Ben bir reklam panosu değilim!
Gündemden yorulanlar, ciddiyetten sıkılanlar, sağda solda ne oluyor merak edenler için Boş Ders'in bu haftaki konusu: Reklama maruz kalmama hakkı
ABONE OLIŞIL CİNMEN
icinmen@haberturk.com
HABERTURK.COM
Uzun zamandır kendimi reklam panosu gibi hissediyorum.
Tuhaf bir kabullenmişlikle alışmıştım da bu halime.
Ne yapsam değişmez gibi, kader gibi...
Pizzacıdan gelen mesajları sukünetle siliyor, bankadan gelen telefonları “teşekkür ederim, istemiyorum” diyerek ezik bir nezaketle kapatıyordum.
Ama...
Hoşlandığım adamın aramasını beklerken müşteri hizmetlerinin telefonuyla yıkıldığım an kafamda şimşekler çaktı.
“Sizin ve tüm müşteri hizmetlerinin hapse girmesini istiyorum!” diye bağırmaya başladım.
Kadın üzerime fazla gelmedi, telefonu kinayeli bir ses tonuyla “sağlıcakla kalın” diyerek kapattı.
Avukatımı aradım.
“Tacize uğruyorum. Tacizin illa cinsel içerikli olması gerekmiyor, değil mi? Taciz, ceza kanununa göre suç ve her suçun bir cezası var. Bunu yaşamaya mecbur muyum? Kader mi bu?” diye sordum.
“Hayır” dedi. “Savcılık, Erol M. isimli bir kişinin talebini kabul etti ve Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde GSM şirketinin müşteri hizmetlerindeki 4 görevli hakkında ‘kişilerin huzur ve sükûnunu bozmak’ suçundan 3’er aydan 1’er yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açtı.”