Bülent Aydemir

 

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın açıklamalarından öne çıkan satır başlıkları şöyle: 

İLKELİ MÜCADELE: Terörle mücadele operasyonlarımızda ve yürüttüğümüz faaliyetlerde ilkeli davrandık, masum insanlara zarar vermemeye çok dikkat ettik. Çevreye zarar vermemenin hesabını yaptık. Masumların, sivillerin zarar görmemesi için operasyonu tehir ettiğimiz oldu; risk aldık. Verdiğimiz mücadele sonunda Türkiye uluslararası arenada özne oldu; söz sahibi oldu.

15 TEMMUZ YIKIMI: 15 Temmuz'un yol açtığı bir yıkım var. Olanları değerlendirirken 15 Temmuz'u gözden kaçırmayın. Hava Kuvvetleri'nin pilot kapasitesini 10 kabul ettiğinizde, bunun yüzde 80'i gitti. Kalan 20'siyle operasyonları yürütmeye çalışıyoruz. Terörle, teröristle mücadeleyi bu şartlarda sürdürüyoruz. Devlet ve millet meselesi olarak görüyoruz. Birliğimiz, beraberliğimiz ve bütünlüğümüz için çalışıyoruz. Temel unsurlarından biri de savunma sanayidir. İhtiyacımız olan araç-gereç, silah, mühimmatı yerli ve milli imkanlarla üretmeye çalışıyoruz. Açıklık ve şeffaflığa önem veriyoruz.
FETÖ ile mücadelemizde hiçbir yavaşlama yok. Yeni bilgi, belge, delil çıktıkça operasyonlarımız devam ediyor. Diğer birimlerin ne yaptığına biz bakmayız. Geçici görevden uzaklaştırma kapsamında bin 937 kişi var. TSK'da toplam işlem yapılan sayısı 23 bin 324. Aklanıp göre dönen 416 kişi var. Hiçbir hainin bu şanlı üniformayı giymesine müsaade etmeyeceğiz.

LİBYA'YA KAYITSIZ KALAMAYIZ: Libya ile geçmişe dayalı tarihi-kültürel birlikteliğimiz var. Meselenin bir etki alanı, bir de ilgi alanı var. Libya burnumuzun dibinde; denizden sınırdaş ülke. Bizim buna kayıtsız kalmamız mümkün değil. Aramızda ekonomik ilişkiler var. BM'yi ve BM tarafından tanınmış ulusal mutabakat hükümetini esas alıyoruz. Bu yüzden bu hükümetin yanında yer alıyoruz.  Bu nedenle, "Orada ne işiniz var" sözü havada kalıyor. Buna kayıtsız kalmamız söz konusu değil.
Libya ile 27 Kasım'da imzalanan Güvenlik Askeri Eğitim İşbirliği Muhtırası uyarınca sayısı değişen personelimiz danışmanlık yapıyorlar. Bizim bunun gibi 76-77 ülke ile anlaşmamız var. Bu anlaşmada, Libya'da savunma ve güvenlik işbirliği ofisinin kurulması da var.

Moskova'da Rusya ve Türkiye'nin süreci domine etmesine mızıldanmalar oldu. Hafter ekibi, hem ipi koparmak istemediler hem de süre kazanmak istediler. Herhalde 19'unda Berlin'de birşeyler sonuçlanacaktır. Yine de ateşkesin çöktüğünü söyleyemeyiz. Bu, çok erken olur. Çalışmalar devam ediyor.

ATEŞKES ZAMANI: Sayın Cumhurbaşkanımızın İstanbul'da Rusya Devlet Başkanı Putin'le yaptığı görüşmede hem İdlib'de hem de Libya'da artık ateşkesin zamanı geldi denildi. Pazartesi Moskova'ya gittik imzaladılar. Hafter'in, ateşkesin bittiğini ilan ettiğine ilişkin haberler çıktı. Sahada bunun karşılığı yok. Ruslar çalışma yapacaklarını söylediler. Onun sonucunu bekliyoruz. Çabamız, siyasi çözümle barışın gelmesi, akan kanın durmasıdır; hem Libya'da hem İdlib'de...
İdlib'den sınırımıza gelenlerin sayısı 600 bine ulaştı. Gerçekten onlara yardımcı olmaya, akan kanı durdurmaya çalışıyoruz. Ruslar'la konuşmak suretiyle güvenli bölge, güvenli köy, alan adına ne derseniz deyin kurup, kışı geçirdikten sonra görüşmeler sürer.

İdlib'de 12 gözlem noktamız var. Bizim oradan çekilmemiz asla söz konusu değil. Bu konuda arkadaşlara kesin talimatımız var. Ölürsem şehit, kalırsam gazi anlayışıyla hareket ediyoruz. Müzakere ya da pazarlık asla söz konusu değil.

UÇAKSAVAR ALABİLİRLER: Libya'da Eğitim İşbirliği timimiz var. Ulusal mutabakat hükümetini meşru ve bağımsız görüyoruz. Kendi paraları var; isterlerse uçaksavar alırlar. Karar kendilerine ait. Bizim açımızdan onlara eğitim ve yol gösterme var. Libya'da Rus Wagner'ler var. BAE, Mısır, Suudi Arabistan'ın gönderdikleri var. Hatta Fransa'nın olduğu söyleniyor. Onlarla karşı karşıya gelmek istemeyiz. Onlar da istemezler.

ÇATIŞMA ALANI OLMASIN: ABD ile İran arasında çatışma alanı olmasın diye çabalarımızı sürdürüyoruz. Irak'ta bir istikrar, barış-huzur ortamının olması bizim lehimize. PKK ve diğer terör gruplarıyla mücadele ediyoruz. Türk askerlerinin çıkmasına dair şu ana kadar kayıtlarda öyle bir şey yok. Biz de onların hukukuna saygı gösteriyoruz ve rencide etmemeye çalışıyoruz.

S-400'LER TAM YETENEK ÇALIŞACAK: Karar verildi, alındı, bitti. Eğitim süreci devam ediyor. Kurulum çalışmaları devam ediyor. Tam yetenek dediğimiz aktivasyon nisan-mayıs aylarında gerçekleşecek. İlkelerimize bağlıyız. Bugüne kadar ne dediysek planlandığı şekilde devam ediyor, edecek. NATO içindeki bütün sorumluluklarımızı yerine getiriyoruz. NATO'nun da bize karşı sorumlulukları var. AB hedeflerinden vazgeçmiş değiliz. Türkiye Cumhuriyeti egemen ve bağımsız bir devlet. Hatır-gönül için asil milletimizin hak ve menfaatlerini göz ardı edecek değiliz.

BARIŞ PINARI'NDA B-C PLANI: Bizim için YPG eşittir PKK. Bunun aksini söylemek, insan aklına aykırı. En sonunda müttefiklerimiz de aynı noktaya geldiler. 145 km uzunluk, 30 km derinlikte grup halinde olmasa da münferit sızmalar, bombalamalar var. Pınar bölgesinin doğu ve batısındaki terörist varlığını Rus muhataplarımıza iletiyoruz. Barış Pınarı Harekatı bölgesine 150 bin gönüllü döndü. Gallup araştırmasına göre varlığımıza destek yüzde 50'den fazla. Ruslarla 10 km derinlikte 23 ortak devriye yaptık. 295 km'nin tamamında A-B-C bölgelerinde devriyeler yaptık. Taşlama olaylarının teröristler tarafından kurgulanmış olduğu ortaya çıktı. Güneyde M-4 otoyolu bölgesinde Ruslarla 12 devriye yaptık; devam ediyor. Tacizler, tecavüzler devam ederse, ABD-Rus dostlarımızla görüşmelerimizden sonuç alınamazsa, B-C planımız var; onları devreye sokarız.

UZMAN ÇAVUŞLARIN TALEPLERİ: Bütün bakanlıklardan daha fazla çalışıyoruz bu konuda. Düz ve açık bir arazide kalırsanız L şeklinde sırt sırta vererek oturursunuz. İşte o arkanızdaki uzman çavuştur. Mevcut hukuk düzeninde maddi ve manevi ne yapmamız gerekiyorsa yaparız. Uzmanlarımızın unutulması mümkün değil; bu konuda herkes duyarlı.

RUSYA'DAN SAVAŞ UÇAĞI TEMİNİ: F-35'lerde 1.4 milyar dolar taksitimizi ödedik. Siz diyorsunuz ki bunu vermeyiz. Trump bile kızdı, "Nasıl vermezsiniz" dedi. Vermeyince başka yerden alırlar dedi. Siz bizi yok sayarsanız, çözüm odaklı bizim yanımızda olmazsanız, biz de başımızın çaresine bakarız. Bu nereye varır bilemem. Suriye'de Rus S-400'ler var. Hemen yanıbaşında F-35'ler uçuyor. Hiçbir şey olmuyor.

BEDELLİDE FİYAT MAKUL: 1927'den beri devam eden askerlik yasası vardı. Onu değiştirip bedelliyi sürekli hale getirdik. Terörle mücadele, Kıbrıs ve hudutlar; buralarda sıkıntı olabilir diye endişeler vardı. Buralarda ciddi bir sıkıntı yok. Şu anda eskisinden daha çok yükümlü var. İkinci 6 aya talep de artmaya başladı. Bizi ciddi rahatlatacak. Fiyat gayet makul ve eşitliğe uygun. 6 aylık asteğmen maaşı. Dengeyi bulmamız lazım. 7 Ocak-10 Şubat'ta başvurular başlıyor; sınav tarihi de 29 Mart.

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri

TANK PALETİ FABRİKASI: Kendi helikopterimizi yapıyoruz, İHA-SİHA, top yapıyoruz. Gemi tasarımı yapıp ihraç ediyoruz. Eğitim uçağı yapıyoruz. Bu arada tank da yapmak istiyoruz. Tanka ihtiyacımız var. Milli ve yerli olarak bunu Türkiye'de yapmak istiyoruz. Çalışmalarımız 2007-2008'de başladı. 2012-2015'te prototipe OTOKAR başladı. Bizim amacımız tank yapmak, ihtiyacı gidermek. Ben bu tartışmalarda yer almak istemiyorum. Yabancısı yerlisi yok. Kontrol bizde. F-16 yüzde 100 Amerikan, Leopard tankı yüzde 100 Alman. Ne yapacağız? Tankta yönetim Türk, kontrol Türk, sermaye Katarlılar, gelmiş girmişler. Mülkiyet tamamen MSB'de; fabrikanın gittiği filan yok. Kendi özgün muharip tankımızı ülkemize kazandırmamız lazım. Fırtına obüsleri yaptık, son kullanıcı belgesini vermiyor; satamıyoruz.
Hayat, pastel kalemle çizilmiyor arkadaşlar. BMC battı, başka bir firma onu aldı. Parası olmadığı için Katarlıları ortak aldı. Katar'ın ne kötülüğünü gördünüz. Adamlar yatırım yaptı. Sermayenin rengi olmaz demedik mi?

HAZIR OL CENGE: İran'ın Irak'ta ABD üslerini vurması olayında, biz her şeyi fark ettik. Tehditler var; bunun için S-400 alıyoruz. Hava savunma sistemine ihtiyacımız olduğu için alıyoruz. Bir ülkeyi kategorize etmemeye çalışıyoruz. Bizim derdimiz ülkemizi, milletimizi havadan, karadan, denizden gelecek tehditlere karşı korumaktır. "Hazır ol cenge, istersen sulh-u salah" demiş atalarımız...