‘Nasuh, bizim Da Vinci’miz’
Kanuni Sultan Süleyman'ın adına fermanlar yazdırdığı Matrakçı Nasuh'un haritaları çinilere aktarıldı, şimdi dünyayı dolaşıyor. Saraybosna'da başlayan serginin sıradaki durağı İstanbul! Viyana'ya yolcu edilmeden önce "16. Yüzyıl Dahisi: Matrakçı Nasuh" sergisini kaçırmayın!
ABONE OLŞu manzaraya bir işaret koydular. Kıyamete kadar bir şey bırakmadılar. Orada o kalenin görüntüsü kalarak bu yerde vaktiyle bir kale varmış denilsin...” Nasuh bin Karagöz bin Abdullah el- Bosnavi yani daha iyi bildiğimiz adıyla Matrakçı Nasuh, Osmanlı Belgrad’ı fethettikten sonra söylüyor bu sözleri... Savaştan önce aklına kazdığı şehri, özenle hazırladığı mürekkeplerle kağıda bir bir aktardı, liman ile şehrin haritasını hazırladı. Böylece hem tarihe not düştü hem de savaşta kolaylık sağladı. Günümüze kadar geldi ve üstelik o dönemi hâlâ doğru detaylarla çizebilen belli başlı isimlerden biri. “Her şey zamanla unutulup gider, ancak gönülde ve dilde olan şeyler unutulmaz” diyen Matrakçı’yı UNESCO, ölümünün 450. yılında anma ve kutlama yıl dönümlerine alarak uluslararası listesine dahil etti.
Matrakçı Nasuh’un tarih sayfalarından çıkıp bu denli gündeme gelmesinin altında elbette popüler kültür dünyası var. “Muhteşem Yüzyıl” dizisinde Fatih Al’ın canlandırdığı Nasuh, entrikadan entrikaya koşuyordu. Bana kalırsa onca harita çizmek, matrak oynamak, savaşmak, şiir yazmak, matematik çalışmak ya da hattat çizmekten başını pek kaldıramıyordu. Başka türlü nasıl açıklayabiliriz ki bu kadar eseri? Fakat hakkını yemeyelim, dizide Kanuni’nin onu çok desteklediği ve önemsediği vurgulanıyordu. Bu gerçek ile örtüşüyor. Matrakçı Nasuh’un her alanda gösterdiği ustalığı karşısında Kanuni, 1529 tarihli fermanında; Nasuh’un İslam dünyasında ve sanatlarında tek olduğunu, herkesin Nasuh’u “üstad” ve “reis” olarak tanınmasını, ona saygıda kusur edilmemesini buyurdu.