Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, FBTV'de ekonomi basınıyla bir araya geldi. Koç'un sözlerinden satır başları şöyle:

"Kulüpler nerede, finansal tablo ne durumda, kur hareketleri, Avrupa-Türkiye ne durumda... Pandemi hepimizi etkiledi. Spor muhabirlerimiz bunları merak etmiyor. Onların da doğal hakkıdır, sonuçta spor sayfalarına yazıyorlar. Büyük resmi de biraz tartışma imkanımız olur umarım."

"Esas sıkıntı 3 büyük kulübümüzde. En sıkıntılısının da Fenerbahçe olduğunu söyleyebilirim."

"TL'nin son 4 yıldaki performansı ciddi anlamda belimizi büktü. Kulüplerin ekonomisi faizleri bile ödeyemeyecek durumda. Aşağı yukarı 67 milyon euro faiz ödüyoruz. Normalde ürettiğimiz ekonomiyle denk geliyor. Şapkadan tavşan çıkarmamız gerekiyor. Bankalar Birliği bir destek hazırladı. İlk raunda girmemiştik. O anlaşmanın yürümeyeceğini biliyorduk."

"O dönemde bunu dile getirdiğimizde, 'Devletle kavga mı ediyorsunuz?' diyen kulüp başkanları da aynı noktaya geldi. 2+10 olacaktı. Bizim anlaştığımız buydu. Bunun sonucunda ana para sıfıra inecekti. Son dakika bir manevrayla bunun 2+7 olacağı söylendi. 2+7'de, ana paranın %45'i hala ödenmemiş olacak. 6 ay geçti, biz eylülde bunu yapabilseydik, şimdi %18-20'lik faizleri konuşuyoruz."

"Pandemi sebebiyle, sıfır destek alan bir sektörüz. Ne bir faiz silinmesi oldu, ne ana paradan indirim oldu, ne de faiz oranlarında esnek sağlandı. Müşterimiz bir şekilde gemisini yüzdürebilsin diye yapılan tavizlerin hiçbiri kulüplere yapılmadı. Şikayet edecek durumda da değiliz, yaptığımız anlaşma bize büyük bir nefes aldırdı."

"Gelirler artacak, masraflar azalacak. Sportif başarı artacak. Ticari tarafı var. Dijital dünyada artış var. 100-150-200 milyon gelir beklentimiz var ileride. 5-6 milyon gelire geldik. Kripto yapacağız. Diğer konu elimizde gayrimenkuller var. Belki de devletimizin omuz vermesiyle geliştirmemiz gerekiyor. Emlak furyasını kaçırdık. Kenan Evren Lisesi 10 sene evvel bizim olsaydı çok farklı olacaktı. Çok büyük fark var. Genel ekonomik durum da bunu etkiliyor."

BAHİS GELİRLERİ

"Spor Toto, İddaa gelirler var. Bir diğer gelir yaratma olayı bu. Biz diyoruz ki buradan bize para da vermeyin. Kaynaktan kesin, borçları ödemeye gitsin. Spor Toto, İddia gelirleri. Toplam havuza bakalım. 2012 yılında toplam legal bahis havuzu 6.2 milyar TL. O zaman TL’miz çok kuvvetli olduğu için de bunun dolar karşılığı aşağı-yukarı 3.5 milyar dolar. 2012’den 2020’ye geldiğimizde TL havuzu 60 milyara geliyor. Devlet bazı uygulamalar yapıyor. İllegal bahisi, legal duruma getiriyor. Legalin pastası artıyor. Bizim hesaplarımıza göre aşağı yukarı bugünkü bahis pastası 90 milyar. Bunun 60’ı legal. Dolar olarak baktığımızda TL gibi 10 misli büyümüyor. 3.5 milyar dolar, 8.5 milyar dolara geliyor. Büyük bir para. Net kaynağa, diğer deyişle dağıtılabilir kaynağa bakalım. 2012’de 2.7 milyar TL iken, bu rakam 2020 yılında 19 milyara geliyor. Aşağı yukarı 8 misli artıyor. Dolar karşılığı ise 1.5 milyar dolardan, 2.7 milyar dolara geliyor. Bütün bahis oynayanlar, bayilere falan her şey dağıldıktan sonra kemiği çıkartıp, bonfilesi bu kalıyor. Kurala kanuna göre %40 ile 83 arasında bir dağılım gerekiyor. Türkiye ligi mevcut durum %64. Legal bahis pastasının ne kadar büyüdüğünü sizlere anlattım. Bunlar dağıtıldıktan sonra da kalan net parayı TL ve dolar olarak anlattım. Bugün hatırı sayılır bir meblağ 2.7 milyar dolar kalıyor."

"Kamu gelirleri 1.8 milyar TL’den geçen sene bu raporlara göre 7.5 milyar TL’ye geliyor. Yani net, dağıtılabilecek kaynağın %79’u bugün devlete gidiyor. 2012’de 71, 68 ile 79 arasında bu rakam oynuyor. Pasta bu kadar büyürken, kulüpler için durum ne oluyor? Spor Kulüpleri isim hakkı, 2012 yılında kulüpler 235 milyon lira, dolar karşılığı da 131 milyon dolar, dağıtımdan para alıyorlardı. 2019 yılında bu rakam 312 milyon liraya çıkmış. 235’ten 312’ye çıkmış, büyümüş ama 131 milyon dolar olan rakam kur hareketlerinden dolayı ne yazık ki, 46 milyon dolara düşmüş. Burada önemli bir nokta, kulüp payı ve toplam havuz. 2013 yılında toplam havuzun % 4.5’uğunu kulüplere dağıtırken, bu rakam bugün binde 5’e düşmüş durumda. Yani kazananların kazancı artıyor, bayilerin kazancı artıyor, devletin payı artıyor, vsvs. Kulüplerinki ise ciddi oranda düşüyor. Sayıştay raporuna göre şimdi reklam gideri, devletin aldığı payın reklam gideri 2012 yılında devletimiz 407 milyon lira reklama harcamış."

"Bu rakam 2019 yılında 1.4 milyara çıkmış. Sadece reklam. Nedir o reklam? O takımın sponsoru oldum, o takımın tribününe ismini verdim, vsvs. Aslında 2019 yılında Sayıştay raporuna göre reklam için harcanması gereken rakam 2.4 milyar diye belirtiliyor ama gerçekleşen 1.4 milyar 2019’da. Biz de diyoruz ki, kulüplere biraz can suyu vermek, borçların daha ödenebilir hale gelmesi için bu kocaman büyüyen devletimizin attığı çok doğru adımlarla illegali legale çeken yaklaşımlarda bu ekonomiyi yaratan kulüpler sonuçta çırak çıkıyor. Biz de diyoruz ki %4.5 5 seviyesini tutun bu büyeyen pastadan, ister toplam havuzdan 60 milyardan ister dağıtılacak net 19 milyardan verin ama 4.5, 5 verin. Bize de vermeyin, bizim gibi borcu olan kulüplere kaynaktan kesin bankalara borç ödemesi kaynaklardan biri olarak tahsis edin, diyoruz. Bu bence son derece makul, haklı ve gerçekçi ve çözüm önerisi sunan bir yaklaşım."

"Niye illegal vardı? Buradaki oranlar düşüktü. Çeşitlilik azdı. Üçüncüsü en önemlisi de canlı bahis. Ben hiç bahis oynamadım ama canlı bahis neymiş, maçlar oynanırken, bahis yapma imkanı. Bunlar yoktu ve olanlarda da Avrupa’ya göre daha düşüktük. Devletimiz bu üç basit konuya müdahale etti. 2 sene evvel 12 milyar olan legal bahis, oldu 60 milyar. Kulüpler Birliği olarak bu önerinin üstüne gidiyoruz. İlgili kurumlara yazılar yazdık. İnşallah değerlendirilir. Çünkü kazan-kazan bir senaryo sunuyoruz. Bu öneriyi son dönemlerde götürdük. Yeni. Borcu olmayan kulüpte hakkını alsın, ihtiyaçlarını karşılasın."

PERSONEL MALİYETLERİ

"Göreve geldiğimizde 88,4 milyon euro olan maliyeti 55,8 milyon euroya getirmişiz. TL bazında artsak da, euro olarak düşürmüşüz. Bizden beklenen 40-45 milyon eurolara bir şekilde inmemiz. 40-45 ile Türk takımları Avrupa'da mücadele edebilir ama özkaynaktan oyuncu üretirseniz. Portekiz, Belçika modeli gibi oyuncu ihraç ederseniz. Ekonomik şartları iyi oyuncular oynatıp çok iyi şartlara satacaksınız. Bir sürü Elif Elmas, bir sürü Muriç yaratacaksın. Yabancı konusunu konuşuyoruz, bu sene de devam edecekti, bilhassa pandemi döneminde buna ihtiyacımız vardı, oyuncuları elden çıkarmak zor. Seni yöneten federasyonun bir anda işi zorlaştırıyor. Toplantıda devam edeceğine mutabık kalmıştık. Fenerbahçe, Göztepe'den sonra en az yabancı oynatan futbol takımı, her maçta 5,5 yabancı oynatmışız. Böyle baktığımızda yerli oynatalım ama özkaynaktan oyuncu yetiştirmek sadece yabancı sayısını indirmekle olmuyor. Biz altyapıda hoca bulamıyoruz. Öyle bir havuzu yok Türkiye'nin."

YABANCI OYUNCU SAYISI

"Yabancı kriterinin sayı olması yanlış. 30 yaş üstü yabancı alamazsınız diyelim. Biz göreve geldiğimizde Avrupa'nın 3. yaşlı takımı Fenerbahçe'ydi. Katar'dan önce son durak, yanlış bir model, bonservis vermeyeyim ama yüksek ücret vereyim. 2,5-4 verdiğin oyuncuyu da elden çıkaramıyorsun. Bizim Pelkas, Szalai gibi düşük maaşla, 600-700 bin euroyla oynatıp yüksek bedelle oyuncuyu satmamız lazım. Başka kaçışımız yok. Herkes kısa vadeli çözümlere gidiyor, uzun vadeli çözümlere gitmiyor."

YAYINCI KURULUŞA TEPKİ

"Şimdi Türkiye başarılı bir ihale yapıyor. 500 milyon dolarlık ihale yapıyor yarısı TL, yarısı dövizle ödenmek üzere. İhale yapıldıktan ilk sene sonra 500 milyon dolar + KDV olan ilk kesiği yiyoruz. 35 milyon dolar. Neden yiyoruz bu kesiği? Bir şekilde kur sabitleniyor. Dakika 1 gol 1. Bir sezon geçiyor ihale şartlarıyla oynanmaya başlanıyor. Oradan 35 gidiyor. Kur 3.26’da fiksleniyor ama ortalama kur 3.8 olarak gerçekleşiyor. 1 sene sonra 2018-19’da bir daha sabitlenme oluyor, kur 3.8’de sabitlenirken ortalama kur 5.3. Buradan da bir 84 milyon dolar kaybımız oluyor. Sonra daha da enteresan şeyler oluyor. 2019-20’ye geliyoruz, zaten dolar kısmı TL’ye fiksleniyor; 5.80. Oradan bir kaybımız oluyor ama TFF diyor ki, ‘Yayıncı kuruluş indirim istiyor.’

"BELKİ DE İLK HAFTA MAÇLARINI KULÜPLER OYNAMAMALI"

"Tepki açısından bir sürü yapısal konu var yabancı sayısından tutun bu anlatacağım konuya kadar. Belki de ilk hafta maçlarını kulüpler oynamamalı. TFF kime çalıştığını, kime hizmet etmek için orada olduğunu, bizim patronumuz olmadığını, bizim çıkarlarımız için hu markayı yönettiğini er ya da geç bir şekilde vakıf olacak. Bahiste diyoruz ki, bu değeri kulüpler yaratıyor ama bundan en az yararlanan kulüpler. Buraya gelelim. 112 milyon dolar daha gitti mi? Gitti. Daha pandemi yok. Hatta biz orada federasyona diyoruz ki, bunun bir seferliğe mahsus olduğunu, normal şartlara döneceğini yazın. Pazarlıkta söyleyin. Pazarlığı biz yapmıyoruz. İstedikleri zaman gelip bizi bilgilendiriyorlar istedikleri zaman beIN ile pazarlık yapıyorlar. Hukuki muhatap TFF. Bazen suça ortak etmek istedikleri zaman ‘siz istiyorsanız bunu yapalım…’ Ama zaten karar vermişler onu yapmaya."

"Bizim 1 numaralı gelirimiz yayıncı kuruluş gelirleri. Dolayısıyla 112 milyon 2019-20’de gidiyor. Hem kur tarafında hem indirimden dolayı. Diğer taraftan da bu pasta küçülünce Süper Lig kulüpleri dışındaki kesinti alan tarafları da düşmüyor rakamları. Dolayısıyla bütün düşüş de Süper Lig kulüplerinin alacağı gelirden oluyor. Sonra 2020-21’e geliyoruz. Covid indirimi isteniyor. Kurlarda acayip hareket, zaten sabitlenmiş. Bize göre daha çok dekoder satılıyor, onlara göre ticari yerler en karlı işletmeler. Kapalı olmaları onların argümanı. Diğer taraftan bakarsanız pandemi boyunca tek canlı eğlence bu oldu. Şimdi esas bombayı dinleyin. Ne oldu? 2021’e geldik. Bir 163 milyon da oradan kaybediyor muyuz? Totalde 4 senede 2 milyar dolar amamız gerekirken 394 milyon dolar –bu rakamlar dolar, Euro değil- kaybımız oluyor. Gelelim bu seneye. Yayıncı kuruluş son ödemesini yapmıyor. 292,5 milyon liralık. Diyor ki indirim isterim? Niye indirim istiyorsun kardeşim. O olmadı, bu olmadı, Fenerbahçe benimle kavga ediyor. TFF maçlarda hani 60 saniyelik protesto vardı. Maç 60 saniye oynanmadı. Onu veriyor, bilmem neyi veriyor, bir sürü mazeretler veriyor indirim isterim diyor."

"2 MİLYARA İNDİRMEYE ÇALIŞIYORLAR"

"Yetmiyor, şu an 2.6 milyar olan rakamı 2 milyara indirmeye çalışıyor. O rakam 2 milyara inmesi ne demek biliyor musunuz? 500 milyon dolarlık ihale 215 Milyon dolar oldu demektir. Önümüzdeki sezon için ve anlaşamıyoruz. Yani birileri bugüne kadar bu arkadaşlara sahip çıkmış, tutmuş, kayırmış. Bu dünyanın başka bir ülkesinde olsa ihaleye fesat karıştırmadan başka bir şey değildir. Adam teklif veriyor, 2016-2017’de belli bir pakete teklif veriyor değil mi? O paket 500 olacak bilmem kaç sene diye teklif veriyor, o paket olmuş 388, 337 normal şartlarda bizim tahminimiz orada gördüğünüz tahmin kolonu son durum devam ederse bunu vermeleri lazım; 330 milyon dolar. Halbuki adamlar 215 milyon doları konuşuyor. Buna Türkiye’de nasıl müsaade ediliyor, nasıl biz hiçbir şey yapamıyoruz, anlaşılır gibi değil.

Katar gibi bir ülkeye, bu ülke en sıkıntılı gününde en sahip çıkan, belki de bütün Ortadoğu’yu karşımıza alıp Katar’ın yanında duran ülkeyiz biz. Ülkenin %80-85’ini temsil eden kulüplerin yapılan ihale sonrası şartlarına uymayarak bu şekilde mağdur olmasını Katar’ın bir şirketi nasıl yapabiliyor? Bir yerden bir güvence almadan bu olmaz. Bakın geçen sezona kadar 394 milyon dolar, şimdi istedikleri olursa 679 milyon dolar indirim. 679 milyon dolar indirim almak için ve bu söylediğim tamamen ‘mış’ ya da ‘iddia’ değil. Yarın öbür gün deseler ki ‘birileri şu kadar para aldı bunu yapmak için’. Kimse şaşırmaz, yüz milyonlarca dolardan bahsediyorum. Kimse aldı demiyorum, yanlış yazmayın. Ama biz bunları düşünmek zorundayız. Futbol kulüplerinin çıkarını düşünen bir sistem buna müsaade etmez."

"İNANILMAZ RAHATSIZIZ"

"İnanılmaz rahatsızız. Geçen sene kavgalar oldu ama federasyonun, kulüplerin yanında olması lazım. Şimdi biraz geldi, onların da sabrı taşmış. Biraz geç oldu ama ‘günaydın’ derler insana ama ben Federasyona da söylediğim gibi bir yerden bir şekilde güvence alınmadan bu işler buraya gelmez. Biz sizin kafanıza silah tutmadık bu rakamı vermek için. Bir hizmet almak için ihale yapıldı, başkaları da vardı ancak siz aldınız. Tamam, ekonomi kötüye gidiyor ama benim suçum mu?

KORSAN YAYINCILIK KONUSU

Yayıncı kuruluşa şurada hak vermemiz gereken bir konu var: Korsan yayın. Türkiye Cumhuriyeti korsan yayını engellemeli. Çünkü onlar bu konudan muzdaripler, haklı olarak. Bazılarına göre 3 kişiden 1’i korsan seyrediyor. Hem beIN Sports’un çıkarlarını korumak açısından hem bundan sonraki ihaleyi daha cazip hale getirmek açısından biz bunu yapmak zorundayız. Ve bunu beIN Sports kendi başına yapamaz. Burada yayıncı kuruluşa destek olmamız lazım, burada hakkı ama diğer taraflarda kusura bakmayın bizden ciddi anlamda dalga geçiyor diyebilirim.

GAYRİMENKUL

"1.7 milyonluk gayrimenkulümüz var. 600 milyonu salon. 1.1'i, 1.2'si kompleks. Bunları yapan başta Aziz Yıldırım olmak üzere teşekkür ediyorum. Bir araziye 230 milyon borcumuz var. Geri kalanlarda da yaklaşık 50 milyon borcumuz var. Gayrimenkullerimiz var ama diğer 2 kulüp kadar fazla değil. Belki Riva modeli gibi, araziler tahsis edilecek. İhtiyacımız var buna. Kulüplerin kaynak yaratması lazım."

"Kendimizi başarılı buluyor muyuz? Beklentilerimizi yapamadık. Başarılı olamadık. Ekonomik olarak ise elimizden gelenin en iyisini yaptık. Orada iyi bir karne veririm. Sportif açıdan 10 üzerinden 6, diğer konularda 7,8 veririm."

"Yabancı hocaya gideceğiz. Son 19 şampiyonluğumuzun 16'sını yabancı hocayla almışız. Kadromuz kuvvetli. Yüzde 70 hazır. Cazip teklifler geliyor onu da söyleyeyim. 5-6 nokta atışı transfer yapmalıyız. Pandemide bu kadar sıkıntı yaşayacağımızı bilmiyorduk. Yabancı kuralı... Bu kadar zorlanıyoruz. PCR testimin masrafını bile karşılamıyorsunuz. Yurt dışına gidiyoruz, sporcuların hepsi aşılanmış."