Atatürk sözleri: Mustafa Kemal Atatürk'ün öğretmen, Cumhuriyet, çocuklar ile ilgili sözleri
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün sözleri söylendiği günden bugüne hatta gelecek yüzyıllara kadar her zaman önemini korumaya devam edecektir. İşte Mustafa Kemal Atatürk'ün öğretmen, cumhuriyet, çocuklarla ilgili sözleri…
ABONE OLUlu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, sadece bir lider değil, aynı zamanda büyük bir düşünür ve öğretmendi. Bıraktığı derin izler ve unutulmaz sözler, yalnızca Türk milleti için değil, tüm insanlık için değerli bir miras olarak kabul edilir. Öğretmenlerin kıymetini vurgulayan, cumhuriyetin önemini her fırsatta dile getiren ve çocuklara olan sevgisiyle bilinen Atatürk'ün sözleri, bugün de toplumun pusulası olmaya devam ediyor. Bu yazımızda Atatürk'ün öğretmenler, cumhuriyet ve çocuklar hakkındaki en anlamlı sözlerini derleyerek, onun eşsiz fikir dünyasına bir yolculuk yapacağız.
Mustafa Kemal Atatürk’ün Sözleri
“Egemenlik, kayıtsız şartsız ulusundur. “
"Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir..."
"Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."
“Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir.”
“Benim Türk milletine, Türk cemiyetine, Türklüğün istikbaline ait ödevlerim bitmemiştir, siz onları tamamlayacaksınız. Siz de, sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz.”
"Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz."
"Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir."
"Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı için, en hakiki mürşit bilimdir, fendir."
“Bilim ve fen nerede ise oradan alacağız ve her ulus kişisinin kafasına koyacağız. Bilim ve fen için kayıt ve şart yoktur.”
“Ben, manevi miras olarak hiçbir nass-ı katı, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım, bilim ve akıldır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse manevî mirasçılarım olurlar.”