Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı geçen hafta 81 il valiliğine genel yazı gönderdi. Yazının PCR testi zorunluluğu kısmı ön plana çıktığı için, diğer önemli bir boyutu gözlerden kaçtı. Bakanlığın yazısında, işverenlerin işyerinde karşılaşılabilecek sağlık ve güvenlik risklerine yönelik koruyucu ve önleyici tedbirler hakkında tüm işçilerini bilgilendirmekle yükümlü oldukları hatırlatıldı. Aşı yaptırmış olsun olmasın tüm işçilere bilgilendirme yapılacak. Ancak, yazıda, işverenlerin COVID 19 aşısı tamamlanmamış işçilerini “yazılı” olarak ayrıca bilgilendirmesi istendi. Aşı olmayan işçilere, kesin COVID – 19 tanısı konması durumunun iş ve sosyal güvenlik mevzuatı açısından olası sonuçları da işveren tarafından bu durumdaki işçilere bildirilecek.

Genel yazıya göre, işyeri / işveren COVID-19 aşısı olmayan işçilerden bugünden (6 Eylül 2021) itibaren zorunlu olarak haftada bir kez PCR testi yaptırmalarını isteyebilecek. Test sonuçları gerekli işlemler yapılmak üzere işyerinde kayıt altında tutulacak.

YAZILI BİLDİRİM NE ANLAMA GELİYOR?

Bugüne kadar tartışmalar “aşı zorunlu olabilir mi olamaz mı” noktasında yürüdü. Önümüzdeki süreçte buna “PCR testi zorunlu olabilir mi olamaz mı” tartışması eklenecek.

Hukukçular, aşının zorunlu olabilmesi için kanun çıkartılması gerektiğinde birleşiyorlar. İş hukuku açısından yapılan değerlendirmelerde ise işçinin diğer çalışanlara veya müşterilere olası bir hastalık durumunda virüs bulaştırma riski bulunuyorsa işverenin “geçerli fesih” yapabileceği belirtiliyor. Geçerli fesihte işveren işçinin ihbar ve kıdem tazminatını öder. Geçerli fesih nedeni mahkemede kabul edilirse işçi işe iade haklarından yararlanamaz.

Çalışanların PCR testini yaptırmamaları durumunda nasıl bir cezai yaptırım uygulanacağı konusunda yasal boşluk bulunuyor. Ancak, Çalışma Bakanlığı’nın talimatı doğrultusunda işverenlerin aşı olmayan işçilere yönelik yazılı bildirimde bulunmasıyla ileriye dönük hukuki işlemlerin altyapısı oluşturulacak.

İŞVEREN TAZMİNATSIZ İŞTEN ATABİLİR Mİ?

Aşı olmayan işçilere yazılı bildirim yapılırken, hastalanmaları ve başkalarına virüs bulaştırmaları halinde karşı karşıya kalabilecekleri hukuki riskler hakkında da bilgi verilecek.

Örneğin, İş Kanunu’nun işverene haklı nedenle iş akdini derhal fesih hakkı veren 25. maddesine göre, “işçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından… doğacak bir hastalığa yakalanması durumunda, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi” halinde işveren haklı fesih yapabilir. İşveren, işçinin aşı olmadığı için hastalanmasını “kendi kastından doğan bir hastalık” olarak nitelendirerek bu gerekçeyle işine tazminatsız son verebilir. Mahkeme belki ileride işvereni haksız, işçiyi haklı bulabilir. Ancak, işini kaybeden işçi o zamana kadar mağduriyet yaşayabilir.

PCR TESTİ ÜCRETLİ Mİ OLACAK?

Zorunlu yaptırılacak PCR testinin ücrete tabi olup olmayacağı da merak ediliyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, zorunlu PCR testlerinin devlet hastanelerinde ücretsiz yapılacağını daha önce açıklamıştı. Ancak, özel hastanelerde PCR testi yaptıranlar ücretini kendileri ödeyecekler.

İŞÇİNİN ÜCRETİNDE AZALMA OLABİLİR Mİ?

Bu haftadan itibaren aynı anda çok sayıda kişi test yaptıracağı için PCR testlerinde yığılmalar ve buna bağlı olarak zaman kayıpları artacak. Aşı yaptırmamış işçiler PCR testi yaptırmak için saatlerce, belki yarım gün işe gelemeyecek.

İşçinin haftada bir gün PCR testi yaptırmak zorunda olması işveren açısından da işgücü kaybı anlamına geliyor. Kart bastırılarak girilen işyerlerinde işçinin işe geliş gidiş saatlerine bakılarak PCR testi nedeniyle işe geç gelen işçilerin ücretinde kesinti gündeme gelebilir. Kart bastırılmadan girilen işyerlerinde de işçinin ücretinde kesinti yapmak isteyen işveren olabilir.

24 SAAT GÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri