Ahmet Nur Çebi: TFF kararını değiştirebilir
Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi, gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Çebi, ''TFF ligden çekilen takımlarla ilgili kararı değiştirebilir. Çünkü daha lig bitmedi. Sonuna kadar gideceğim.'' ifadelerini kullandı. İşte Çebi'nin tüm açıklamaları...
"RAKİPLERİMİZ İYİ İŞ BAŞARDI"
Rakiplerimizin menfaatine yarayacak şekilde bu süreç yönetildi. Rakiplerimiz iyi iş başardılar yani. Sonuç itibarıyla adaletten uzak olduğunu iddia ettiğimiz bu kararın, o günkü sıcak atmosferden etkilenilerek alelacele alınmış olabileceğini kendimize göre gerekli enstrümanlarla gündeme getirmeye başladık lig başladıktan sonra.
"KONUŞMAYA BAŞLADILAR"
İşin ilginç tarafı şu; o gün sessiz kalanlar, bugün biz 'Bu karar doğru değil' diye gündeme getirdiğimizde birden bire konuşmaya başladılar. O gün bizim düşüncemiz doğrultusunda bir karar alınmış olsaydı, o gün konuşmayanlar konuşacaktı. Eğer bugün konuşuyorsanız, o gün de itiraz edecektiniz. Bu net. Bunu ortaya koymakta fayda var. O gün işlerine gelen karar uygulandığı için hiç konuşmuyormuş gibi davranarak, sosyal medya vasıtasıyla birçok insanın duygusuna dokunarak Beşiktaş'ın, diğer birçok kulübün adaletli bulduğu bu sistemi desteklemiş oldular.
"TFF KARARI DEĞİŞTİREBİLİR"
TFF, bu kararı almıştır. Değiştirebilir. Çünkü daha lig bitmedi. Değiştirmesini talep ediyoruz. Şu anki durumu adil bulmuyoruz. O gün, TFF'de yaklaşık 7 takımın temsilcilerinin şu andaki uygulamanın doğru olmadığını, ligden çekilen takımların oynamış oldukları maçların ta baştan beri yok hükmünde bulduklarını ifade ettiler. Diğer 4 tanesi bunun doğru olduğunu söyledi. Orada olmayan diğer 6 kulübe sorulacağı belirtildi. Bugün akşama kadar kulüpler yazılı bir şekilde görüşlerini bildirecekler. Nasıl bir sonuç çıkacağını inanın bilmiyorum. 7 tane kulübün 1-2 tanesi puan olarak avantajlı gözükse dahi diğer 5-6 tanesi hiçbir şekilde menfaatlenmemesine ve kısmen zarar görmelerine rağmen adaletin bu olmadığını söylemeleri çok ilginçtir.
"7 KULÜP BİZİ DESTEKLİYOR"
İşlerine gelmese dahi, yürüyen kararın yanlış olduğunu ifade etmeleri çok ilginçtir. 'Bu karar işime geliyor ama bunun değişmesi lazım, Beşiktaş Kulübü'nün söylediği doğrudur' diyen 7 tane kulüp var. Diğer 4 tane kulüp ise; çok ilginç, onları da anlıyorum, saygı duyuyorum, hiçbir şekilde hatalı bulmuyorum; bizim puan tablosuna baktığımızda, bu işimize geliyor, diğeri gelmiyor diyip yürüyen sistemi desteklediler. Yani şu andaki puan durumuna göre işlerine geldiği içindir. Bunu net bir şekilde ifade etmişlerdir. Tepkili değilim. Saygı duyuyorum.
"MEVCUT SİSTEMİ İSTEYENLER PUAN ODAKLI"
Mevcut durumun yürümesini isteyenler, tamamen puan odaklıdır. Diğer şu anda yürüyen sisteme muhaliflerin ise dezavantajlı olsa dahi adaletli olmak gerektiğini söylemesi çok ilginç. Ben bunun üstünde durmak istiyorum. Sadece konu bu. Nokta. Benim teklifime muhalefet edenler sadece içinde bulundukları puan durumu nedeniyle muhaliftirler. Lehimizde olanlar 'Bu bize yaramasa dahi adalet bunu gerektiriyor' diyorlar. Tüm kamuoyunun dikkatini buraya çekmek istiyorum.
"BUGÜN DE KONUŞMAYIN"
O gün konuşmayanlar, bugün de konuşmasınlar. Bugün de konuşmayın! Ne oldu bugün! İşinize gelmeyen bir karar çıkabilir tedirginliğiyle mi konuşmaya başladınız. Demek ki, o gün de konuşacaktınız aleyhinize karar çıksaydı.
"BU ÇİFTE STANDARTTIR"
Biz bu işi nereye dayandırıyoruz? UEFA içinde bulunduğumuz kurum. Katılıyoruz faaliyetlerine. Ekonomisinden faydalanıyoruz vs. TFF diyor ki, '31 Mart tarihi itibarıyla, şubat sonunu kapsamak kaydıyla, herhangi bir kulübe bonservis borcunuz olmadığını, oyunculara, teknik kadroya borç olmadığını ve hatta vergi dairesine, devlete borcunuz olmadığına dair belgeler getirin diyor. TFF'ye diyoruz ki ekonomik durum var, bizi biraz vergi konusunda muaf tutsanız falan 'Olmaz' diyor. UEFA, 'Belgeleri getireceksin' diyor. İyi de UEFA'nın bu durumunu şart olarak kulüplerin önüne koyuyorsunuz da, UEFA'nın önünüze koymuş olduğu 'Ligden çekilen takım olursa, oynamış olduğu maçlar silinir' hükmünü niye yok sayıyorsunuz. Çifte standarttır bu.
"UEFA YOK SAYILIYOR"
UEFA'nın hükmünü yok sayıyorsunuz. Neye dayandırıyorsunuz bu kararınızı? 'Geçmişte alınan kararlar' diyorlar. Efendim, geçmişte alınan şeylerle bir ülke, bir federasyon, bir şirket idare edilemez ki! Şartlar değişiyor."
"UEFA'YA GİDECEĞİM!"
Sonuna kadar gideceğim. Gitmek zorundayız. Çünkü, bu ligin adil olacağını düşünmüyorum. 2 sene evvel Beşiktaş, 1 golle şampiyon oldu. Şampiyonu bu kadar ince çizgilerin belirlediği bir oyun, futbol! 19 tane deplasman ben oynayacağım, sen 17 tane oynayacaksın. Ben sahamda 17 maç yapacağım, sen 19 yapacaksın. Ekonomik giderleri de önemli ama haydi bir kenara koyun, siz bunu yaparken 'Deplasmanda oynamanın ne önemi var' diyemezsiniz. Öyle bir şey yok. Çıksın bu 2-3-4 takım meraklıysa, kendi sahamda oynayacağım maçları deplasmanda oynayacağım desin, desin bakalım adaletten bahsediyorlarsa. Adaletten bahsediyorsanız, her türlü eşit koşullarda yarışmış olmanız gerekiyor.
VAR KAYITLARI
O gün VAR kayıtlarını açıkladılar. Alakasız bir konuda bizim maçı gündeme alıyorsunuz. Talep eden kim, bizim ne alakamız var. Ona da tepki gösterildi. Ben bir defa şunu anlayamadım? Gözlerimizle gördüğümüz hakem kararlarını, konuştuklarını kulaklarımızla duysak ne olacak, ne mahsuru var? Biri beni bir ikna etse. Ben razı geleceğim. UEFA'ya çok uyuyoruz ya, kural buymuş, işimize gelince uyuyoruz.
ALİ KOÇ'A YANIT
O gün benim söylediğime de bir cevap vardı. Bana söylendi cevap biliyorum. 'Hangi şirkette çalıştığına dair bilgi' falan filan. Bana ne soruyorsunuz, gidin o zaman MHK'nin tamamını çıkartın nerede çalışıyorlar, her birinin çalıştığı yer var. Çok şükür benim şirketimde ne bir tane hakem ne gözlemci hiçbir tane yok. Allahıma çok şükür. Olsaydı başkanlığı bırakırdım ya da onlar işlerinden ayrılırdı."