Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
Bülent Aydemir

15 Temmuz FETÖ darbe girişiminden en büyük yarayı alan kurumların başında Türk Silahlı Kuvvetleri geliyordu. Darbe girişiminden çok kısa süre sonra Suriye'nin kuzeyinde Fırat Kalkanı Harekatı'nı başlatan Türk Silahlı Kuvvetleri, bugün dışarıda 5 cephede aynı anda operasyon yapıyor. Artık darbelerle anılan değil, Türk milletinin emrinde, NATO politikalarından ayrışmış bir ordu var. Koronavirüs salgını, günlük siyasetteki sıkışma, ekonomik darboğaz ve siyasetin kısır gündemi arasında Mehmetçik, Türkiye'nin geleceğini etkileyecek operasyonlarda zor görevler icra ediyor. 15 Temmuz darbe girişiminin 4'üncü yıldönümünde; Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yurt dışında icra ettiği belki de Türkiye'nin geleceğini şekillendirecek operasyonlara; bunların askeri ve politik hedeflerine, barındırdığı risklere bakmakta fayda var. Irak'ın kuzeyinde oluşturulan fiili güvenli alan/tampon bölgede ve geçici üslenme noktalarında, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı Harekat bölgelerinde ve son olarak Libya'da 5 cephede birden mücadele veriyor Mehmetçik...

LİBYA'DA ÇOK ÖNEMLİ GÖREV

TSK'nın en sıcak görev sahası olan Libya'da belki de dünyanın en hukuksuz ve mutabakatsız hava sahası bulunuyor. Uçak ve drone mezarlığına dönmüş olan Libya'da öncelikli olarak Suriye'de olduğu gibi küresel aktörler bir araya getirilerek, ya konsolide edilmeli ya da hava sahası ayrıştırılıp netleştirilmeli. Libya'ya her türlü hava muhabere veya muharebe unsuruyla müdahil olan ülkeler var. Vatiyye üssündeki hava savunma sistemlerine; Mısır'dan kalkan Fransız Mirage uçakları ile BAE'nin yaptığı saldırı durumu net şekilde özetliyor. Lejyoner savaşçılar, darbeci general Hafter'e el altından satılan silahlar, vekalet ilişkileri ile Libya, hibrit savaşın tüm unsurlarının kullanıldığı bir alana dönmüş durumda. İşte Mehmetçik böyle bir coğrafyada görev yapıyor. Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de, Kıbrıs'ta, Afrika'daki stratejik çıkarlarının korunmasının yanı sıra; Libya'nın Suriye'ye dönmesi; yoksul-gelirsiz-üretmeyen-eğitimsiz kitlerin Türkiye'nin uhdesinde kalması gibi bir risk de bulunuyor.

ULUSLARARASI DENGELER

ABD, Kasım'daki başkanlık seçimine odaklanmış ve bunun dış politikasında atalet getirme gibi bir sonucu var. Trump, hem Suriye'den hem de Akdeniz'den birliklerini mümkün olduğunca çekmek istiyor. ABD'nin müesses nizamı ise İsrail'in güvenliği perspektifinde Suriye'ye daha fazla müdahil olunmasını, İran ve Hizbullah'ın buradan çıkarılmasını; Rusya'nın Suriye'de tahkim ettiği deniz ve hava üslerini muhafaza ederek askerini çekmesini istiyor. Ayrıca Türkiye'nin de sınırda PKK/YPG koridorunu engellediğini belirterek, hedefine ulaşmış şekilde askerlerini Suriye'den çekmesini istiyorlar. Aslında ABD'nin niyeti; güneyde petrol kuyularının ve ticaret güzergahlarının olduğu bölgede otonom bir garnizon terör devleti kurdurmak. Suriye'de ortam, Rusya ve Esad'ın lehine dönmüş durumda. ABD'de, "Esad iktidarda kalabilir ama Anayasa'ya göre hareket etmeli ve saldırıları bırakmalı" görüşü dillendirilmeye başlandı. Aynen Libya'da olduğu gibi Türkiye-Rusya dengesi burada da çok kritik. ABD, Libya'da Türkiye ile yürüme kararlılığında gibi görünüyor ya da başka bir ifadeyle Türkiye ile Rusya'yı karşı karşıya getirmek gibi bir niyeti var...

ASKERİ STRATEJİ, DİPLOMASİ VE SİYASİ HEDEFLER

Türkiye, Libya'da Tümamiral Cihat Yaycı'nın çizdiği haritanın gereğini yerine getirebilmek için her türlü askeri gücüyle Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanı Sarraj'ın yanında. Türkiye'nin ekonomik ve stratejik çıkarları, amaçları; Doğu Akdeniz'de jeopolitik etkinliğini artırma, Libya'da ve çevre ülkelerde petrol ve müteahhitlik hizmetleri, bölgedeki hidrokarbon yataklarının adil paylaşımı (Türkiye'yi dışlayarak çıkarmak istediler),Libya'nın bölünmesini engellemek ve bu amaçla UMH'ni desteklemek şeklinde sıralanabilir. Şu anda gerekli askeri hazırlıklar yapılmış durumda; Sirte ve Cufra'ya operasyon her an başlayabilir. Bu arada diplomasinin bütün imkanları da kullanılıyor. 1.76 milyon kilometrekare alana sahip Libya'da sadece Sirte ve Cufra'yı ele geçirmek ya da kontrol etmek yetmiyor; Türkiye'nin ya da UMH'nin Libya'nın bütün sahil kesimini kontrol etmesi gerekiyor. Bu şartlarda bu, askeri olarak çok zor olduğu için Türkiye karşısında; Rusya-BAE-Mısır-Yunanistan-Fransa şeklinde sıralanmış bloğun kırılması; ya da denklem değiştirici aktör Rusya ile mutabakat üretilmesi. Onun için Cumhurbaşkanı Erdoğan önceki gün Putin ile çok önemli bir telefon görüşmesi yaptı.

ABD'NİN POZİSYONU VE AMACI

Türkiye, denizaşırı harekat yaptığı için askeri operasyonun maliyeti çok yüksek ve riskler barındırıyor. Karadaki güçlerin, denizden ve havadan transferle desteklenmesi gerekiyor. İsrail perde arkasında gözetleme/izleme yetenekleri ile çok aktif ve BAE'ye bazı koordinatlar anında ulaşıyor. Mısır, Libya'ya karadan komşu ve darbeci Hafter yanlısı Libya'nın doğusundaki Tobruk Meclisi, ulusal güvenliğe tehdit görmesi halinde Mısır ordusunun Libya'ya askeri müdahale etmesi yönünde karar alabiliyor. Parasını BAE'nin ödediği silahlar ve uçaklar Hafter'e ulaştırılabiliyor. Bunların bir kısmını SİHA'lar imha etti. Türkiye tarafından denizde bloke edilen önce NATO'ya sonra AB'ye şikayetinden bir sonuç alamayan Fransa, sürekli Mısır-BAE ile temas halinde. Vatiyye saldırısında Fransız Mirage uçakları kullanıldı; pilotlar Fransız mıydı? Bilinmiyor...

Bu harekatta ABD'nin istediği gibi Rusya ile Türkiye anlaşamaz ve karşı karşıya gelirlerse bunun artçı şokları Suriye'de İdlib'de ve diğer bölgelerde görülebilir. Libya'da devlet olarak bulunmadıklarını açıklayan Rusya'nın Wagner'leri ile savaşmak durumunda kalan Türkiye destekli UMH güçleri, karadan Mısır'ın tanklarını Hafter'e destek için ülkeye sokmasıyla zor durumda kalabilir. Baltık Ülkeler Planı'na vetosunu kaldıran ve Atlantik İttifakı'na bir pençe ile asılan Türkiye, Rusya ile üreteceği mutabakatla bu sorunu daha kolay aşabilecek gibi görünüyor.

EN KRİTİK GÖREV LİBYA

Sonuçta Libya'da dengeler her an değişebilecek gibi ve kimin, neyi manipüle edebileceği belirsizdir. Bulanık suda balık avlamayı bekleyen ABD, elini çok da açmadan ve Hafter'le işbirliği ihtimalini gözeterek, Suud ve BAE'yi kırıp dökmeden hareket etmek istiyor. ABD, Libya sahasında Rusya ile mutabakat üretme potansiyeli olan Türkiye ile birlikte yürüme gereğini de hissediyor. ABD ve Batı ittifakı kadar, Suud ve BAE için de Rusya'nın Libya'da askeri olarak bulunması kötü senaryonun gerçekleşmesi anlamına geliyor. Ancak Türkiye'ye hasmane tutumdaki Suud-BAE'nin önceliği TSK'yı bölgeden çıkarmaktır. Doğu Akdeniz'de üç noktada sondaj yapan gemimiz var ve uluslararası sistem/küresel aktörler, Türkiye'yi dışlayan ve adil olmayan bir paylaşımı tasarlamaktadır. Türkiye'nin geleceğini şekillendirecek adımlar atılırken, Mehmetçiğin belki de en kritik görevlerinden biri Libya'dır...