İlhan Cihaner ifade verdi
'Dava dosyasının bulunduğu alanın hava sahası kapatılsın'
Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner, “Bazı haberlerde adliye binası üzerinden uçuşlar yapıldığı ileri sürülüyor. Benim de bu yönde bir esprim olacak. Dosyanın bulunduğu yerin hava sahasının tüm uçuşlara kapatılmasını talep ediyorum’’ dedi
Orkun ÇİZMELİ/ERZURUM-AHT
ERZİNCAN’daki silahlı terör örgütüne ilişkin olarak Özel Yetkili Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde aralarında 3’ncü Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk ile Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’in de bulunduğu 14 sanığın yargılandığı davanın 4’üncü duruşması dün yapıldı. Tutuklu sanık Cihaner, duruşmada ek deliller sundu. Bir de espri yapan Cihaner, “Bölge hava sahasına ve konvoy geçisine kapatılsın” dedi. Duruşmaya Orgeneral Saldıray Berk Ankara’da görevli olmasını mazeret göstererek katılmazken, 10 tutuklu ile 3 tutuksuz sanık ve avukatları hazır bulundu. İlk sözü tutuklu sanık Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner aldı. Gazetelerden okuduğuna göre, duruşmanın yapıldığı saatlerde jetlerin ve askeri konvoyların geçtiğini anımsatan İlhan Cihaner, sözlerine espri ile başlamak istediğini belirtti, “Mahkemenin yapıldığı bölge, hava sahasına ve konvoy geçisine kapatılsın” dedi.
‘İHBAR ÜZERİNE BAŞLATILDI’
Mahkemeye kendisini aklayacak bazı belgeler sunacağını ve düzeltmeler yapacağını anlatan Cihaner, İsmailağa Cemaati’yle ilgili olarak 2007’de başlattığı soruşturmayı iddianamede bahsedildiği gibi ‘durup dururken’ açmadığını bildirdi.
Soruşturmayı sağduyulu Erzincanlı bir grup tarafından gönderilen ihbar mektubu üzerine başlattığını kaydeden Başsavcı Cihaner, “Talimatı da bizzat ben verdim. 2009 yılının şubat ayında dönemin Erzincan Valisi’nin Vatan Gazetesi’nde yer alan (İlk ihbar bana geldi) açıklaması da soruşturmanın durup dururken başlatılmadığını ortaya koyuyor. Sayın Savcı bu cemaatlerle ilgili (Sivil toplum örgütü) ifadesini kullandı. Diyelim ki sivil toplum örgütü. Sivil toplum örgütlerinin suç işlemeyeceğine dair bir şey yoktur” dedi. Dördüncü oturumu dün sona eren davanın görülmesine 10 Mayıs’ta devam edilecek.
‘Sanıklardan hiçbirini tanımam’
Duruşmada savunmasını yapan tutuklu sanık İstihbaratçı Jandarma Üsteğmen Ersin Ergut, “Erzincan’da göreve başladıktan sonra 2007 yılında başlamış olan soruşturmayla ilgili görevlendirildim. Sayın Savcıya soruyorum. Kendisi HSYK tarafından atandığında (Ben bu davaya bakamam) deme hakkına sahip miydi? Benim de böyle bir yetkim yoktu ki, bana verilen görevi, ‘Bu benim mizacıma ters’ diye kabul etmeyeyim” diye konuştu. Cemaat yurtlarına yaptıkları baskınlarda, insan haklarına uygun davrandıklarını belirten Ergut, Albay Recep Gençoğlu ile görev yaptığı sürede anlaşamadıklarını belirterek, “İddia ediyorum, Saldıray Berk ile aynı karede fotoğrafımı ya da görüntümü ortaya koysunlar, tüm suçlamaları kabul edeceğim” dedi.
‘AİLEMDEKİLER TÜRBANLI’
“Ailemin yüzde 90’ı türbanlı. Değil alay komutanı Cumhurbaşkanı’ndan bile emir gelse, sırf dindar olduğu için kimseyi soruşturmam” diyen Ergut, konuşmasını Âl-i İmran suresinin 18. ayetini Arapça okuyarak tamamladı. Üsteğmen Ergut, iftira atan herkesi Allah’a havale ettiğini ifade etti. Tutuklu sanıklardan Astsubay Şenol Bozkurt da iddiaları reddederek, “Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’i tutuklandıktan sonra tanıma şerefine nail oldum” dedi. İliç Savcısı Bayram Bozkurt’un arkadaşı olduğunu belirten Şenol Bozkurt, Savcı Bozkurt’un, kendisinden gizli tanık olmasını istediği iddiasında bulundu. Astsubay Orhan Esirger de iddiaları “Hayalden ibaret” olarak değerlendirirken Avukatı Yavuz Ertugay, “Birileri tarafından gizli tanıklar vasıtasıyla İstanbul’daki yargılamanın eksiklikleri ve Dursun Çiçek imzalı belgenin altını doldurulmak mıdır buradaki asıl amaç?” diye konuştu.