Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam Büyü günah mı?

        "Büyünün Osmanlı dönemindeki yeri her dönemde olduğu gibidir. Osmanlı da nasılsa, bugün de aynıdır. O gün falcı kullanmayan çok az devlet adamı vardır. İnsanoğlunun ilk zamanlarından beri gaipten haber alma tutkusu vardır. Sultan 2. Abdulhamit, Devlet Arşivleri'ndeki aylık fal raporları var. Hoca Şahin adında saray falcısının padişaha gönderdiği aylık fal raporları. Osmanlı Dışişleri Bakanlığı çalışmış. Sefaretler bulundukları ülkelerinin falcılarıyla görüşmüşler, saraya raporlar yazmışlar. Önümüzdeki ay, yılı merak ediyoruz diyerek falcılarla görüşmüşler, bunları saraya resmi rapor olarak sunmuşlar. Londra Büyükelçiliğinden gelen kehanetlerde, Çin'de ayaklanma çıkacak denmiş, hiçbirşey olmamış, Alman İmparatoru ölecek denmiş, uzun yıllar yaşamış, böyle bir sürü şey. Dedikleri şeyler çıkmasa bile meraktan bunları takip etmişler, aynen bugün olduğu gibi."

        VİDEO İÇİN TIKLAYIN

        Padişahlar kendilerini büyüden nasıl koruyor?

        "Saraylarda dünya kadar tılsımlar gömlekler var. Padişahlar kendilerini korumak için bu kıyafetleri vardır. Tanus Hanım'ın falcısını yanında taşıdığı çıkmıştı gazetelerde. Cin çağırmayla ilgili belgeler var."

        Padişahlar nasıl cin çağırıyor?

        "Padişah cin çağırmaz, çoğunun büyücüleri var. Sarayda bunlarla uğraşan kişiler var."

        CİN ÇAĞIRMAYA YARAYAN BELGELER. TIKLAYIN...

        Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlyas Çelebi ise büyü ile ilgili konuştu:

        "Büyü olayı İslam dininde de eskilere, bilinen bir gelenek. İslam geldiğinde de arağlar arasında büyü ve kehanet yaygındı. İslam dİni geldiğinde mevcut kültürle ilgili değerlendirmesini şöyle yapıyor. Bu ögeler dinin getirdiği ana esaslarla ters düşerse bunları reddediyor ve batıl olduğunu söylüyor. Bazı şeyler kesin kurallarla uygun bulunmuyor. Bazı şeyleri de halkın kendi değerlendirmesine bırakıyor.

        Büyü günahtır. Hem de İslam dininde büyük günahlar olarak bilinen birşey. En büyük günahlardan biri büyü. En büyük 10 günah arasında.

        Eğer padişah bir kamuoyu oluşturmak istiyorsa genelde halk da bu tür şeylerden etkileniyor, halkın kolayca etkileneceği bu etkenlerle halkı istediği yöne kanalize etmiş olabilir.

        Osmanlı'nın medresede verilen eğitime baktığımız zaman konular içinde büyünün gerçekliğini kabul edecek bir müfredat konusu yok. Benim de mensup olduğum bilim dalı içinde de bunların İslam dini tarafından yasak edilmiş yapılması büyük kanun ilan edilen davranışlar olduğu ifade ediliyor.

        Benim kanaatim şudur, bugün bizim anladığımız anlamda büyü yaptırıyor ve buna samimi olarak inanıyorlarsa elbette günah işliyorlar. Zaman zaman kavramlar anlam değişikliğine uğruyorlar. Bugünkü astrolojik araştırmalar bazı dönemlerde büyücülük olarak kullanılmıi bazıları da bugünkü anlamıyla kullanılmıştır. Müneccim bazı tahminler yapıyor verilere göre. Ama bir veriye göre hareket etmiyorsa bu tabii ki günahtır.

        Fiziki bir tesirinden söz edemeyiz. Büyü yaptı da hastalığa yakalandı gibi birşey olamaz. Psikolojik etkisi olabilir.

        Büyünün insan üzerinde psikolojik etkilerinin olabileceğini düşünüyoruz. İradesi zayıf olan ve büyünün insanı etkileyeceğine inanan kişi onun etkisinde kalır. Bu tarz etkileri kabul etmiyorum diyenler korunabilir.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ