Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Covid-19 pandemisi 2020 yılında insanlığı zor bir sınavla karşı karşıya bıraktı. Sokağa çıkma kısıtlamaları yüzünden hizmet sektöründe faaliyetler aylarca durdu, fabrikalarda üretime ara verildi, seyahatler sınırlandırıldı. Dünya çapında yüz milyonlarca kişi işini kaybetti.

Pandemi tedbirlerinin hemen ilk günlerinde, 17 Nisan’dan itibaren işten çıkarma yasağı getirilmesi dolayısıyla Türkiye’de sigortalı çalışanlar arasında işsizlik sınırlı kaldı. Sigortasız çalışan milyonlarca kişi işini kaybederek istihdam dışına çıktı.

Nisan ayından beri aylık bazda en az 1 milyon kişi kısa çalışma ödeneği ile yaşamını sürdürüyor. Kısa çalışma ödenekleri, işçilerin 2019 yılında aldıkları ortalama ücretlerinin yüzde 60’ı üzerinden veriliyor. Milyonlarca işçi 2020 yılındaki asgari ücretten bile tam yararlanamadı.

İşten çıkarma yasağı süresince uygulanmak üzere işverene verilen işçiyi ücretsiz izne çıkarma yetkisi ise emekçilerin kabusu haline geldi. Aylık bazda 540 bin ile 1 milyon kişi nisan ayından beri ücretsiz izinde gösteriliyor. Bu emekçiler, çalışırken aldıkları ücret ne olursa olsun aylık 1168 lira ile aylardır yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar.

17 Nisan öncesinde işten çıkartılmış olup işsizlik ödeneğinden yararlanma hakkı bulunmayanlar ise bundan da mahrum kaldılar.

Ücretsiz izin ve kısa çalışmada gösterilen işçilerin sosyal güvenlik primleri aylardır yatmıyor. Bu durum birçok çalışanın emeklilik için gerekli prim gününü doldurmasını geciktirecek, dolayısıyla daha geç emekli olacaklar. Prim günleri daha az olacağı için emekli aylıkları da düşecek.

Ücretsiz izin 17 Mart, kısa çalışma uygulaması da 28 Şubat’a kadar uzatıldı. Emekçiler için bu zorlu süreç 2021’in ilk aylarında da sürecek görünüyor.

KIDEM TAZMİNATI DİREKTEN DÖNDÜ

Ücretle çalışanların en önemli güvencesi olan kıdem tazminatı, 2020 yılında büyük bir badire atlattı. Pandemi dolayısıyla bahar aylarında yaşanan kısıtlamaların gevşetilmesinin ardından haziran ayında kıdem tazminatı tartışması başladı. Türkiye, kıdem tazminatının yeniden raftan indirildiğini ve taslağın ayrıntılarını 8 ve 10 Haziran’da yayımlanan haberler ile Habertürk’ten öğrendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kabine toplantısının ardından açıklama yaparak, 1 Ocak 2022’de tamamlayıcı emeklilik sistemine (TES) geçilmesin öngördüklerini söyledi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde hazırlanan ve daha çok yurt içi tasarrufları artırmayı hedefleyen taslak ile kıdem tazminatının TES’e dönüştürülmesi öngörüldü. Taslakta iki modele yer verildi.

Karma sistem olarak adlandırılan birinci model herkes için zorunlu, ikinci model ise isteğe bağlı olacaktı. Karma sistemde çalışılan her yıl için 19 günlük kıdem tazminatı mevcut sistemde olduğu gibi aynen devam edecek, 11 gün için de işverence her ay TES’e brüt ücretin yüzde 3’ü oranında prim yatırılacaktı. İkinci modelde ise işverenden TES’e brüt ücretin yüzde 4’ü oranında, işçiden de ücret düzeyine göre yüzde 0.5 ile 2.5 arasında değişen oranlarda prim kesilecekti.

Sonuç olarak çalışanlar 2022’den itibaren her yıl için 30 gün üzerinden değil 19 gün üzerinden kıdem tazminatı alacaktı. İşveren de bu tarihten itibaren her ay kıdem tazminatı karşılığı olarak yüzde 3 oranında prim yatıracaktı. İşçiler kıdem tazminatını 60 yaşından sonra topluca değil emekli aylığı olarak alabilecekti.

İşçi ve işveren kesimi düzenlemeye karşı çıktı. TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan ve DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu uzun aradan sonra ilk kez bir araya gelerek taslağa karşı ortak tavır sergilediler.

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) da bu süreçte, daha iyi bir sistem kurulmayacak ise mevcut kıdem tazminatı sisteminin devam etmesinden yana olduğu yönünde görüş bildirdi.

İşçi sendikalarının güç birliği yapması sonuç verdi. Düzenleme bir kez daha rafa kaldırıldı.

SENDİKALARIN ESNEK ÇALIŞMA DİRENİŞİ

2020 yılında emekçiler esnek çalışma konusunda da büyük bir tehlike ile karşı karşıya kaldılar. “İstihdam kalkanı” adıyla kamuoyuna duyurulan pakette esnek çalışmayla ilgili üç düzenlemeye yer verildi.

Birinci düzenleme: Tam süreli çalışırken kısmi süreli çalışmaya geçenlere, aylık olarak, asgari ücretin yüzde 10’una kadar vergi istisnası uygulanması öngörüldü. Örneğin, ayda 30 gün yerine 15 gün çalışmayı kabul eden ve günlük ücreti 150 lira olan kişi esnek çalışmaya geçtiğinde kendisine ayda brüt 4 bin 500 lira yerine 2 bin 250 lira ödenecekti. Bu ücretten yüzde 15 oranında sigorta primi kesildikten sonra kalan tutar üzerinden alınması gereken yüzde 15 oranında gelir vergisi 12 ay süreyle alınmayacaktı.

Kısmi süreli çalışmaya geçme zorunluluğu bulunmamakla birlikte işverenin işçilere bu konuda baskı yapması söz konusu olabilecekti. Baskı sonucu tam süreli çalışmadan kısmi süreli çalışmaya geçen işçinin geçmiş yıllara ait kıdem tazminatının bile neye göre hesaplanacağı tartışma konusu olacaktı.

İkinci düzenleme: İş Kanunu’nda belirli süreli sözleşme ile ilgili kısıtlamaların 25 yaşından küçük, 50 yaşından büyük işçiler için uygulanmaması öngörülüyordu. İş Kanunu’na göre, normalde bir işçi ile süreli sözleşme yapılabilmesi için inşaat, turizm sektörleri ile mevsimlik işlerde olduğu gibi işin de süreli olması gibi objektif kriterler aranıyor. Bu sektörlerde dahi aynı işçi iki sezon üst üste çalıştırılırsa sözleşme belirli süreli olmaktan çıkıp süresiz hale dönüşüyor. Böylece işçi işe iade ve kıdem tazminatı gibi haklardan yararlanabiliyor.

Söz konusu düzenlemede ise objektif kriter aranmadan 25 yaşından küçük, 50 yaşından büyük işçiler her bir işverenle 2 yıla kadar süreli sözleşme ile çalıştırılabilecekti. Böylece işçilerin kıdem tazminatı hakkı ortadan kalkacak, işe iade imkanı veren iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaklardı.

Üçüncü düzenleme: 25 yaşından küçük kişilerin ayda 10 günden az çalışması halinde malullük, yaşlılık, ölüm aylığı için gerekli olan uzun vadeli sigorta kollarından prim yatırılmaması öngörülüyordu. Bu durum, gençlerin 25 yaşını dolduruncaya kadar çalıştığı sürelerin emekliliğe sayılmaması riskini beraberinde getirecekti. Ayrıca kıdem tazminatı ve iş güvencesi hakkından da yoksun kalacaklardı.

İşçi sendikaları 2020 yılında esnek çalışma düzenlemeleri için de başından sonuna kadar güç birliği yaptılar. Üç konfederasyonun genel başkanları kasım ayında ortak açıklama yaparak, TBMM’ye kadar gelmiş bulunan esnek çalışma düzenlemelerinin yasa teklifinden çıkartılmasını sağladılar.

2021 yılının, başta emekçiler olmak üzere, ülkemize ve tüm insanlığa barış, refah getirmesini dilerim.

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri