"Kazanmak ya da kaybetmek" isimli otobiyografi kitabında Pothoven ilk cinsel tacize 11 yaşında maruz kaldığını, 14 yaşındayken ise iki erkek tarafından tecavüze uğradığını yazmış, Pothoven, son Instagram paylaşımında çektiği acıların artık "dayanılmaz" olduğunu dile getirerek, "Nefes alıyorum ama artık yaşamıyorum." demişti.

Tecavüz sonrası, travma sonrası stres bozukluğu, depresyon ve anoreksiya yaşayan Pothoven, kitabında daha önce intihar girişimlerinde bulunduğundan bahsediyordu.

KLİNİKTEN AÇIKLAMA YAPILDI

Uluslararası medyada Noa Pothoven'in ölümünün ötanazi aracılığı ile olduğu haberlerinin yayılması üzerine Levenseinde Kliniği internet sitesinde Noa'nın ötanazi ile değil, yeme ve içme faaliyetlerine son vererek yaşamını yitirdiği açıklamasını yaptı.

Açıklamada, "Dünyanın her yerinden insanlar Levenseinde Kliniği'ne 17 yaşındaki Noa Pothoven'in ölümü ile ilgili ulaştı. Ancak gizlilik kuralları sebebiyle bu konuda herhangi bir açıklama yapamıyoruz.

Konu ile ilgili özellikle yabancı medyada yer alan yanlış haberlere bir son vermek için Noa'nın arkadaşlarının yapmış olduğu açıklamaya işaret ediyoruz: Noa Pothoven ötanazi sebebi ile ölmedi. Çektiği acıya bir son vermek için yemeyi ve içmeyi kesti.

Levenseinde Kliniği yalnızca ötanazi ile ilgileniyor ve bunu Hollanda yasaları çerçevesinde yapıyor." ifadelerine yer verildi.

Hollanda Temsilciler Meclisi üyesi Lisa Wasterveld ise Twitter üzerinden 5 Haziran 2019'da yaptığı bir açıklama ile Noa'nın ölümünün uluslararası basında yansıtıldığının aksine ötanazi sebebi ile olmadığını belirterek Pothoven ailesinin özel yaşamına ve yaslarına saygı duyulmasını istedi.

Hollanda Bölgesel Ötanazi Komitesi'nin yayınladığı son rapora göre ülkede 2017 yılında 6 bin 585 kişiye ötanazi uygulandı. Bu kişilerin çoğu tedavi edilemez durumdaki kanser hastalarıydı.