisan 2014'te Donggeochado Adası yakınlarında battı.
Can Kaybı: 304





Bu haberin seslendirmesi Voiser tarafından yapılmıştır.