Billur Kalkavan kanserli hastalara umut ışığı olacak
Kanserle mücadele eden ve kemoterapi sırasında vücudunda türeyen bir mantar sebebiyle 15 Ekim'de vefat eden Billur Kalkavan'ın sakladığı çocukluk giysileri, sevgilisi Buğra Bahadırlı tarafından bağışlandı. Bahadırlı, "Dünyanın en muhteşem kadınıydı. Hayır işleri için diğer eşyalarını da bağışlayabilirim" açıklamasını yaptı
Billur Kalkavan, 15 Ekim'de akciğer kanseri tedavisi gördüğü hastanede hayatını kaybetmişti. Kalkavan’ın sakladığı çocukluk giysileri, sevgilisi Buğra Bahadırlı tarafından Türk Kanser Derneği’nin çalışmalarına dikkat çekmek amacıyla düzenlenen 'Ünlü Objeler Sergisi’ne bağışlandı.
"DİĞER EŞYALARINI DA BAĞIŞLAYABİLİRİM"
Konuyla alakalı konuşan Bahadırlı, "Billur sağlığında, 'Bunları da çerçevelettirdim ama ne işime yarayacak bilmiyorum' demişti. Demek ki bu işe yarayacakmış..." ifadelerini kullandı.
Ayrıca Habertürk'e açıklama yapan Buğra Bahadırlı, "Dünyanın en muhteşem kadınıydı. Hayır işleri için diğer eşyalarını da bağışlayabilirim" şeklinde de konuştu.
"SONUNA KADAR MÜCADELE ETMENİZ GEREKİYOR"
"TÜMÖRLERDE GERİLEMELER OLUYORDU"
Kalkavan'ın kanser mücadelesini anlatan Bahadırlı, "Çok ilginçtir ki, tetkiklerinden iki gün sonra karaciğer tümörü ilerlemeye başladı, hayatımıza kırmızı reçeteli ilaçlar girdi. O zaman kanserle uğraşan birinin nasıl sıkıntılar çektiğini, nasıl uykusuz geceler yaşadığını anlamaya başladım. Biz doğru tedaviyle, bu süreçleri çoğunlukla durdurmuştuk. Sonraki süreçte bu sürece sürüklenen zamana kadar, iki üç haftaya kadar çok iyi bir yol aldık. Doktor, 'Sana son tetkikimi yapıp resmi açıklamayı yapacağım' demişti. Tümörlerde gerilemeler oluyordu, enerjisi çok iyiydi. Bacakları, kolları tekrar çalışmaya, ağırlık kaldırmaya, yürüyüşlerine başlamıştı" şeklinde konuşmuştu.
"KALBİ DAYANAMADI"
Son süreçte yaşananları aktaran Buğra Bahadırlı, "Sonrasında bir enfeksiyon süreci başladı, kemoterapi portu kullanıyorduk. Hastaneler enfeksiyonlar açısından riskli, güçlü bakteriler ve mantarlar oluyor. Buraya, porta bir mantar yerleşmiş. Mantarın tedavisi de uzun bir süreç. Ağır bir enfeksiyon süreci yaşadı, doktorlar önlemi alarak çok kuvvetli ilaçlarla müdahale etmiş ama dirençli bir mantar olduğu için tedavi işe yaramamış. İki haftalık bir enfeksiyon sürecine girdi. Vücudu çok dirençliydi, görmeliydiniz. Fakat sonunda dayanamadı. Yoğun bakıma aldık ve kalbi dayanamadı" ifadelerini kullanmıştı.
"BEN ÖLÜRSEM O ÇOK YALNIZ KALIR"
Konuşması esnasında gözyaşlarına hakim olamayan Bahadırlı, "Dün Seren Serengil'le konuştum. Kendi aralarında da konuşuyorlar süreci. En son Billur 'Eve dönmem lazım, Buğra'yı bırakmamam lazım çünkü ben ölürsem o çok yalnız kalır' demiş. Çok haklı... Acıyan yer orası, acıtan da kendi kişiliğim. Onun tarafında bir sıkıntı olduğunu düşünmüyorum. Bir laf vardır, 'Ölüm hayatı bitirir, ilişkiyi değil...' Devam edecek mutlaka" diye konuşmuştu.
"HASTALIĞI ATLATIYORUM" DEMİŞTİ
Ünlü oyuncu ise geçtiğimiz ağustos ayında şu ifadeleri kullanmıştı:
Merhabalar, şimdi benim sağlığımı merak edenler için söyleyeyim; çok iyiyim, her gün daha iyiye gidiyorum. Sonuçlar da güzel çıkıyor. Merak edecek hiçbir şey yok, iyileşiyorum. Kafamdan saç bile çıkıyor da ben kendim kazıtıyorum daha güzel olmadığı için henüz. Yani atlatıyorum ben bu meseleyi... Onun için merakta kalmayın. İkincisi; bu ayki Billur TV çekimlerimiz biraz gecikecek. Maalesef çünkü benim biraz daha hastanede kalmam gerekiyor. Onun için beni affedin. Ayın 3'ü gibi çekeceğiz. Yani en yakın zamanda yayında olacağız. Sizleri çok seviyorum, güzel enerjilerinizi almaya devam ediyorum. Yolladığınız her güzel enerji, hücrelerimi iyileştiriyor. Çok çok teşekkürler.