Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Vehbi Koç Vakfı’na bağlı bir kurum olarak 2010 yılında açılan Arter, vakfın 50. kuruluş yıldönümünü kutladığı 2019 yılında Dolapdere’deki binasına taşındı. İngiliz mimarlık ofisi Grimshaw Architects imzasını taşıyan bina, kısa sürede şehrin ve dünyanın önemli kültür yapıları arasında yerini aldı. Arter herkes için erişilebilir, canlı ve sürdürülebilir bir kültür ve yaşam platformu olarak tasarlanan binasında sanata daha fazla alan açıyor.

Toplam 18.000 m2 kapalı alana sahip olan Arter binasının tasarım sürecinden itibaren, enerji tasarrufu, su tüketimi, malzeme seçimi ve iç mekân hava kalitesi performanslarını iyileştirerek çevresel etkilerini azaltan binalara USGBC tarafından verilen LEED Altın Sertifika için gerekli kriterlere uygun hareket edildi. Ahşap duvar kaplamaları, ahşap yer döşemesi, cam, doğal taş gibi sürdürülebilir malzeme seçimlerinden inşaat tekniklerine, enerji tüketiminden erişilebilirliğe kadar her alanda “yeşil bina” kriterleri gözetilerek hayata geçirilen Arter binası, 2022’de başlayan değerlendirme sürecinin sonucunda LEED Altın Sertifika’nın sahibi oldu.

ARTER BİNASI HAKKINDA

Arter’in Dolapdere’deki binasının tasarımı için 2013 yılında açılan proje yarışmasını birçok ülkede ödüllü projelere imza atan, dünyanın önde gelen mimarlık firmalarından Grimshaw Architects kazanmıştı. Thornton Tomasetti, Max Fordham ve Neill Woodger Acoustics’in de tasarım sürecine katkı sağladığı binanın 2015 yılında başlayan inşaatı 2019’da tamamlandı.

Tamamı Vehbi Koç Vakfı tarafından karşılanan bir yatırımla hayata geçirilen yapının mimari projesi için sanatı keşfetmek, sanattan keyif almak, sanatla yakın ilişki kurabilmek üzere açıklık ve akışkanlık kavramlarından yola çıkıldı ve çok yönlü bir mekân oluşturuldu. Arter dışadönük bir yaklaşımla, etrafıyla bağlar kuran sanatsal ve sosyal bir buluşma noktası olarak tasarlandı.

Ziyaretçilerine, şehirle olan bağlantılarını koparmaksızın farklı mekânsal ve sanatsal deneyimler sunan bina, keyifli vakit geçirmek için dinamik bir “mekânlar dizisi” olarak planlandı. Grimshaw Architects’ten Kirsten Lees, Arter’i şöyle tanımlıyor: “İzleyicinin bakış açısına göre sürekli değişkenlik gösterebilen, çok katmanlı, iç içe geçmiş, disiplinler arası bir kamusal yapı. Müzenin zengin programı ise çeşitli sanat dalları arasında yeni sinerjilerin geliştirilmesi ve yaşatılmasının yanı sıra çağdaş sanatla fiziksel ve entelektüel ilişkilendirmelerin yapılması için bir odak noktası oluşturuyor.”

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ