Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam Mezarda gözlerini açma korkusu insanları bu icadı yapmaya itti! Çanlı güvenlik tabutlarının ilginç hikayesi
        1

        Biliyor muydunuz? Bir dönem insanlar ölümden değil, yanlışlıkla diri diri gömülmekten korkuyordu. Özellikle tıbbın bugünkü kadar gelişmediği yıllarda, bir kişinin gerçekten hayatını kaybedip kaybetmediğini anlamak her zaman kolay değildi. Derin bayılmalar, bazı hastalıklar ve dönemin sınırlı tıbbi imkanları, insanların en büyük kabuslarından birini doğurdu: Toprağın altında gözlerini açmak...

        2

        Bu korku zamanla öylesine büyüdü ki bazı insanlar, en kötü ihtimale karşı mezarın içinden yardım çağırabilecekleri bir "geri dönüş yolu" bırakmak istedi. Bunun sonucunda 18. ve 19. yüzyıllarda tarihe "güvenlik tabutları" (safety coffins) olarak geçen sıra dışı tasarımlar ortaya çıktı. Bu tabutların amacı, yanlışlıkla gömüldüğü düşünülen insanların dışarıya bir şekilde ulaşabilmesini sağlamaktı.

        3

        BU KORKUNUN BİR ADI BİLE VARDI: TAFEFOBİ

        Dönemin insanlarını etkileyen bu korkunun tarihte bir adı da vardı: Tafefobi (taphophobia). Yunancada "mezar" anlamına gelen taphos ve "korku" anlamındaki phobos kelimelerinden türetilen bu terim, yanlışlıkla gömülme korkusunu ifade ediyordu.

        Özellikle 19. yüzyılda Avrupa ve Amerika'da bu endişe oldukça yaygındı. Günümüzde ölümün tespitinde kullanılan gelişmiş tıbbi cihazlar o dönemde bulunmuyordu. Doktorlar çoğunlukla nefes, nabız ve fiziksel tepkiler gibi belirtilere bakarak karar veriyordu.

        4

        Bazı hastalıklar, derin bilinç kayıpları veya hareketsizlik yaratan durumlar ise insanların "acaba gerçekten öldü mü?" sorusunu sormasına neden oluyordu. Bu durum toplumda öyle büyük bir kaygı oluşturdu ki insanlar yalnızca ölümden değil, ölüm kararının yanlış verilmesinden korkmaya başladı.

        5

        İNSANLAR HEMEN GÖMÜLMEK İSTEMİYORDU

        Bu korkunun etkisiyle bazı insanlar ölümden sonra hemen defnedilmek istemedi. Cenazenin birkaç gün bekletilmesi, ölüm belirtilerinin kesinleşmesinin ardından defin yapılması gibi uygulamalar daha fazla önem kazandı.

        Öyle ki, bazı Avrupa şehirlerinde ölümün kesinliğinden emin olmak için bedenlerin bir süre bekletildiği "bekleme morgları" (waiting mortuaries) kuruldu.

        Ancak bazı insanlar için günlerce beklemek yeterli değildi. Çözüm arayan mucitler, 19. yüzyılda güvenlik tabutları olarak bilinen sıra dışı sistemleri geliştirmeye başladı.

        6

        MEZARDAN HABER VEREBİLMEK İÇİN ÇANLAR VE İPLER TASARLANDI

        Üretilen bu tasarımlar, bugün kulağa oldukça sıra dışı gelen mekanizmalara sahipti. Dönemin en çok ilgi gören ve tarihte en bilinen modeli ise Alman mucit Johann Gottfried Taberger'in 1829 yılında geliştirdiği çan sistemiydi.

        Sistemin temel mantığı oldukça basitti: Tabutun içine yerleştirilen ipler, doğrudan mezarın üzerindeki bir çana bağlanıyordu. Eğer kişi tabutun içinde hareket ederse dışarıdaki çanın çalması ve mezarlık görevlilerinin durumu fark etmesi amaçlanıyordu.

        7

        Farklı ülkelerde geliştirilen bazı modellerde ise hava girişini sağlayacak borular ve içerideki hareketi dışarıdan belli etmeye yarayan mekanik düzenekler bulunuyordu.

        Tüm bu projelerin arkasındaki temel fikir ise şuydu: Kişi gerçekten hayattaysa, ona ikinci bir şans verecek bir yol bulunmalıydı.

        8

        PEKİ BU TABUTLAR GERÇEKTEN HAYAT KURTARDI MI?

        Büyük ilgi görseler de bu sistemlerin gerçekten kaç kişinin hayatını kurtardığına dair resmi ve güvenilir bir kayıt bulunmuyor. Tasarım açısından oldukça dikkat çekici olsalar da bu tabutlar, büyük ölçüde insanların ölüm karşısındaki kaygılarını azaltmaya yönelik bir güvence arayışı olarak kaldı.

        Ayrıca mekanizmaların toprak altında, nemli ortamda pratikte ne kadar işlevsel olduğu da her zaman tartışmalıydı.

        9

        KORKU EDEBİYATA BİLE YANSIDI

        Diri diri gömülme korkusu yalnızca günlük hayatı değil, dönemin kültürünü de etkiledi. Özellikle gotik edebiyatta mezarda uyanma ve yanlışlıkla gömülme temaları sıkça işlendi.

        Amerikalı yazar Edgar Allan Poe da eserlerinde bu korkudan ilham alan hikayelere yer verdi. "The Premature Burial" (Erken Gömülme) adlı eseri, dönemin bu yaygın endişesini yansıtan en bilinen edebi örneklerden biri oldu.

        10

        BUGÜN BİZE TUHAF GELİYOR AMA O DÖNEM İÇİN GERÇEK BİR KORKUYDU

        Günümüzde modern tıp sayesinde ölümün belirlenmesi çok daha güvenilir yöntemlerle yapılabiliyor. Ancak geçmişte insanların yaşadığı bu endişe, bilinmeyen karşısında kontrolü kaybetmeme arayışını gösteriyordu.

        Bir zamanlar insanlar, mezarın üzerine bağlanan bir çanın içeride hayatta kalan bir kişiye yardım ulaştırabileceğine inanıyordu. Güvenlik tabutları ise tarihte, insanın en büyük korkularından biri olan ölüm karşısında bile bir çıkış yolu arama isteğinin ilginç bir kanıtı olarak kaldı.

        Görseller yapay zeka ile oluşturulmuştur

        ÖNERİLEN VİDEO

        Ilgaz ve Küre dağlarında asfalt çalışması

        Türkiye'nin önemli dağları arasında yer alan Ilgaz ve Küre dağlarındaki köylerin sarp yolları, Kastamonu İl Özel İdaresi ekiplerince asfaltlanıyor. (AA)

        Haberi Hazırlayan: Nejla Üngül
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ