Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
Ahmet Kıvanç

İş Kanunu’nun iş güvencesini düzenleyen hükümlerine göre, 30’dan fazla kişinin çalıştırıldığı iş yerlerinde işten çıkartılan işçiler işe iade davası açabiliyor. İşe iade davası açmadan önce, iş akdinin feshedildiğine dair tebliğin yapıldığı tarihten itibaren 30 gün içinde arabulucuya başvuruda bulunulması gerekir. Arabulucuda sonuç alınamazsa işe iade davası açılır.
İşe iade davasını kazanan işçilere, işten atıldıktan sonra boşta geçen sürelerin 4 aya kadar olan kısmına ait ücret ödenir. İşe iade kararı verilen işçinin, mahkeme kararının tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde işe başlamak için işverene yazılı başvurması gerekiyor.
İşveren mahkeme kararına rağmen bir ay içinde işe başlatmazsa 4 aydan 8 aya varan ücret tutarında işe başlatmama tazminatı öder. Ödenecek tazminatın miktarına hakim karar verir. İşveren işe başlatmazsa, işçiye, mahkemenin hükmettiği tazminatı öder. İşçinin ayrıca ihbar ve kıdem tazminatının da ödenmesi gerekir.
İşveren mahkeme kararı üzerine işçiyi tekrar işe alıp normal çalışmaya devam ederse işe başlatmama tazminatı veya ihbar+kıdem tazminatı ödenmez.
Kimi işveren de işe iade davasını kazanan işçiye işe başlama daveti gönderdiği halde işi yokuşa sürebiliyor. İşçiyi, daha önce yaptığı işten bambaşka işlerde veya birimde çalıştırmak isteyebiliyor.

İŞVEREN İŞE BAŞLATIRKEN ŞART İLERİ SÜREMEZ

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi (Esas No: 2016/7527, Karar No: 2019/17412),işe iade davasını kazanan işçiye birtakım belgeler imzalatmak isteyen işvereni haksız buldu.

Söz konusu dosyaya göre, işveren işe iade davasını kazanan işçiye “Gel, işe başla” diye çağrıda bulundu. İşçi, belirtilen tarihte iş yerine gittiğinde işveren işe başlatmadan önce, sabıka kaydı gibi birtakım belgeler getirmesini ve işle ilgili olmayan bazı belgeler imzalamasını istedi. İşçi, kendisinin ilk defa çalışmaya başlamadığını, istenen evrakları getirmeyeceğini, işle ilgili olmayan belgeleri de imzalamayacağını söyledi.
Bunun üzerine işveren işe işçinin işe başlama konusunda samimi olmadığı iddiasıyla işe başlatmadı. Açılan davada savunma yapan işveren, işçinin çalışmak için geldiği tarihte zaten başka bir iş yerinde çalışmakta olduğunu ileri sürdü. İşçi öbür iş yerinden ayrıldığını belirtti ise de yerel mahkeme işvereni haklı buldu. İşçinin işe başlatmama tazminatının ödenmesi talebini reddetti, sadece ihbar ve kıdem tazminatı ödenmesini kararlaştırdı.
Temyiz istemi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay’ın kararında, işçi işe başlama yönünde iradesinde samimi olmasına rağmen, işverenin işe başlatmadan önce bazı belgelerin getirilmesini ve bazı belgeleri imzalaması gerektiğini ileri sürmesi nedeniyle işe başlatmayı şarta bağladığı belirtildi. Kararda, işverenin işçiye işe başlatma yönündeki iradesinin samimi olmadığını, işverenin işe başlatma yönünde yaptığı şarta bağlı çağrının gerçek bir işe başlatma daveti olarak kabul edilemeyeceği, mahkemenin işe başlatmama tazminatını ödemesi gerektiği kaydedildi. Kararda ayrıca işçinin çalışma süresine boşta geçen 4 aylık sürenin de eklenerek, kıdem tazminatının buna göre hesaplanması gerektiği vurgulandı.