Son dönemde Ankara-Bağdat hattında yürütülen enerji diplomasisi meyvelerini vermeye başladı. Bu kapsamda geçen hafta Irak Petrol Bakanı Samir el-Gadban ve Irak Elektrik Bakanı Luey el-Hatib ile görüşen Dönmez, iki ülke arasında Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı'na paralel yeni bir hattın inşa edileceğini ve ülkeler arası elektrik ticaretine yeniden başlanacağını açıklamıştı.

Irak-Türkiye arasındaki petrol ticareti hacmini daha da artıracak yeni hattın aynı zamanda Ceyhan terminalinin dünya piyasalarındaki önemini de pekiştireceği belirtiliyor. Yeni dönemde iki ülke arasında enerji alanındaki ortak projelerle, ilişkilerde yakalanan olumlu havanın daha da güçlenmesi bekleniyor.

Konuya ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) Başkanı Oğuzhan Akyener, Türkiye ve Irak arasındaki ilişkilerde gözlemlenen iyileşmenin "yeniden normale dönme" olarak değerlendirilebileceğini söyledi.

Akyener, iki ülke arasında güçlü tarihi ve kültürel bağlar bulunduğunu ve ekonomik ilişkilerin de gelişmeye devam ettiğini belirterek, bu kapsamda Irak'ın da petrol ticaretini geliştirebilmek için Türkiye ile daha yakın ilişkiler kurmaya başladığını ifade etti.

Kerkük-Yumurtalık Boru Hattı olarak da bilinen Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı'nın Kerkük sahasında üretilen petrolü Ceyhan Limanı üzerinden dünya piyasalarına arz etmek için kurulduğunu anımsatan Akyener, şunları kaydetti:

"Zaman zaman yapılan saldırılarla bu boru hattının Irak içerisinde kalan kısmı zarar gördü. En son DEAŞ saldırılarından sonra da tamamen kullanılamaz duruma gelmişti. Bu sebeple Irak içerisinde özerk yönetim statüsünde olan Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY),kontrolündeki sahalardan ürettiği petrolü öncelikle tankerlerle sonrasında da yeniden inşa ettikleri ve Kerkük-Yumurtalık hattına tam Irak- Türkiye sınırında bağlanan ve kapasitesi günlük 1 milyon varil seviyesine çıkartılan boru hattı ile taşımaya başlamıştı. Belli dönemlerde arz artmış ve azalmışsa da şu an için ortalama günlük 550 bin - 600 bin varil seviyelerinde petrol sevkiyatı yapılıyor. Kerkük-Yumurtalık Petrol Boru Hattının Irak tarafında kalan bölümünün tekrar inşası, yeniden büyük bir ticaretin gerçekleşmesi ve Ceyhan’ın dünya petrol piyasaları açısından çok daha önemli bir noktaya gelmesi için önemli."

Akyener, bölgede Irak merkezi hükümetinin kontrolünde olan çok sayıda petrol sahası bulunduğunu, bu sayede merkezi hükümetin de kuzeyde kalan bu sahaları daha aktif kullanabileceğini aktardı.

İnşa edilecek yeni hattın bölgedeki dengeler üzerinde de önemli etkisi olacağına dikkati çeken Akyener, "Planlanan hattın daha önce olduğu gibi Irak boru hatları sistemine de bağlanacak oluşu, güvenlik perspektifinden bakıldığında, Irak’ın petrol ihracatı anlamında Basra dışında ikinci bir çıkış kapısı olarak Türkiye'yi tercih ettiğini gösteriyor. Yani Hürmüz Boğazı'nda oluşabilecek herhangi bir kesinti durumunda, boş kapasitenin el verdiği ölçüde Irak güneyde ürettiği petrolü kurulması planlanan bu yeni hat üzerinden Ceyhan’a nakil edebilecek. Bu durum iki taraf için de önemli. Bu boru hattının yeniden inşası güzergah belli dahi olsa, güvenlik ve finans gibi etkenlerle 2 ila 3 yılı bulacaktır." ifadelerini kullandı.

IRAK PETROL ÜRETİMİNİ 2023'TE İKİ KATINA ÇIKARACAK

Akyener, Irak'ın günlük 4,5 milyon varil seviyelerindeki üretim yaptığını, bu üretimini 2020’de günlük 6,2 milyon varil, 2023’te ise günlük 9 milyon varil seviyesine çıkarmak istediğini belirterek, "Irak'ın Basra dışında yeni güzergahlara ihtiyacı var. İran’ın başının ambargolardan kurtulamayacağı öngörülürse, Irak’ın, Ürdün, Suriye ve Türkiye olmak üzere üç yeni ihracat güzergah seçeneği kalıyor. Suriye mevcut durum ve güvenlik sebepleri ile yatırıma uygun bir tercih değil. Türkiye için bu sebeple yeni bir hamle başlatılıyor ve ilişkiler düzeliyor. Ürdün’e ise yaklaşık günlük 1 milyon varil bir boru hattı öngörülüyor. Lakin ilgili planlanan boru hattı güzergahında halen DEAŞ’ın kısmi olarak da olsa varlığını sürdürdüğü de biliniyor. Bu sebeple tam kontrol sağlanamadığı için bu proje bir türlü istenilen ivmeyi yakalayamıyor, hayata geçemiyor." diye konuştu.

Bu kapsamda Iraklı yetkilerin de bölgede hazır ve en güvenli güzergahın Türkiye olduğunu kabul ettiğini kaydeden Akyener, "Ayrıca en büyük market de Türkiye... Maliyet, alt yapı, güvenlik, istikrar, karlılık ve hedef lokasyondaki depolama-market kapasitesi nezdinde Ürdün’e kıyasla Türkiye üzerinden bir ihracat opsiyonunun çok daha mantıklı ve yerinde olduğu bütün taraflarca görülebilecektir." dedi.

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri