Bağırsaktaki kurt artık ilaç üretiyor: Bir ilaç fabrikasına dönüştürüldü
Uzmanlar bir bağırsak kurdunu CRISPR ile düzenleyip antikor salgılatmayı başardı. Hamster denemesinde balon balığı zehrini kısmen etkisiz kıldı.
Kancalı kurt, bağırsağa yerleşip kansızlık yapan o istenmeyen parazit olarak bilinir. Oysa araştırmacılar aynı canlıyı genetik olarak düzenleyip vücuda ilaç salgılayan minik bir üretim birimine çevirdi. Çalışma 5 Haziran'da Nature Communications'ta yayımlandı.
Bu kurt zaten bedenin içinde kalmanın ustası
Kancalı kurdun bağırsakta tutunması rastlantı değil. Bu canlı, insan vücudunda uzun süre hayatta kalmak ve kendi salgıladığı molekülleri konağın dokusuna geçirmek için milyonlarca yıllık bir evrim geçirdi. Çalışmanın kıdemli yazarı Makedonka Mitreva bu beceriyi, kurdun "kendi gövdesinden bir şeyi çıkarıp bizimkine sokma" ustalığı olarak tarif ediyor.
İşte fikir tam da bu yetenekten doğdu. Bağışıklık sistemini sessizce atlatan, ince bağırsağa yerleşip oradan sürekli salgı yapan bir canlının salgısına istenen molekül eklenirse, kurt o molekülü üretmeye başlar.
Ekip bunun için kancalı kurdun (Ancylostoma ceylanicum) genomunda güvenli bir bölge seçti ve CRISPR ile oraya yeni bir gen yerleştirdi. Kurdun kendi salgı mekanizmasını kullanan bu düzenleme sayesinde canlı, taşıdığı yeni proteini dışarı verebilir hale geldi.
Hedef olarak balon balığının zehrini seçtiler
İlk denemede neden balon balığı zehri seçildi? Tetrodotoksin doğadaki en güçlü sinir zehirlerinden biri ve onaylı bir panzehiri yok. Bu da kurdun ürettiği antikorun işe yarayıp yaramadığını ölçmeyi kolaylaştırıyor. Tetrodotoksin bir kanıt aracıydı, gerçek hedef değil.
Düzenlenen kurtlar Suriye altın hamsterlarına verildi. Hamsterların kanında, kurdun salgıladığı antikor tespit edildi ve bu antikor tetrodotoksini kısmen etkisiz kıldı. Tam koruma değil kısmi. Yine de bir parazitin canlı bir bedende insana ait bir antikoru üretip kana geçirebildiği ilk kez böyle somut biçimde gösterildi.
Crohn'dan gıda alerjisine
WashU duyurusunda öne çıkan hastalıklar iğneyle tedavinin zor olduğu uzun süreli durumlar. Crohn hastalığı, ülseratif kolit ve gıda alerjileri bunların başında geliyor. Hepsinin ortak yanı, hastanın aylarca hatta yıllarca düzenli ilaç ya da enjeksiyon kullanmak zorunda kalması. Bağırsağa yerleşip sürekli salgı yapan bir kurt, teorik olarak bu yükü hafifletebilir.
ZME Science haberinde araştırmacıların ileride insülin gibi uygulamaları da değerlendirdiği aktarılıyor. Bu yön henüz birincil çalışmanın doğruladığı bir sonuç değil, ufuktaki bir ihtimal.
Peki vazgeçmek isteyenler ne yapacak?
Bağırsağında bir kurt taşıma fikri çoğu kişiye itici gelir. Gayet anlaşılır bir tepki, üstelik araştırmacıların da en çok karşılaştığı soru bu. Ekip bunu baştan hesaba katmış. Larvalar ağızdan ya da deri yoluyla alınıyor, ince bağırsağa yerleşiyor ama orada çoğalmıyor. İstendiği anda tek doz parazit ilacıyla kurt 24 saat içinde temizlenebiliyor.
İnsan denemelerine geçmeden önce daha kat edilecek yol var. Güvenlik değerlendirmelerinin tamamlanması ve kurdun yumurta üretemeyecek biçimde tasarlanması yani çevreye yayılma riskinin sıfırlanması gerekiyor. Şimdilik elde olan tek somut veri, bir hamsterın kanındaki antikor. Ekip bu yöntemi sırada insanda denemeyi planlıyor.