Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Turcas Petrol CEO'su ve TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Batu Aksoy'un Arzu Maliki ile yaptığı söyleşinin satır başları şöyle;

Turcas Petrol olarak siz doğalgaz, akaryakıt ve yenilenebilir enerji kollarında varsınız; mevcut yatırımlarınız ne durumda ve önümüzdeki orta ve uzun vadede hedeflerinizi anlatabilir misiniz?

Batu Aksoy: 2018 zor bir yıl oldu, kur tarafında ciddi bir artış görüldü tabi bu da yatırım yapmış şirketlerin bilançolarında taşıdıkları uzun vadeli döviz borçlarından dolayı şirket bilançolarını negatif etkiledi. Operasyonel anlamda çok kötü bir yıl geçirmedik, akaryakıtta satış payında liderliğimizi koruduk. Madeni yağ sektöründeki liderliğimizi koruduk ve ihracat tarafında da 61 ülkeye ihracatta da lider olduk. Akaryakıt tarafında beklediğimiz karlar yok ama yatırımlarımıza devam edebiliyoruz.
Doğalgaz tarafında işlerimiz iyi gitmedi gitmiyor, yenilenebilir enerji tarafında ise iyi gidiyor burada YEKDEM yani otomatik bir hedge olması iyi oldu ve bizim jeotermal yatırımlarımız da meyvelerini vermeye başladı, ilk seneden kredilerini ödeyip bir miktarda nakit yaratmayı başardı.
Doğalgaz tarafında ise sıkıntılar var; ülkedeki büyümenin istediğimiz gibi olmaması özellikle sanayideki enerji tüketimini limitliyor, enerji fiyatlarını aşağıda tutuyor ve bu da yatırımcıları zorlar hale geldi. Şu anda bırakın ana paraları ödemeyi, bu tip yatırım yapan firmaların faizlerini bile çıkarmakta zorlukları var.
Böyle milli servet olan yatırımların yüzde 45-50 seviyesinde değil, 80-90 kapasitede çalışıyor olması lazım.
Bizim ilk amacımız bilançomuzu kuvvetlendirmek olacak, aslında hepimizin borçluluk oranımızı özsermayemize göre düşürmemiz gerekiyor yani öz sermaye yeterliliğimizi artırmamız gerekiyor. Özel sektörün kredilerini uzun vadeye yayaraktan altından kalkabilecek şekilde yatırım yapması gerekiyor
İkinci olarak, jeotermali çok sevdik ve burada yatırım yapmayı hedefliyoruz. Burada da Enerji Bakanlığından 2020 sonrası YEKDEM'in devamını bekliyoruz. Şu anda Aydın'da 18 megawatt'lık bir tesisimiz var, bunu da büyüteceğiz.
Üçüncü olarak enerji teknolojilerine bakıyoruz ve değerlendirmek istiyoruz.
Dördüncü olarakta enerjide biriktirdiğimiz sermayeyi bölge ülkelerde yani Orta Asya, Kuzey Afrika ve Hazar Bölge'sinde enerji projelerini gerçekleştirmek. Yenilenebilir enerji olabilir veya doğalgaz santralleri de olabilir.

Akaryakıtta fiyatlar nasıl olur malum kurların seviyesi nerelere geldi ve bunun şirketlere maliyeti nasıl oluyor?

Batu Aksoy: Şimdi Brent Petrol son dönemde yüzde 38 civarında arttı; kurlarda da yüzde 16 seviyesinde bir değerlenme oldu. Artık Dolar'da stabilizasyon kritik hale geldi, bizim kuru tutabiliyor olmamız lazım, bununla ilgili yapısal reformları yapıyor olmamız lazım ve en nihayetinde enflasyonu düşürüyor olmamız lazım.
Benim Enerji Bakanlı'ğına bir önerim var: dağıtım şirketlerinin 20 günlük Ulusal Stok zorunluluğu var yani bir günlük yaptığımız satışın 20 katını depolarımızda tutmak zorundayız. Fakat bu 20 günü fazla buluyoruz biz, şu anda kurun gittiği yer ve vatandaşın üzerindeki yükler bu rakamın illa 20 günde tutmak zorundamıyız sorusunu sordurtuyor. Biz bunun 10 güne indirilmesini istiyoruz.

Enerji sektöründeki borç ve finansman sıkıntısına değinmek istiyorum, buna önlem olarak da açıklanan bir Enerji Fonu var, böyle bir Fonun devreye girmesi sektöre nasıl yansır?

Batu Aksoy: Enerjide özel sektör 100 milyar doların üzerinde yatırım yaptı. Fakat son birkaç senedeki düşüş büyüme, likidite bolluğunun ortadan kalkması, finansman maliyetlerinin artması ve talebin de düşmesiyle birlikte o yatırımların bir kısmının kendini geri döndüremez hale getirdiğini görüyoruz. Ve kur da bu konuda bize destek olmuyor çünkü bu yatırımlar uzun vadeli ve dövizle yapılıyor. Şu anda elektrik üretim sektörünün 47 milyar dolarlık borcu bankacılık sektörünün üzerinde, bunun yaklaşık 13 milyar dolarının sorunlu krediler olduğu konuşuluyor. Yani bu bir enerji sektörü problemi olmaktan çıkıyor ve bir finans sektörü problemi olmaya doğru gidiyor. "Enerji Girişim Sermaye Fonu" faydalı olur fakat kısa vadeli bir çözüm olur; bizim asıl uzun vadeli çözümlere odaklanmamız gerekiyor. Uzun vadeli çözümler ise verimlilikten geçiyor ve sübvansiyonun her türlüsünü ortadan kaldırmaktan geçiyor. Piyasanın tam liberalizasyonundan geçiyor.
Botaş'ın da artık ticaret faaliyetlerinin iletim faaliyetlerinden ayrışması gerekiyor. Botaş'ın da belki bir elektrik iletim şirketiyle birleştirilip Türkiye Enerji İletim A.Ş kurulması gerekiyor. Yani iletim ve ticaretin birbirinden ayrılması gerekiyor.