Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

Orhan Gencebay, Ferdi Tayfur, Müslüm Gürses ve Gülden Karaböcek'in de aralarında bulunduğu ünlü isimlerin seslendirdiği arabesk müziğin sevilen eserleri, grubun rock enstrümanlarına dayalı düzenlemeleriyle müzikseverlere sunuluyor.

"Yeni Nesil Arabesk" mottosuyla, 2009'da hayata geçen grubun üyeleri, kuruluş hikayesini, %100 Arabesk programını ve aldıkları tepkileri AA muhabirine anlattı.

- "Hayalimiz ülkemizi yurt dışında temsil edebilmek"

Grubun kurucusu ve davulcusu Barbaros Akbulut, 12 yıl önce İstanbul Arabesque Project'i kurduğunu belirterek, "O yıllarda çeşitli pop şarkıcılara eşlik ediyor, rock müzik gruplarında görev alıyordum ama içimde bitmez tükenmez bir arabesk aşkı vardı. Yabancı müzik dinlediğim kadar Müslüm Gürses'ten, Orhan Gencebay'dan, Hakkı Bulut'tan kopamıyordum." dedi.

Arabesk müzikle 13 yaşında tanıştığını aktaran Akbulut, arabesk müzikte davul ve gitar seslerini duymadığını, "Acaba bu sesleri arabesk müziğe nasıl ekleyebilirim?" düşüncesiyle böyle bir grup kurmaya karar verdiğini söyledi.

Barbaros Akbulut, 2009'dan itibaren 5 albüm, 4 single ve yüzlerce konser yaptıklarına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Grubun adında 'project' olması sebebiyle müzikal gelişimimiz devam ediyor. Hala bir şeyler arıyoruz. Biz hepimiz aslında rock kökenli müzisyenleriz. Bluesdan heavy metale kadar bir skala arasındaki müzik yelpazesine grubumuzu oturtmaya çalışıyoruz. Aynı zamanda grubumuzda değişimler de oldu. Ama kadromuz 4 yıldır değişmedi. Ben 12 yıldır varım, kurucu olarak. İnşallah böyle de devam ederiz. Müzikal arayışlarımız hiç bitmeyecek. Orhan Gencebay nasıl çalışmalarına 'deneysel müzik' adını veriyorsa biz de herhalde hep arayış içinde olacağız."

Dünya müziğiyle de çok yakından ilgili olduklarını ve kendi gruplarına dünya müziğinde bir yer aradıklarını aktaran Akbulut, "Hayalimiz, ülkemizi yurt dışında temsil edebilmek. Bunun için yanıp tutuşuyoruz. Senelerdir bütün müzikal düzenlemelerimizi bu yönde yapıyoruz." ifadelerini kullandı.

- "Birtakım tepkiler aldık ama biz arabeskten hiç uzaklaşmadık"

Gitarist Serkan Öngel de sunumu ve dinlemesi daha kolay bir müziği üretmek ve müzikseverlere sunmak niyetinde olduklarına vurgu yaptı.

Kendilerine gelen iyi ve kötü yorumlara da değinen Öngel, şöyle konuştu:

"İnsanlar arabesk müziği yaylı ve vurmalıların olduğu biçimlerde dinliyordu. Bir kesim de bu enstrümanlara uzak olduğu için dinlemiyordu. Biz bu ikisinin sentezini yaptık. Bazı noktalarda özellikle çok koyu arabesk müzik dinleyenlerde bir ön yargı yaratmış oldu. Daha modern müzik dinleyenler için de arabeski oraya sıkıştırdığımız yönünde birtakım tepkiler aldık ama biz arabeskten hiç uzaklaşmadık. Nihayetinde samimi bir sonuç oldu ve koyu arabeskçiler de bunu sever ve kabullenir hale geldi."

Öngel, arabesk müziğin devlet televizyonlarında yer bulamadığı dönemlerin yaşandığına işaret ederek, "Biz bunun sunumla değişebileceğini göstermiş olduk. Şimdi TRT'de "%100 Arabesk" adında program yapacak seviyede, herkesin ulaşabildiği ve hatta sahip çıktığı bir müzik türü haline geldi. Bunda çok küçük bir payımız varsa çok mutlu oluruz." değerlendirmesinde bulundu.

Programın pazar günleri yayımlandığını sözlerine ekleyen Öngel, arabesk müziğin en başından bugüne halini göstermeye çalıştıklarının altını çizdi.

- "Sosyal medya hesaplarımızdan çok güzel mesajlar alıyoruz"

Grubun vokali Göktuğ Varyozdöken ise programın her bölümünde yaklaşık 9 parça çaldıklarını ve 13 bölümde, 108 şarkılık bir repertuvarla müzikseverlerin karşısına çıktıklarını ifade etti.

Konserlerde çalmadıkları parçaları da programda çaldıklarını kaydeden Varyozdöken, "Bu açıdan inanılmaz güzel tepkiler alıyoruz. Programın yayınlandığı günlerde sosyal medya hesaplarımızdan çok güzel mesajlar alıyoruz. Umarım bu programın devamı da gelir." diye konuştu.

Açık hava ve mekan konserlerinin de devam ettiğini belirten Varyozdöken, eylül ayında İstanbul, Yozgat, Adapazarı ve Bursa'da, ekim ayında ise Avusturya, Berlin ve Hamburg'da konser vereceklerini dile getirdi.

Göktuğ Varyozdöken, çok küçük yaşlardan beri arabesk türünde şarkılar söylediğini, Batı müziği üzerine müzik eğitimi aldığını aktararak, "Vokal olduğum için en önde duruyorum ama bu işin kemik kadrosunda 3 kişiyiz. Arabesk müziği çağdaş enstrümanlarla söylemek, benim için ayrı bir keyif oluyor." dedi.