Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam HT Cumartesi ‘Kendine güvenen kadınlara hitap ediyoruz’

        Esra ÇORUH/HT CUMARTESİ

        ■■ Tam anlamıyla bir aile markasısınız. Aileden gelen bir tutku olması dışında sizin Sandro maceranız nasıl başladı? Modaya siz nasıl dahil oldunuz?

        Çocukluğum Fas’ta geçti. Annemin güzellik salonu vardı, teyzem ise terziydi. Çocukluğumu bu renkli dünyada yaşadım. 15 yaşımda Paris’e taşındıktan sonra üniversitede hukuk okumaya karar verdim. Hafta sonları çalıştığım butiklerde, küçük marketlerde tasarladığım küçük küçük parçaları satıyordum. Giderek yaptıklarımı çok seven, sadık bir müşteri topluluğu kazandım. Hukuk okumak gerçekten zordu daha sonra kesinlikle daha kreatif bir iş yapmak istediğime karar verdim ve modayı seçtim. Üniversitedeyken eşimle tanıştım ve eşim o sıralarda moda alanında girişimler yapmak istiyordu. Birlikte çalışmaya başladık. Sandro markasını 1984’te kurduk ve çok çalışarak, emek vererek ve alçak gönüllülüğümüzden hiç bir şekilde taviz vermeden büyümeye devam ettik.

        ■■ Tasarım yaptığınız bir kadın var mı?

        Modern, kendine güvenen ve içten dışa güzel hisseden tüm kadınlar için tasarım yapıyoruz. Bizim kadınımız şık, androjen tarzıyla her zaman maskülen ve feminenliği birlikte yansıtabilen, bu parçaları taşıyabilen, kendine güvenen kadındır.

        ■■ Global bir markasınız ve bugün dünya çapında 410’u aşkın noktada satıştasınız. Farklı tarzlara, giyim zevklerine sahip olan tüm dünyadaki kadınlara nasıl aynı koleksiyonla hitap ediyorsunuz?

        Büyük ülkelerde ve şehirlerde çok az farklı giyim tarzları ve sınırların olduğu bölgeler biliyorum ama çok çok az. İster Hong Kong, ister Paris, ister Los Angeles... Bizim müşterilerimiz, her zaman birbirine yakın tarzlara sahip ve hepsinin dilekleri arzuları benzer. Parizyen şıklığımız her zaman ön planda olduğu için tüm dünyadaki müşterilerimiz, kendilerinden bir şeyler bulabiliyor.

        ■■ 2015 ilkbahar-yaz sezonundan bahsedelim...

        Bu sezon stil sahibi kadınlara yine zamansız ve modern bir koleksiyon oluşturduk. Amacımız kadınlara kendilerini daha özgür ve daha şık hissettirmek...

        ‘UCUZ KAÇIŞ NOKTALARIYLA LÜKS MARKALAR ARASINDAYIZ’

        ■■ Kendi markanız dahil olmak üzere Maje, the Kooples, IRO ve Etoile Isabel Marant gibi ulaşılabilir Fransız markaları hakkında neler düşünüyorsunuz?

        Lüksün ulaşılabilir olması çok cezbedici... Sandro gibi diğer Fransız markaları, gün geçtikçe daha çok ilgi çekiyor çünkü bizler moda severlere yeni bir moda kavramı ve farklı alternatifler sunuyoruz. Klasik markalara zaten alışkınız, artık daha güncel daha modern markalara ihtiyacımız var. Koleksiyonlarımızdaki parçalar kolay ve ulaşılabilir. Çok efor ya da zaman kaybetmeden pratik şekillerde her gardıroba girebilen ve her tarza uyum sağlayabilen parçalarımız var. Gerçekten makul, değerinde fiyat biçilen parçalardan oluşuyor. Orta halli, herkes kendinden bir şeyler bulabilir. Biz ucuz kaçış noktalarıyla lüks markalar arasında yer alıyoruz.

        ■■ Oğlunuz Ilan Chetrite, erkek koleksiyonlarınızı hazırlıyor. Oğlunuzla çalışmak nasıl bir duygu?

        Her anne gibi oğlumun tabii ki çok başarılı olduğunu düşünüyorum. Markamızın sadeliği ve zarafetiyle uyumlu olarak Ilan, 2008’de klasiği, modern bir ışıltı katarak yorumladığı Sandro Homme erkek kreasyonunu yarattı. O da bu sektörün içinde büyüdü ve güzel tecrübeler edindi. Şimdi ise yeni tecrübeler edinip markamızı daha güzel yerlere taşıyacaktır.

        'TAKIM ELBİSE SEVİYORUM'

        ■■ Kendi tarzınızı nasıl yorumlarsınız, olmazsa olmaz parçanız hangileri?

        Takım elbise giymeyi çok seviyorum. Maskülen bir takımı güzel kaşmir bir trikoyla tamamlamak çok hoşuma gidiyor.

        ■■ Fransız ve İngiliz tarzını karşılaştırırsak aradaki farklar neler?

        Açıkçası Londra’ya son ziyaretime kadar Londra ve Paris’in tarz açısından bu kadar büyük farkları olduğunun farkına varmamıştım. Gerçekten arada ciddi farklar varmış. “Parizyen şıklık” diye tanımladığımız Paris’e özgü çabasız, doğal ve zamansız bir tarz var. Diğer yandan İngilizlerin moda tarihi gerçekten çok kuvvetli, daha elegan bir tarzı olduğu söylenir ve katı kuralları vardır. Bazen bu kuralları yıkıp gerçekten farklı görünmeyi başarabiliyorlar. Bu da özellikle sokak modasında özgün tarzlarla karşılaşmamıza neden oluyor.

        ■■ Avrupa’da Amerika’da birçok butiğiniz var. Türk kadınlarının tarzı hakkında neler düşünüyorsunuz?

        Koleksiyonlarımız Ortadoğu ülkelerindeki kadınların gardıroplarına modern bir Parizyen şıklığı sunuyor. Özellikle Türk kadınları trendleri çok iyi takip ediyor ve tarzlarını sürekli güncelliyor. Markaları doğru şekilde kullanıp Doğu-Batı sentezini tarzlarına çok başarılı şekilde yansıtıyorlar

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ