'Gidilmemiş bir yolda kadın olarak yürümek çok zor'
Aslı Öztürk ünlü tenisçi İpek Şenoğlu ile konuştu...
İpek Şenoğlu, Türkiye’nin en başarılı tenisçisi... 2002’de başlayan kariyerinde 41 kez tüm yaş gruplarında tekler ve çiftler Türkiye Şampiyonu oldu. Ayrıca tek bayanlar dünya klasmanında ilk 300’e ve çiftlerde ilk 100’e girdi. Şenoğlu, bu sıraya yükselen ilk Türk tenisçi. “Türkiye’nin WTA düzeyinde final oynayan ilk tenisçisi” unvanını da elinde tutuyor. Profesyonel tenisi bıraktıktan sonra kendi adına bir turnuvaya başladı. Bu yıl ikincisi düzenlenen turnuva geçen hafta sona erdi. Şenoğlu’yla konuştuk...
■ “Türkiye’nin en başarılı tenisçisi” diye anılmak nasıl bir sorumluluk yüklüyor?
Dünya sıralamasında 52’nciliğe yükseldim. Daha önce bunu başarabilmiş Türk tenisçi olmadı. Ancak bu hem büyük bir şans hem de şanssızlık oldu.
■ Neden?
İsmim uzun yıllar hatırlanacak. Ancak bir konuda ilk olduğunuzda insanlar hayallerinize inanmıyor, bu yüzden de destek olmuyor. Gidilmemiş bir yolda bir kadın olarak yürümek çok zor.
■ Sporcu bir kadın olmanın ekstra ne zorluğu var?
İnsanlar aile kurmanızı, çocuk yapmanızı bekliyor. Yemek yapabiliyor olmanız gerekiyor. Profesyonel tenisi bıraktıktan sonra yemek yapmayı bilmediğimi fark ettim ama yavaş yavaş öğreniyorum.
■ Adınıza düzenlenen tenis turnuvasından bahseder misiniz?
2 yıldır “İpek Şenoğlu Cup”ı düzenliyoruz. Profesyonellerin yer almadığı, amatör oyuncuların profesyonel şartlarda oynadığı bir organizasyon... Örnek bir turnuva yaratmak istedim. Bu sayede tenise katkıların devam edeceğini umuyorum. Turnuvaya 18 yaşının üzerinde, tenisi hobi olarak yapanlar katılıyor. Lisanslı sporcuları almıyoruz. 72 yaşında katılan sporcular da vardı.
■ Profesyonel tenisi bıraktıktan sonra neler yapıyorsunuz?
Sürekli kafamda projeler var. Bir ara televizyon programı yaptım. İki organizasyon şirketimiz var. Danışmanlığını yaptığım bazı sporcular da var. Bir de şirketlere başarı hikâyemi anlatmaya gidiyorum.
■ Turnuvaya katılan engelli sporcular da vardı. Kendileri mi katılmak istediler?
Büşra Ün ve Jülide Yıldız’la yollarımız 4 sene evvel İstanbul’da WTA Sezon Sonu Şampiyonası’nda kesişti. Maçları izlemek için destek istediler, görevimizi yerine getirdik. Bu sene de bizim turnuvamıza katılmaları için onları davet ettik.
■ Otizmli bir sporcu da yarışmış turnuvada...
Burak, Sapanca’dan katılan bir arkadaşımızdı. Antrenörü bana ulaştı. Onun için özel izin aldık. Çünkü kortta antrenörü olmadan oynamıyor. Özel bir çocuk, çok şeker... Burak, dünyadaki otizmli tek tenisçi.