HABERTURK.COM

Habertürk'ten Ferdi Durdu'nun haberine göre, CHP Malatya İl Teşkilatı'nda basın toplantısı düzenleyen Ağbaba, gündeme ilişkin konularla ilgili açıklamalarda bulundu.

31 Mart'ta gerçekleştirilen yerel seçimlerde İstanbul'daki seçim sonuçlarına değinen Ağbaba, "İstanbul'da bir seçim yapıldı. Sandıkta çıkan sonucu kabul etmek istemeyen siyasi iktidar, çeşitli ayak oyunlarıyla masa başında seçimi kazanmaya çalıştı. Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri, genel başkanımızın görevlendirmesiyle 18 gün boyunca bir demokrasi nöbeti tuttular. Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri, her türlü makamlarını, mevkilerini ve rütbelerini bir kenara bırakarak sabahlara kadar sandıkların başında bekledi. Düşünün ki bir seçim gerçekleştiriliyor. Seçimin sonuçları açıklanıyor, o gece büyük kepazelik yaşanıyor. Veri akışları durduruluyor. Bizim hem İstanbul örgütümüz hem de il başkanımızın ellerinde tüm sonuçlar hazır olduğu için değiştirme şansları olmadı. Bu seçimde her türlü rezilliği, kepazeliği yaşadık. Oy sandığa atılıyor, çıkan sonuç kabul edilmiyor. Dünyanın hiçbir ülkesinde yok. Bu olumsuz yanları, olumlu yanları da Cumhuriyet Halk Partisi'nin sandığa namusu gibi sahip çıkmasıdır. Maalesef İstanbul'da hala bazı oyunlar oynanmaya çalışılıyor. Biz bu seçimin sonuçlarını okumaya çalışıyoruz, okuyoruz. Hem Malatya hem de Türkiye açısından bir değerlendirme yapıyoruz. Herkesi sandığa saygı duymaya çağırıyoruz. Bu seçimler ayrıca, dünyada Türkiye'nin itibarını yükselten seçimler olmuştur. Dünya, Türkiye'de milyonlarca insanın en az yüzde 50'den fazla insanın parlamenter demokrasiyi savunduğunu görmüştür" değerlendirmesinde bulundu.

Ağbaba, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Ankara'nın Çubuk ilçesinde şehit Yener Kırıkçı'nın cenazesinde uğradığı saldırıyla ilgili şunları söyledi:

"Genel başkanımıza katılmış olduğu bir cenazede bir linç ve öldürme girişiminde bulunuldu. Bu kelimeleri seçerek söylüyorum; genel başkanımız linç ve öldürme girişimiyle karşı karşıya geldi. İçini kin ve nefretle doldurmuş bazı teröristler, barbarlar, alçaklar genel başkanımız ve milletvekillerimizi linç etmeye çalıştılar. Nefret maalesef siyasetten geliyor. Nefret maalesef AKP'nin medyasından, havuz medyasından geliyor. İnek hırsızı bir alçak genel başkana yumruk atıyor en az onun kadar alçaklarda elini öpüp, resim çektiriyorlar. O anlayış, genel başkanımıza Artvin'de kurşun sıkan anlayışla aynıdır. Utanmadan, sıkılmadan elini öpüp, resim çektiriyorlar. Yumruk atıyor, öldürme girişiminde bulunuyor ve serbest kalıyor. 'Yakın bu evi' diyor, elinde taşlarla arabaya saldırıyor, serbest bırakılıyor. Hukuk ve yargının geldiği nokta bu. Bir İçişleri Bakanı var Süleyman Soylu. İçişleri Bakanı iç güvenlikten sorumlu ama Türkiye'nin en büyük iç güvenlik problemidir. Nefret ve kaostan beslenen bir dil var ve Süleyman Soylu hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Genel başkanımıza saldırının da sorumlusudur. 'Şehit cenazelerine CHP'lileri almayacağız' diyen anlayıştır. O bizim İçişleri Bakanımız değildir. Sen bu ittifaka 'illet, zillet, çukur, terör' dersen olacağı bu. Biz, 31 Mart'a kadar kullandığımız dili kullanmaya devam edeceğiz. O dil neydi; barış, hoşgörü ve kardeşlikti. O dilden asla vazgeçmeyeceğiz. Seçimden önce 'beka' diyorlardı. En büyük beka, insanların cenazelerinde bir araya gelememesidir. Cenaze namazında aynı safta duramamasıdır. En büyük beka problemi, şehit cenazesinde insanların birbirlerine farklı gözle bakmasıdır. Biz, şehit cenazesinde bir araya gelemiyorsak, toplum olarak nerede bir araya geleceğiz? Herkesin daha dikkatli olması lazım. Tayyip Erdoğan'a sosyal medyada hakaret etti diye 14 yaşında çocuk cezaevinde, Kemal Kılıçdaroğlu'na yumruk atan alçaklar dışarıda. Sosyal medyada 'beğen' butonuna bastığı için, Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret eden içeride, 'Kemal Kılıçdaroğlu'nu yakın' diyen alçaklar dışarıda."

Ağbaba, Türkiye'yi sarsan cinsel istismar olaylarıyla ilgili, "İstanbul'da 5 yaşında bir çocuk cinsel istismara uğradı. Malatya'da da bir çocuk cinsel istismara uğradı. Bu canilere ve caniliği yapanlara lanet olsun. Artık çocuk istismarını engelleyici tedbirler almak için kaybedilecek bir dakikamız bile yok. Çocuk istismarıyla mücadele etmek, hangi partiden olursa olsun bütün siyasilerin asli görevi ve kaçınılmaz sorumluluğudur. Öncelikli olarak bu olayların açıklığa kavuşturulması için Cumhuriyet Halk Partisi olarak bir komisyon kurduk. Ayrıca ben, meclise çocuk istismarıyla ilgili bir araştırma komisyonu kurulması için teklif verdim. Daha önce AKP oylarıyla bu reddedilmişti. Derhal, acil olarak, zaman geçirmeden Salı günü çocuk istismarıyla ilgili bir araştırma komisyonu mutlaka kurulmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.

Çocuk istismarına karşı bazı rakamları da basın mensuplarıyla paylaşan Ağbaba, "İnsan Hakları Derneği'nin (İHD) rakamlarına göre, 16 yılda 18 yaşın altında 440 bin çocuk doğum yapmıştır. Cinsel suçların yüzde 46'sının çocuklara karşı işlendiği, çocuğun cinsel istismarında Türkiye'nin dünya listesinde 3. sırada olduğunu görüyoruz. Suç sayısı 134 bin 960 rakamına ulaşmış. 2019 yılında 689 çocuk istismara uğramış. 2019 Ocak-Şubat ve Mart ayında  0-12 Yaş aralığında 129 çocuk, 12-15 Aralığında 287 çocuk, 15-18 yaş aralığında 273 çocuk cinsel istismar mağduru olmuş, vakalar mahkemeye yansımıştır" dedi.

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri